YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/7098
KARAR NO : 2007/14870
KARAR TARİHİ : 21.11.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı Hazine, … KÖYÜ 2206 parsel sayılı taşınmazın tamamının öncesinin orman olduğunu, yörede 09.09.1991 tarihinde ilan edilen ve kesinleşen 2/B uygulaması sınırları içinde kaldığını ileri sürerek, davalı adına olan tapu kaydının iptali ile Hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemece, “davalılar … ve … … aleyhinde açılan davaların bu kişilerin dava tarihinden önce … olmaları nedeniyle reddine,diğer davalılara karşı açılan davanın kısmen kabulüne parselin (A) ile işaretli 60.37 m2’sinin davalılar murisi adına olan tapusu kaydının iptaliyle Hazine adına tesciline; parselin kalan bölümlerine yönelik davanın reddine” karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava; parselin tamamının öncesinin orman olduğu, kesinleşen 2/B uygulaması sınırları içinde kaldığı iddiası ile açılan tapu kaydının iptal ve tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 21.05.1948 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 3302 Sayılı Yasaya göre 09.09.1991 tarihinde ilan edilip kesinleşen aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır.
Dosya arasında bulunan bilgi ve belgelerden davalılar … ve … …’ ın dava tarihinden önce … oldukları anlaşılmaktadır. Açıklanan nedenle adı geçen kişilere karşı açılan davanın reddine karar verilmişse de kararın bu hali ile infazı olanaklı değildir. Öncesi orman olan ve 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince orman sınırları dışına çıkartılan taşınmaz bölümü hisseli olarak Hazine ve gerçek kişiler adına tescil edilemez. Mahkemece, … … ve … … mirasçıları arasında iştirak halinde mülkiyet hükümleri gereğince zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğu gözetilerek, ölü olduğu saptanan davalılara ait verasete esas olacak biçimde nüfus aile kayıt tablosu ya da veraset ilamları alındıktan sonra belirlenecek olan mirasçıları davaya dahil edilmeli; taraf oluşturulduktan sonra işin esası hakkında bir hüküm kurulmalıdır. Değinilen yön gözetilmeksizin kurulan hüküm usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer yönlerin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına 21/11/2007 günü oybirliği ile karar verildi.