Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2007/6776 E. 2007/7116 K. 29.05.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/6776
KARAR NO : 2007/7116
KARAR TARİHİ : 29.05.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine ve davalı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Davacı Hazine, … Beldesi 407-408-410-821 ve 2565 parsel sayılı taşınmazların, yörede 13.04.1999 tarihinde ilan edilen ve kesinleşen 2/B uygulaması sınırları içinde kaldığını, davalı adına olan tapu kaydının iptali ile Hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemece; “davanın kısmen kabulüne, çekişmeli 410 parselin (A) ile işaretli 7431,52 m2’lik ve 2565 parselin (A) ile işaretli 600.17 m2’lik kısmı ile 407-408 ve 821 parsellerin tamamının Hazine adına tesciline, tapunun beyanlar hanesinde 2/B uygulaması ile orman sınırları dışına çıkarıldığının şerh verilmesine, kalan bölümler hakkındaki davanın reddine” karar verilmiş, hüküm davacı Hazine ve davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kesinleşen 2/B uygulaması sınırları içinde kalan tapu kaydının iptal ve tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 1942-1943 yıllarında 3116 Sayılı Yasaya göre yapılan ve kesinleşen orman kadastrosu ile 13.04.1990 tarihinde ilan edilerek kesinleşen aplikasyon ve 2/B uygulaması bulunmaktadır.
Mahkemece yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hükme yeterli değildir. Şöyle ki; hükme esas alınan orman ve harita mühendisi bilirkişileri ortak raporlarında çekişmeli parselin bir kısmının orman tahdit sınırları dışında kaldığını bildirmiş, ve orijinal orman tahdit hattı üzerinde basitçe yerini göstermişlerdir. Düzenlenen kroki ise, yalnızca çekişmeli parsel ve yakın çevresindeki bir-iki orman sınır hattını göstermekte olup komşu parsellerle birlikte geniş çevreye ait bir aplikasyon yapılmadığından denetleme yapmaya elverişli değildir. Taşınmazın memleket haritasındaki konumu da irdelenmişse de rapor içeriğindeki açıklamalar ile memleket haritasındaki konum gösterimi çelişkilidir.
Hazine, 3402 Sayılı Yasanın 12. maddesinin 3. bendinde yazılı 10 yıllık hak düşürücü süreye bağlı kalmadan taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında kalan yerlerden olduğu iddiası ile her zaman dava açabilir ve dava çekişmeli parsellerin tamamına yönelik olarak açılmıştır. Başka bir anlatımla; dava, yalnızca 2/B madde uygulaması ile orman sınırları dışına çıkarılan bölüm hakkında değildir. Çünkü, ilk orman tahdidi 1942 – 1943 yıllarında 3116 Sayılı Yasaya göre yapılmıştır ve bu yasaya göre sadece devlet ormanları belirlenmiş olup, 4785 Sayılı Yasanın yürürlüğe girdiği 13.07.1945 tarihinden önce yapılan sınırlandırmalar sonucu oluşan kesinleşmiş tahdit haritaları sınır dışında kalan taşınmazların orman niteliğini ve hukuki durumunu saptamakta yeterli değildir. Bu şekildeki taşınmazların orman olup olmadığının 4785 ve 5658 Sayılı Yasalara göre çözümlenmesi gerekir. 4785 Sayılı Yasanın 1. maddesi gereğince

2. maddesinde sayılan istisnalar dışında bütün ormanlar hiçbir işleme gerek olmaksızın devletleştirilmiştir. Devletleştirilmiş ormanların bazıları sonradan yürürlüğe giren 5658 Sayılı Yasa ile iadeye tabi tutulmuş ve iadenin koşulları yasada gösterilmiştir.
Mahkemece; öncelikle, “orman sınırlandırılması 4785 Sayılı Yasa hükümleri nazara alınmadan yapıldığından” memleket haritası, … fotoğrafları ve varsa amenejman planı ilgili yerlerden getirtilip; önceki bilirkişiler dışında bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi ve bir uzman harita mühendisinden oluşacak iki kişilik bilirkişi kurulu aracılığıyla mahallinde yeniden yapılacak inceleme ve keşifte yörede 1943 yılında 3116 Sayılı Yasaya göre yapılıp kesinleşmiş tahdit haritası ile 1990 yılında 3302 Sayılı Yasaya göre yapılan 2/B madde haritaları ve tapulama paftası ölçekleri denkleştirilerek sağlıklı bir biçimde zemine uygulanmalı, değişik açı ve uzaklıklarda olan en az 4 ya da 5 orman sınır noktasını gösterir biçimde çekişmeli taşınmazların ilk tahdit haritası ile aplikasyon ve 2/B madde haritasındaki konumu duraksamaya yer vermeyecek şekilde saptanmalı, eğer taşınmazların tamamının veya bir kısmının kesinleşen tahdit sınırları dışında kaldığı saptanırsa, dışarda kalan bölümleri yönünden bu kez, mahkemece, eski tarihli memleket haritası, … fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir mühendis ve bir … elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan … kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; … yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı; sonuçta kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kaldığı belirlenen yerler ile dışarıda kalan yerlerden memleket haritası, … fotoğrafı, amenajman planında ve bilirkişi raporunda orman sayılan yerler bulunursa bu kesimlerin orman; 2/B uygulama sınırları içinde kaldığı belirlenen yerlerin ise, bu niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin eksiz inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı Hazine ve davalı gerçek kişinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 29.05.2007 günü oybirliği ile karar verildi.