YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/5859
KARAR NO : 2007/9249
KARAR TARİHİ : 28.06.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı Hazine, 14.04.2006 tarihli dava dilekçesiyle … Köyü (Mahallesi) 8303 ada 10 sayılı parselin 1947 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastro sınırları içerisindeyken, 1988 yılında yapılan ve kesinleşen 3302 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması sonucu Hazine adına orman sınırları dışına çıkartıldığını, taşınmazın kesinleşen orman sınırları içinde olduğu göz önünde bulundurulmadan 1970 yılında yapılan genel kadastro sırasında … adına tesbit edilip, hükmen … mirasçıları … ve arkadaşları adına tesciline ilişkin Kadastro Mahkemesi kararıyla tapuya tescil edilen 131 sayılı kadastro parselinin ifrazıyla dava konusu parselin payları oranında … ve Hazine adına tapu kaydı oluşturulduğunu, hukuki dayanaktan yoksun ve yolsuz tescil niteliğindeki davalı adına olan tapudaki payın iptali ile Hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemece davanın REDDİNE karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava kesinleşen orman kadastro sınırları içindeyken yine kesinleşen 2/B madde uygulaması sonucu Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazın tapu kaydının iptal ve tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 1946 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 7 numaralı orman kadastro komisyonuna bağlı 4 numaralı ekipçe yapılıp 24.03.1976 tarihinde, itirazların incelenmesiyle sonuçları 7 numaralı komisyonca 06.04.1983 tarihinde ilan edilerek dava tarihinden önce kesinleşen aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması (bu uygulama idare mahkemesince iptal edilmiştir.) ve 1988 yılında yapılıp, 15.06.1989 tarihinde ilan edilen ve dava tarihinden önce kesinleşen aplikasyon ve 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır.
Arsa niteliğinde ve 384 m2 yüzölçümünde, tapuda davalı adına kayıtlı olan çekişmeli imar parseli, arazi kadastrosunda kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … adına tesbit edilip, Vakıflar Yönetiminin açtığı davanın reddine ilişkin Tapulama Mahkemesinin 23.09.1980 gün ve 1980/369-395 sayılı kararının kesinleşmesiyle … mirasçıları adına tapuya tescil edilen 13350 m2 yüzölçümündeki 131 sayılı parselin 2981 Sayılı Yasa hükümlerine göre ifrazıyla oluşmuş, şuyulandırma nedeniyle 131 sayılı parselden gelen 118/384 payı … ve genel kadastroda 1947 yılı orman kadastro sınırları içinde kaldığı için tapulama dışı bırakılan ve ihdasen Hazine adına tescil edilen 26.050 m2 yüzölçümündeki 347sayılı parselden gelen 266/384 payı ise Hazine adına tapuya kayıt edilmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, çekişmeli … Köyü 8303 ada 10 sayılı parselin, 2981 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan imar uygulamasında aynı köy 13350 m2 yüzölçümündeki 131 numaralı parselden ifraz edildiği, Hazine payının, çekişmeli
imar parselinin bulunduğu yerden başka bir yerde bulunan ve 1947 orman kadastrosu sınırları içinde olduğu için tapulama dışı bırakılmışken ihdasen Hazine adına tescil edilen 347 sayılı parsele karşılık olarak verildiği, 131 sayılı kadastro parselinin yörede 1963 yılında yapılan genel kadastroda, vergi kaydı ile kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak … adına tesbit edildiği, açılan davalar sonunda hükmen … mirasçıları adına tescil edilip satış ve intikal yoluyla … ve arkadaşlarına geçtiği, daha sonra yörede yapılıp 1989 yılında ilan edilen 2/B madde uygulaması sonucu 131 parselin tümünün orman rejimi dışına çıkartılma işleminin kesinleşmesi nedeniyle bu konuda tapu kaydı üzerine 07.02.1995 tarihinde şerh verildiği, … 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1995/584 sayılı dosyasında taşınmazın 2/B sahası olması nedeniyle tapunun iptali ile tescil istemiyle Hazine tarafından parselin o tarihteki malikleri aleyhine açılan davanın 03.10.1996 gün ve 1995/584-684 sayılı kararla, “taşınmazın daha önce 1946 yılında yapılan tahdit içinde ise de, 1952 yılında makiye ayrılan saha içinde kalması nedeniyle” reddine karar verildiği ve bu kararın Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 17.06.1997 gün 6993-8193 sayılı kararıyla onanıp karar düzeltme istemi de reddedilerek 01.10.1997 tarihinde kesinleştiği, daha sonra 131 numaralı parselin tamamının imar uygulaması sonucu dava konusu parsel de içinde olmak üzere bir çok parsellere ayrıldığı, imar uygulaması sırasında daha önce 131 nolu parselin tapu kaydı üzerinde bulunan 2/B madde şerhinin aynen çekişmeli parsele de aktarılması nedeniyle Hazine tarafından yeni malik aleyhine aynı nedenle temyize konu tapu iptali ve tescili davasının açıldığı, somut olayda H.Y.U.Y.’nın 237 maddesinde yazılı kesin hüküm koşullarının oluştuğu, mahkemece de bu olgu göz önünde bulundurularak davanın reddine karar verildiği anlaşılmakla davacı Hazinenin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Yasanının değişik 113/j maddesine göre harç alınmasına yer olmadığına 28/06/2007 gününde oybirliği ile karar verildi.