YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/7073
KARAR NO : 2007/9648
KARAR TARİHİ : 05.07.2007
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine ile diğer davalılardan … , …, … , … ve … … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında …-… Köyü … mevkii 102 ada 22 Parsel sayılı 7018.75 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tarla niteliğiyle, Aralık 2002 tarih 9 sıra numaralı tapu kaydı ile … devlet … ormanı niteliğiyle Hazine adına kayıtlıyken, 2/B madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve Davalı gerçek kişilerin kullanımında olduğundan söz edilerek Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacı … taşınmazın orman niteliğini yitirmediği, orman niteliğiyle Hazine adına tescili iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece gerçek kişiler aleyhine açılan davanın husumetten REDDİNE, Hazine aleyhine açılan davanın KABULÜNE, çekişmeli parselin tesbitinin iptaline ve orman niteliğiyle Hazine adına tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine ile davalılardan … , …, … , … ve … … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1948 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu vardır. Daha sonra 1979 yılında yapılıp itirazların incelenmesinden sonra 07.01.1982 tarihinde ilan edilerek 07.01.1983 tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması, 2002 yılında 3402 Sayılı Yasanın 4. madde hükümlerine göre yapılıp dava nedeniyle kesinleşmeyen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması mevcuttur..
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve kesinleşmiş orman kadastrosuna ve 2/B madde tutanak ve haritaların uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi ve … elemanı bilirkişinin, taşınmazın orman niteliğini yitirdiği ve orman kadastro komisyonunun 2/B işleminin yerinde olduğu yönündeki hukuki görüşü ile bağlı kalınmadan, aynı bilirkişilerin, çekişmeli parselin 1947 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastro sınırları içindeyken, 2002 yılında 3402 Sayılı Yasanın 4. madde hükmüne göre yapılan 2/B madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, üç yönden sınırlaması itirazsız kesinleşmiş, devlet ormanına sınır olduğu, kendi haline bırakıldığında ormana dönüşebileceği, üzerinde yer yer taşlık ve kayalıklar ile pırnal meşeleri ve … ağaçlarının bulunduğu 8-10 yıllık açma olduğu yönündeki teknik saptamaları değerlendirilip, 31.12.1981 tarihinden önce orman niteliğini yitirmediği, esasen 07.03.1979
tarihinde kesinleşen orman kadastrosu ve 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulamalarında orman olduğu saptanarak, orman sınırları içinde aplike edilmesinden sonra 31.12.1981 tarihine kadar doğal yollar ile orman niteliğini kaybetmesinin hayatın olağan akışına uymayacağı, insan eliyle orman niteliğinin yok edilmesinin, doğal yolla nitelik kaybı olarak değerlendirilemeyeceği gözetilerek, Hazine aleyhine açılan davanın kabulü yolunda karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına, taşınmaz kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içindeyken, kesinleşmeyen 6831 sayılı yasanın 2/B madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içindeki orman alanlarındaki zilyetliğin yasal olmadığı gibi suç teşkil ettiği, 2/B madde uygulaması da kesinleşmediğinden davalı gerçek kişinin hukuken korunacak zilyetliğinin bulunmadığı, bu nedenle taraf sıfatı bulunmadığı belirlenerek, gerçek kişi aleyhine açılan davanın husumetten reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden gerçek kişilere yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 05/07/2007 gününde oybirliği ile karar verildi.