YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/7208
KARAR NO : 2007/8779
KARAR TARİHİ : 25.06.2007
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali tescil ve elatmanın önlenmesi davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava konusu … Köyü 441 parsel sayılı 6200 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, davalı adına tapuda kayıtlıdır. Davacı …, taşınmazın kısmen kesinleşen orman tahdit sınırları içinde kaldığı iddiasıyla dava açmıştır. Hazine aynı iddia ile davaya müdahil olmuştur. Mahkemece davanın kabulüne ve dava konusu parselin (B)=677 m2 bölümünün orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline, davalının bu bölüme elatmasının önlenmesine (A)=5523 m2 bölümünün kayıt maliki üzerinde bırakılmasına karar verilmiş, hüküm davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava orman sınırları içinde kalan tapu kaydının iptali tescil ve elatmanın önlenmesi istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 3116 Sayılı Yasaya göre 1939 yılında yapılıp kesinleşen dış tahdide, 1953 yılında yapılıp kesinleşen iç tahdide ilişkin orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1981 yılında 1744 Sayılı Yasa hükümlerine göre 26.03.1982 tarihinde ilan edilip kesinleşen aplikasyon ve 2. madde uygulaması ile 1986 yılında 2896 Sayılı Yasanın yürürlüğü sırasında başlayan ve 3302 Sayılı Yasanın yürürlüğe girmesinden sonra devam eden ve 21.04.2003 tarihinde ilan edilerek dava tarihinde kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B uygulaması vardır.
Dosya kapsamından, çekişmeli taşınmazın bulunduğu … Köyünde 1939 yılında dış, 1953 yılında iç tahdidi yapılıp kesinleşen ormanlarda 27 Nolu Orman Kadastro Komisyonu tarafından kesinleşmiş orman sınırlarının aplikosyonu ve 2. madde uygulamaları, 1744 Sayılı Yasaya göre 14.08.1981 tarihinde bitirilmiş ve sonuçları 26.03.1982’de ilan edilmiş, tutanaklara itiraz edildiğinden çalışmaların itirazlı yerlerde kesinleşmediği, itirazların incelenmesi ve 2/B madde çalışması 2896 Sayılı Yasaya göre 1986 yılında yapılmış, ancak; sonuçlandırılıp ilan edilmemiş, sadece arşive edildiği, 3302 ve 3373 Sayılı Yasaların yürürlüğü sırasında düzenlenen 25.08.1999 tarihli işe başlama tutanağından anlaşılmaktadır. 3302 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan henüz sınırlaması yapılmamış ormanların kadastrosu ile evvelce sınırlaması yapılmış ormanlarda 2/B madde uygulaması 90 Nolu Orman Kadastro Komisyonunca yapılmış ve sonuçları 21.04.2003 tarihinde ilan edilmiştir. Ablikasyon ve 2/B madde çalışmalarının genel arazi kadastro paftaları üzerinde yapıldığı ve dava konusu taşınmazları ilgilendiren OTS noktasının bu uygulamada farklı yerlere konulduğu, bilirkişilerce bu farklı uygulamanın sebebinin araştırılmadığı uygulamalardan birine hangi nedenle değer verildiği raporda açıklanmamıştır.
O halde;
1) … Köyünde tahdit komisyonunun 3116 Sayılı Yasaya göre 1939 yılında yapılan ilk dış tahdide ilişkin, 1953 yılında yapılan iç tahdide ilişkin çalışma tutanakları ile haritasının ve Resmi Gazete ilanının getirtilmesi,
2) … Köyünde 26.09.1981 tarihli işe başlama tutanağından, 1744 Sayılı Yasa hükümlerine göre 27 numaralı komisoyana bağlı 2 numaralı ekip tarafından yapılan ablikasyon ve 2. madde çalışmalarının 26.03.1982 tarihinde ilana çıkartılıp hangi OTS noktalarına ve parsellere kimler tarafından imar edildiğinin ve kesinleştirilmediğinin Orman Yönetiminden sorulması, kesinleştirilmişse buna ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlandırma tutanakları ile askı ilan tutanağının ve haritasının getirtilmesi,
3) … Köyünde 27/07/1984 tarihli işe başlama tutanağı ile 2896 Sayılı Yasa hükümlerine göre orman kadastrosu ve 2/B madde uygulamasının 27 numaralı komisyonca yapıldığı anlaşıldığından, 2896 Sayılı Yasa hükümlerine göre 1984 yılında yapılan çalışmanın ilan edilip edilmediği sorularak ilan edilmişse bu çalışmaya ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme tutanakları ile askı ilan tutanağının ve haritasının Orman Yönetiminden getirtilmesi
4) … Köyünde 25.08.1989 tarihinde yapılan orman kadastrosuna ilişkin işe başlama tutanağı ile 90 numaralı orman kadastro komisyonunca 3302 ve 3373 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan orman kadastrosu ve 2/B madde uygulamasına ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlandırma tutanakları ile askı ilan tutanağının taşınmazın bulunduğu yerle ilgili okunaklı orjinal renkli tahdit harita örneklerinin Orman Yönetiminden getirtilmesi,
5) Bundan sonra; 1939 yılında yapılan orman kadastrosunda sadece Devlet Ormanları sınırlandırılmış, özel ve tüzel kişilere ait ormanlar sınırlama dışı bırakılmış, daha sonra 13/07/1945 tarihinde yürürlüğe giren 4785 Sayılı Yasa hükümlerine göre o tarihte var olan tüm ormanlar hiçbir bildirime gerek kalmaksızın devletleştirilmiş olduğundan 1939 yılı tahdit harita ve tutanaklarının uygulanması sonucunda çekişmeli taşınmazın orman olup olmadığı belirlemeyeceği, orman kadastrosunun ilk yapılış tarihine göre 1744 Sayılı Yasa döneminde 4785 Sayılı Yasa gereği 1939 tahdidinde dışarda kalmış ormanların orman sınırı içine alınma olanağı bulunduğu ve yine 2896 ve 3302 Sayılı Yasaların uygulanması sırasında herhangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış ormanların orman sınırları içine alınabileceği, bu çalışmalar sırasında, dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde orman sınırı içine alınma işlemi varsa bunun geçerli olacağı gözönünde bulundurularak,
Mahkemece, önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir uzman mühendis ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu … memurundan oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte 2 Eylül 1986 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 6831 Sayılı Orman Yasasına Göre Orman Kadastrosu ve Aynı Yasanın 2/B Maddesinin uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 54. maddesi uyarınca hazırlanan Orman Kadastrosu Teknik İzahnamesinin 49. maddesinde yazılı “orman sınır noktası ve hatların uygulanmasında tutanaklardan, orman kadastro haritasından, … fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden, nirengi, poligon, röper noktalarından yararlanılır. Sınırlama tutanakları ile orman kadastro haritaları arasında çekişme olduğunda ölçü değerleri ve tutanaktaki ifadeler arazinin durumuna göre incelenir, hangisi daha çok uyum gösteriyorsa ve gerçek duruma uygun ise o esas alınır.” hükmü ile 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin “Teknik İşler” başlıklı Dokuzuncu Bölümde yazılı esaslar gözönünde bulundurularak kesinleşen 1939 yılı orman kadastro sınırları ile daha sonraki yıllarda yapılan ve kesinleşen orman kadastro sınırları ayrı ayrı uygulanmalı, yerel bilirkişi beyanlarına başvurularak yerinde bulunmayan orman sınır noktaları, bulunanlardan hareketle tutanak ve haritalarda yazılı mevkii, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulama tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan … fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, anlatılan yöntemle bulunan ilk orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulaması ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeği çevrilerek, çekişmeli taşınmazın orman kadastrosu aplikasyon ve 2/B madde haritalarına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde, ayrı renkli kalemlerle gösterilip keşfi izleme olanağı sağlanmalı, aynı ya da yakın orman sınır hatlarında, dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilerek bilirkişilerden müşterek imzalı rapor ve kroki alınmalı, ilk orman kadastro harita ve tutanakları ile aplikasyon ve 2/B madde harita ve tutanaklarının uyumsuz olması halinde yukarıda yazılı Yönetmelikler ile Teknik İzahnamelerde yazılı tutanakların düzenlenmesine esas alınan … fotoğrafı ve memleket haritası ile desteklenen ve gerçek duruma uygun düşen tutanaklara değer verileceği düşünülerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Kabule göre de; dava, kısmen orman tahdit sınırları içinde kalan bölüme yönelik açıldığı ve mahkemece, dava bu bölümüde sınırlı olarak kabul edildiği ve davada reddedilen bölüm bulunmadığı halde, yargılama masraflarının red ve kabule göre paylaştırılmış olmasıda doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine 25/06/2007 günü oybirliği ile karar verildi.