Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2007/659 E. 2007/2366 K. 27.02.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/659
KARAR NO : 2007/2366
KARAR TARİHİ : 27.02.2007

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi müdahil davacı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Kadastro sırasında … Köyü 142 ada 112 ve 129 parsel sayılı sırasıyla 17609.54 m2 ve 9242.13 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, tarla niteliği ile belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle 112 parsel …, 129 parsel ise Nebi Taş adına tesbit edilmiştir. Davacı … …, taşınmazların kendisine ait olduğu, babasından miras kaldığı iddiasıyla dava açmış, yargılama sırasında 142 ada 129 parsele ilişkin davasından feragat etmiş, Orman Yönetimi ise taşınmazların orman olduğunu ileri sürerek tespitin iptali ile Hazine adına tescili yönünden 08.02.2006 günlü dilekçe ile davaya müdahil olmuştur. Mahkemece davacı … …’nın davasının kısmen kabulüne ve dava konusu 142 ada 112 parselin 14.11.2005 tarihli krokide (A)=6823.37 m2’lik bölümünün davacı … … adına tesciline, ayrıca; orman sayılan yerlerden olduğu anlaşıldığından, bu taşınmaza ilişkin kadastro tesbitinin iptali ile orman niteliği ile Hazine adına, (B)=10786.17 m2’lik bölümünün tesbit gibi … adına, 142 ada 129 parselin tesbit gibi Nebi Taş adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm müdahil davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parseller orman alanı dışında bırakılmıştır.
Yönetimin davaya müdahalesi 08.10.2005 günlü feragattan sonra olduğundan, 142 ada 129 parsel hakkındaki temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
Diğer parsele ilişkin tümyiz itirazlarına gelince;
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; karara dayanak alınan bilirkişi raporu, kadastro paftası ile memleket haritasının ölçeklerini eşitleyip aplike yapmadığından sadece nokta şeklinde dava konusu taşınmazı gösterdiğinden çekişmeli taşınmazın orman olup olmadığını ve hukuki durumunu belirlemeye yeterli ve kanaat verici olmayıp; bu rapora dayanılarak hüküm kurulamaz. Öte yandan, hükmün 2. bendinin (a) şıkkında davalı 142 ada 112 parsel sayılı taşınmazın (A) ile gösterilen bölümünün hem davacı adına tarla niteliğiyle, hem de orman olarak Hazine adına tesciline karar verilerek kendi içinde çelişki yaratılmış olup; bu hali ile hüküm infaza elverişli olmadığından bozma nedenidir.
Orman sınırlandırılması yapılmayan veya sınırlandırılmanın ilk olarak yapıldığı yerlerde, bir yerin orman niteliğinin ve hukuki durumunun 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasa hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir. 3116 Sayılı Yasa ile sadece devlet ormanları belirlenmiştir. 13.07.1945 tarihinde yürürlüğe giren 4785 Sayılı Yasanın 1. maddesi gereğince 2. maddesinde sayılan istisnalar dışında bütün ormanlar devletleştirilmiş, devletleştirilen ormanlardan bazıları sonradan yürürlüğe giren 5658 Sayılı Yasa ile iadeye tabi tutulmuştur. İadenin koşulları yasada gösterilmiştir.
-2-
2007/659-2007/2366

Mahkemece, eski tarihli memleket haritası, … fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman yüksek mühendisi ve bir … elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte … araziye de
uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan … kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; … yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; orman kadastrosu kesinleşmediğine göre, … ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulanacak kesinleşmemiş tahdit haritası ile irtibatlı, taşınmazın konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmeli; yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; dahili davacı … Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 27/02/2007 günü oybirliği ile karar verildi.