Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2007/6900 E. 2007/8732 K. 21.06.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/6900
KARAR NO : 2007/8732
KARAR TARİHİ : 21.06.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki zilyetliğin tesbiti davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar vekili; … Köyü … Mevkiinde bulunan 208.900 m2 yüzölçümündeki taşınmazı müvekkillerinin miras bırakanı olan …’un, … İcra Müdürlüğünden icra yoluyla satın aldığı, o tarihten buyana taşınmazı kullandıkları ancak … Asliye Hukuk Mahkemesinin 1973-287-1979/676 sayılı karar ile tapu kaydının iptal edilerek taşınmazın orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescil edildiği, daha sonra orman kadastro komisyonunca 1989 yılında yapılan orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması sırasında 2122 ila 2133 OTS ile çevrilerek XX1X poligon numarası ile Hazine adına orman rejimi dışına çıkarıldığı, ancak 2/B alanlarında yapılan kullanım kadastrosu sırasında taşınmazı tapu yolu ile satın alanlar yerine taşınmazı haksız olarak işgal eden kişilerin zilyet olarak adlarının yazıldığı, taşınmazı tapu kaydı ile satın alan müvekkillerinin 208.900 m2 yüzölçümündeki taşınmazda zilyet olduğunun tespitine karar verilmesi istemiyle dava açmıştır. Taşınmaz başında yapılan keşif sonucu çekişme konusu taşınmazların; 1976 -1977 yıllarında yapılan genel arazi kadastro çalışmaları sırasında kadastro dışı bırakıldıkları, 1999 yılında yapılan kullanım kadastrosu sırasında 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi uyarınca Hazine adına tespit ve tescil edilen 2641 ila 2653 parseller olduğu belirlenmiştir. 2641 ve 2647 parsellerin …, 2642 parselin …, 2643 ve 2645 parsellerin …, 2646 parselin …, 2648 parselin …, 2649 parselin …, 2653 parselin …’ın zilyetliğinde olduğu kütüğün beyanlar hanesine yazılmıştır. …, …, …, …, … oğlu … ve … oğlu … ve …; çekişme konusu taşınmazlarda kendilerinin zilyet olduğu iddiası ile davaya katılmışlardır. Davacılar, Hazine ve Orman Yönetimini taraf göstererek 16.08.1991 tarihinde, orman kadastrosu ve 2/B madde uygulamasının iptali istemiyle dava açmışlar, … Kadastro Mahkemesinin 1991/889-1993/35 sayılı ilamı ile davanın reddine karar verilmiş ve temyiz edilmeksizin 26.04.1993 tarihinde kesinleşmiştir. … Orman Müdürlüğünce 16.3.2004 tarihli yazı ile, çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 2924 Sayılı Yasa uyarınca hak sahipliği tespiti yapılmadığı bildirilmiştir. Mahkemece; çekişme konusu taşınmazlarda davacıların hiç zilyet olmadıkları, katılan davacıların zilyet oldukları, davacıların tutundukları tapu kaydının …. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1973-287 – 1979/676 sayılı kararı ile iptal edildiği, 2/B uygulamasına yönelik itirazlarının da reddedilerek kesinleştiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, zilyetliğin tespiti istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yörede 20.02.1991 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 3302 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması, 1976-1977 yıllarında genel arazi kadastrosu, 1999 yılında 2/B alanlarında yapılan kullanım kadastrosu vardır.
07.10.1983 gün ve 2924 Sayılı Yasanın 11/1. maddesinde “6831 Sayılı Yasanın 2. maddesi gereğince orman sınırları dışına çıkartılan yerler çıkarıldıkları tarihteki fiili durumlarına göre ifraz edilerek, bu yerleri kullanan kişilere … Bakanlığınca satılır”.
Yine aynı maddenin 30.10.1995 gün ve 4127 Sayılı Yasa ile değişik üçüncü fıkrası “kadastro çalışmaları sırasında, fiili kullanım durumuna göre sınırlaması ve Hazine adına tespit yapılacak bu yerler (orman rejimi dışına çıkartılan yerler) üzerindeki muhdesat ile tasarruf edenlerin isimleri, kadastro tutanağının beyanlar hanesinde gösterilir. Kadastro çalışmaları sonucunda belirlenen kişilerin, bu maddenin dördüncü fıkrasına göre gerçek hak sahibi olup olmadıkları hususu, ayrıca Orman Bakanlığınca tespit edilir.”
Aynı maddenin 4127 Sayılı Yasa ile değişik dördüncü fıkrası ise; “yararlanacak kişilerin hak sahibi olabilmesi için;
a) Orman köyü nüfusuna kayıtlı olması ve 4127 Sayılı Yasanın yürürlüğe girdiği tarihten geriye yönelik en az 5 yıl müddetle o yerde ikamet etmesi gerekir.
b) Aynı maddenin değişik altıncı fıkrasında da; “o köyde ikamet etmese bile 31.12.1981 tarihinden itibaren orman köyü nüfusuna kayıtlı olan kişinin de hak sahibi olacağı” öngörülmüştür.
Bu yasal düzenlemeler karşısında somut olaya bakıldığında;
Dosya içinde bulunan vekaletname örneklerinden davacıların ve miras bırakanlarının, taşınmazın bulunduğu köy nüfusuna kayıtlı olmadıkları anlaşılmaktadır. 2924 Sayılı Yasanın 11/4. maddesi açıkça “hak sahibi olabilecek kişinin orman köyü nüfusuna kayıtlı olmasını” emretmiştir. Diğer koşullar oluşsa bile bu koşul bulunmadığından şerhin iptali konusundaki dava ret edilecektir.Kaldı ki çekişmeli taşınmazların bulunduğu köyün orman içi köy olup olmadığı yönünde dosyada bilgi ve belge bulunmamaktadır. Yine 2924 Sayılı Yasanın 11/4. maddesine göre; “yararlanacak kişilerin hak sahibi olabilmesi için bu (30.10.1995 gün 4127 sayılı) yasanın yürürlüğe girdiği tarihten itibaren geriye yönelik en az 5 yıl müddette o yerde ikamet etmiş bulunmaları gerekir.”. Bu maddede yazılı koşul da davacılar yönünden oluşmamıştır.
2924 Sayılı Yasanın 11/3. maddesindeki “kadastro çalışmaları sonucunda belirlenen kişilerin, bu maddenin dördüncü fıkrasına göre gerçek hak sahibi olup olmadıkları hususu, ayrıca Orman Bakanlığınca tespit edilir”.Diğer taraftan çekişmeli taşınmazlarda davacılar hiç zilyet olmamışlardır. Açıklanan nedenlerle mahkemece verilen karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan temyiz itirazların reddi ile hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine 21/06/2007 gününde oybirliği ile karar verildi.