YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/7501
KARAR NO : 2007/9669
KARAR TARİHİ : 05.07.2007
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, … Köyü 573 parsel sayılı 38100 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, K.Sani 295 tarih 30 ve 183, Şubat 1338 tarih 7, T:evvel 1930 tarih 18, Mart 1951 tarih 109 ve Haziran 1929 tarih 15613 numaralı tapu kayıtları ile, … …, … ve … adına tesbit edilmiştir. …, taşınmazın kesinleşen orman sınırları içinde kaldığı, … … ise taşınmazda payı olduğu gerekçesiyle Tapulama/Kadastro tesbitine itiraz etmişler, İtiraz tapulama komisyonunca yetkisizlik kararı verilerek Gezici Arazi Kadastro Mahkemesine gönderilmiştir. Mahkemece, taşınmazın K.Sani 1295 tarih 30 ve 183, Mayıs 1291 tarih 157 numaralı sicillerde … … adına tapulu olduğu, … …, … ve … paylarının senetle … …’a satıldığından söz edilerek, davaların reddine tesbitin iptaline ve taşınmazın 19/20 payının … …, 1/20 payının ise … adına tesciline ilişkin kararı … vekili tarafından temyiz edilmiş, temyiz giderleri ödenmediği için temyiz talebi red edilmiştir. Hüküm aslında davacı olduğu halde karar başlığında taraf olarak gösterilmeyen … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu … (…) Köyünde 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre 1940 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu, daha sonra 3302 Sayılı Yasa hükmüne göre 1992 yılında yapılıp 21.05.1993 – 21.11.1993 tarihleri arasında ilan edilen ve mecut dava nedeniyle kesinleşmeyen aplikasyon ve (2/B) uygulaması vardır.
Mahkemece, 1940 yılında yapılıp kesinleşmiş orman kadastro haritasının uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen Tapu … elemanı bilirkişi raporuyla çekişmeli parselin orman sınırları dışında olduğunun belirlendiği gerekçesiyle Orman Yönetiminin davasının reddine karar verilmişse de, … karar başlığında gösterilmediği, tapu … elemanı orman kadastro tutanak ve haritalarının uygulanmasında uzman olarak kabul edilemeyeceği gibi, çekişmeli taşınmazın 4785 Sayılı Yasa hükümlerine göre devletleştirilen yerlerden olup olmadığı yöntemince belirlenmemiştir.
Dosya içeriğinden, tahdidin 13.07.1945 tarihinden önce 1940 yılında yapılan sınırlandırmaya göre kesinleştiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, sınır dışında kalan taşınmazın orman olup olmadığı ve hukuki durumu 1940 yılında yapılıp kesinleşen tahdit haritasının uygulanmasıyla çözümlenemez. Zira, 3116 Sayılı Yasa sadece devlet ormanlarını belirlemiş olup, bu yasaya göre 13.07.1945 tarihinden önce yapılan sınırlandırmalar sonucu oluşup kesinleşen tahdit haritaları, sınır dışında kalan taşınmazların orman niteliğini ve hukuki durumunu saptamakta yetersiz kalır. Bu şekildeki taşınmazların orman olup olmadığının 4785 ve 5658 Sayılı Yasa hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir. 4785 Sayılı Yasanın 1. maddesi gereğince 2. maddesinde sayılan istisnalar dışında bütün ormanlar hiçbir işleme lüzum olmaksızın devletleştirilmiştir. Devletleştirilen ormanlardan bazıları sonradan yürürlüğe giren 5658 Sayılı Yasa ile iadeye tabi tutulmuştur. İadenin koşulları yasada gösterilmiştir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden sonra yapılan orman kadastrosu ve 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulamasına ilişkin işlemlerin, mevcut dava nedeniyle çekişmeli taşınmaz ve davanın tarafları yönünden kesinleştiği söylenemez.
Bu nedenle; mahkemece eski tarihli memleket haritası, … fotoğrafları ve varsa amenajman planı, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde yapılan tüm orman kadastro işlemleri ile 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulamasına ilişkin tüm tutanak ve haritaları ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek üç mühendis ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu … memurundan oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte 2 Eylül 1986 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 6831 Sayılı Orman Yasasına Göre Orman Kadastrosu ve Aynı Yasanın 2/B Maddesinin uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 54. maddesi uyarınca hazırlanan Orman Kadastrosu Teknik İzahnamesinin 49. maddesinde yazılı “orman sınır noktası ve hatların uygulanmasında tutanaklardan, orman kadastro haritasından, … fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden, nirengi, poligon, röper noktalarından yararlanılır. Sınırlama tutanakları ile orman kadastro haritaları arasında çekişme olduğunda ölçü değerleri ve tutanaktaki ifadeler arazinin durumuna göre incelenir, hangisi daha çok uyum gösteriyorsa ve gerçek duruma uygun ise o esas alınır.” hükmü ile 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin “Teknik İşler” başlıklı Dokuzuncu Bölümde yazılı esaslar göz önünde bulundurularak uygulama yapılmalı, yerel bilirkişi beyanlarına başvurularak yerinde bulunmayan orman sınır noktaları, bulunanlardan hareketle tutanak ve haritalarda yazılı mevkii, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulama tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan … fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, anlatılan yöntemle bulunan ilk orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulaması ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeği çevrilerek, çekişmeli taşınmazın orman kadastrosu aplikasyon ve 2/B madde haritalarına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde, ayrı renkli kalemlerle gösterilip keşfi izleme olanağı sağlanmalı, aynı ya da yakın orman sınır hatlarında, dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilerek bilirkişilerden müşterek imzalı rapor ve kroki alınmalı, ilk orman kadastro harita ve tutanakları ile aplikasyon ve 2/B madde harita ve tutanaklarının uyumsuz olması halinde yukarıda yazılı Yönetmelikler ile Teknik İzahnamelerde yazılı tutanakların düzenlenmesine esas alınan … fotoğrafı ve memleket haritası ile desteklenen ve gerçek duruma uygun düşen tutanaklara değer verileceği düşünülmeli;
Bilirkişi kurulu tarafından, taşınmazın tamamı yada bir bölümünün, 1940 yılında kesinleşen orman tahdit sınırları dışında kaldığı saptandığına taktirde; getirtilen memleket haritası, amenjman planı ve … fotoğrafları, yapılacak inceleme ve keşifte uygulanmak suretiyle; çekişmeli taşınmazın, bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyetlikle ormandan … kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45.maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı , öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; … ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulanacak orman kadastrosu ve 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi uygulamasına ilişkin haritalar ile irtibatlı, taşınmazın konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmeli, tesbitin dayanağı tapu kayıtları yöntemince uygulanarak, ormanda kalan mevkii sınırları itibariyle değişebilir nitelikte sınırlar içerdiği, 3402 Sayılı Yasanın 20/c maddesi gereğince kapsamının yüzölçümüne değer verilerek saptanacağı gözetilip, kayıt fazlasının nereden kaynaklandığı, kaydın yüzölçümü ile geçerli asıl kapsamı orman değilse kayıt fazlasının ormandan açılıp açılmadığı hususu incelenmeli ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı … Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 05/07/2007 günü oybirliği ile karar verildi.