Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2007/6778 E. 2007/11187 K. 25.09.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/6778
KARAR NO : 2007/11187
KARAR TARİHİ : 25.09.2007

MAHKEMESİ : Silivri Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine ve davalılar tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Davacı Hazine, Büyükçavuşlu Beldesi 461 parsel sayılı taşınmazın tamamının öncesinin orman olduğunu, yörede 13.04.1999 tarihinde ilan edilen ve kesinleşen 2/B uygulaması sınırları içinde kaldığını, davalı adına olan tapu kaydının iptali ile Hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemece “davanın kabulüne, çekişmeli parselin 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi ile orman sınırları dışına çıkarıldığından davalı adına olan tapusunun iptali ile Hazine adına tesciline, tapunun beyanlar hanesinde 2/B uygulaması ile orman sınırları dışına çıkarıldığının şerh verilmesine, davanın açılmasına davalı sebep olmadığından ve dava konusu taşınmaz orman tahdit sınırı içine alındıktan sonra davalının tapusu oluştuğundan davacı lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, aynı nedenle yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına” karar verilmiş, hüküm davacı Hazine ve davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, parselin tamamının öncesinin orman olduğu, kesinleşen 2/B uygulaması sınırları içinde kaldığı iddiası ile açılan tapu kaydının iptal ve tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 3116 Sayılı Yasaya göre 21.05.1948 yılında yapılan ve kesinleşen orman kadastrosu ile 13.04.1999 tarihide ilan edilerek kesinleşen aplikasyon ve 2/B uygulaması bulunmaktadır.
Dosyanın incelenmesinde davalı gerçek kişilere dava dilekçesi ve duruşma gününün usulünce tebliğ edilmediği; bu belgelerin yanlış adreslere çıkartıldığı, dolayısıyla davalıların davadan haberdar olmadıkları anlaşılmaktadır. Mahkemece, H.Y.U.Y’nın 73. maddesine aykırı olarak tarafların sav ve savunmaları alınmaksızın, yasal hakları kısıtlanmak suretiyle hüküm kurulmuştur. Değinilen yön gözetilmeksizin kurulan hüküm usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı Hazine ve davalı gerçek kişilerin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer yönlerin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıran gerçek kişilere iadesine 25/09/2007 günü oybirliği ile karar verildi.