YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/7490
KARAR NO : 2007/7522
KARAR TARİHİ : 07.06.2007
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü … mevkii 110 ada 10 parsel sayılı 4649.58 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, çalılık niteliğiyle Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacı …, çekişmeli taşınmazın dava dışı 110 ada 10 sayılı parselle bir bütün olarak kendisine ait olduğu, yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği koşullarının oluştuğu taşınmazın tesbitinini iptali ile adına tapuya tescilini istemiş, daha sonra Temmuz 1306 tarih ve 101 sıra numaralı tapu kaydına tutunmuştur. Mahkemece davanın kabulüne, çekişmeli parselin tesbitinin iptaline ve davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1949 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1979 yılında yapılıp dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması vardır.
Kesinleşmiş orman kadastro haritasının uygulanmasına dayalı araştırma inceleme ve keşif sonucu düzenlenen Orman Bilirkişisi ve ziraat uzmanı bilirkişi ve fen elemanı bilirkişi raporlarıyla, çekişmeli taşınmazın kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları dışında bırakıldığı, davacı tarafın tutunduğu tapu kaydı çekişmeli parseli kapsadığı gibi, davacı yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği koşullarının oluştuğunun belirlendiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmişse de, yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; hükme dayanak yapılan uzman bilirkişi raporuna eklenen kroki yetince orman sınır noktası içermediği için denetime olanak tanımadığı gibi, dayanılan tapu kaydının niçin revizyon görmediği sorulmamış, tapu kaydı uygulamasında yerel bilirkişi sözleri komşu parsel kayıtları ile denetlenmemiş, soyut yerel bilirkişi sözlerine itibar edilmiş, tapu kaydı kapsamı yöntemince saptanmamıştır. Orman Bilirkişisi ve Ziraat Uzmanı bilirkişi raporuyla çekişmeli parselin bir bölümünün meşe ağaçları ile kaplı olduğu, bu bölümün 30 yıl önce tarım alanı iken son yıllarda zilyet edilmediği, bir bölümünde ise taban suyu nedeniyle 8-10 yıldır ziraat yapılmadığı belirlendiği halde, bu bölümlerin tapu kaydı kapsamında kalıp kalmadığı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla edinilip edinilmeyeceği üzerinde durulmamıştır.
Bu nedenle; mahkemece, davacı tarafın tutunduğu tapu kaydı ilk tesisinden itibaren miktar ve cins değişikliklerini gösterir tüm tedavüllerinin evrakı müsbitesi ile birlikte Genel Müdürlükten ve Yerel Tapu Yönetiminden ayrı ayrı getirtilmeli, genel kadastroda revizyon görüp görmediği ve görmedi ise nedeni sorulmalı, çekişmeli parselin komşusu olan parsellerin dosyada bulunmayanlarının kadastro yoluyla kesinleşen tapu kayıtları, hükmen kesinleşmiş yada davalı ise ilgili dava dosyası getirtilmeli, daha sonra önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu fen memurundan oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte 2 Eylül 1986 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 6831 Sayılı Orman Yasasına Göre Orman Kadastrosu ve Aynı Yasanın 2/B Maddesinin uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 54. maddesi uyarınca hazırlanan Orman Kadastrosu Teknik İzahnamesinin 49. maddesinde yazılı “orman sınır noktası ve hatların uygulanmasında tutanaklardan, orman kadastro haritasından, hava fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden, nirengi, poligon, röper noktalarından yararlanılır. Sınırlama tutanakları ile orman kadastro haritaları arasında çekişme olduğunda ölçü değerleri ve tutanaktaki ifadeler arazinin durumuna göre incelenir, hangisi daha çok uyum gösteriyorsa ve gerçek duruma uygun ise o esas alınır.” hükmü ile 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin “Teknik İşler” başlıklı Dokuzuncu Bölümde yazılı esaslar göz önünde bulundurularak uygulama yapılmalı, yerel bilirkişi beyanlarına başvurularak yerinde bulunmayan orman sınır noktaları, bulunanlardan hareketle tutanak ve haritalarda yazılı mevkii, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulama tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 10-20 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, anlatılan yöntemle bulunan ilk orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulaması ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeği çevrilerek, çekişmeli taşınmazın orman kadastrosu aplikasyon ve 2/B madde haritalarına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde, ayrı renkli kalemlerle gösterilip keşfi izleme olanağı sağlanmalı, aynı ya da yakın orman sınır hatlarında, dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilerek bilirkişilerden müşterek imzalı rapor ve kroki alınmalı, ilk orman kadastro harita ve tutanakları ile aplikasyon ve 2/B madde harita ve tutanaklarının uyumsuz olması halinde yukarıda yazılı Yönetmelikler ile Teknik İzahnamelerde yazılı tutanakların düzenlenmesine esas alınan hava fotoğrafı ve memleket haritası ile desteklenen ve gerçek duruma uygun düşen tutanaklara değer verileceği düşünülmeli,
Yukarda tarif edilen yöntemle yapılacak araştırma sonunda çekişmeli taşınmazın kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları dışında kaldığı belirlendiği taktirde bu kez, Davacı tarafın tutunduğu tapu kaydı yeterince yaşlı yerel bilirkişiler vasıtasıyla yöntemince uygulanarak kapsamı belirlenmeli, sınırlarının sabit olup olmadığı, irdelenmeli, yerel bilirkişi sözleri komşu parsel kayıtları ile denetlenmeli, tapu kaydının değişebilir nitelikte sınır içermesi halinde, yüzölçümünün 3402 Sayılı Yasanın 20/C maddesi gereğince kapsamının yüzölçümüne değer verilerek saptanacağı gözetilerek, çekişmeli parselin tapu kaydı kapsamında kalıp kalmadığı tereddüte yer bırakmayacak şekilde belirlenmeli, tapu kaydı kapsamı dışında olduğu belirlendiğinde Yukarıda açıklanan yöntemle yapılacak araştırma sonucu, taşınmazların orman sayılan yerlerden olmadığı belirlendiği takdirde, bu kez, zilyetlik yolu ile kazanma koşullarının araştırılması gerekir. Bu cümleden olarak, yapılacak keşifte tarım uzman bilirkişi olarak ziraat mühendisine inceleme yaptırılıp, zilyetlikle kazanılabilecek kültür arazisi olup olmadığı belirlenip, bu yolda rapor alınmalı; çekişmeli taşınmazın taban suyu nedeniyle 8-10 yıldır zilyet edilmeyen kısmı ile meşeler ile kaplı olan bölümünün ne şekilde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine konu edilebileceği tartışılmalı, oluşacak çelişkiler giderilmelidir. Açıklanan hususular gözetilmeksizin eksik araştırma ve yetersiz inceleme ile hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 07/06/2007 günü oybirliği ile karar verildi.