YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/7617
KARAR NO : 2007/9550
KARAR TARİHİ : 03.07.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Çekişmeli Turluhan Köyü 112 ada 149 parsel sayılı 2473250,31 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, ham … niteliği ile Hazine adına tespit görmüş, tutanak 02.07.2002 tarihinde itirazsız kesinleşmiştir. Davacı yurt dışına çıkması nedeniyle kadastro sırasında köyde olmadığını bildirerek kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği iddiası ile 112 ada 149 nolu parselin tapu kaydının iptali ile adına tescili talebi ile dava açmıştır. Orman Yönetimi 112 ada 149 nolu parselin orman sayılan yerlerden olduğunu ve orman vasfı ile Hazine adına tesciline talep ederek 22.07.2003 tarihinde davaya müdahil olmuştur. Mahkemece müdahil Orman Yönetiminin davasının reddine, davacının davasının kabulü ile 112 ada 149 nolu parselin (A) ile gösterilen 867727 m2’lik kısmının tapusunun iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiş; Hüküm müdahil Orman Yönetimi ve davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu iptali tescil davası niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede dava tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır.
1- Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir. Şöyle ki; keşif sırasında dinlenen orman bilirkişi tarafından resmi belgelerin uygulanmasına dayalı olarak düzenlenen 25.02.2006 havale tarihli raporda çekişmeli taşınmazın memleket haritası ve … fotoğraflarında açık alanı içinde kaldığını ve sonuç olarak orman sayılmayan yerlerden olduğunu bildirmiş ve ekli memleket haritasında da taşınmazın konumunu açık alanda nokta şeklinde gösterilmiştir. Bilirkişi rapor yetersiz olup, bu raporlar dayanak alınarak hüküm kurulamaz.
Orman sınırlandırılması yapılmayan veya sınırlandırılmanın ilk olarak yapıldığı yerlerde, bir yerin orman niteliğinin ve hukuki durumunun 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasa hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir. 3116 Sayılı Yasa ile sadece devlet ormanları belirlenmiştir. 13.07.1945 tarihinde yürürlüğe giren 4785 Sayılı Yasanın 1. maddesi gereğince 2. maddesinde sayılan istisnalar dışında bütün ormanlar devletleştirilmiş, devletleştirilen ormanlardan bazıları sonradan yürürlüğe giren 5658 Sayılı Yasa ile iadeye tabi tutulmuştur. İadenin koşulları yasada gösterilmiştir.
Mahkemece, eski tarihli memleket haritası, … fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında bu konuda uzman … ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde halen görev yapmayan orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman yüksek mühendisi, bir ziraat mühendisi ve bir … elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu
saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan … kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; … yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; kesinleşmiş orman kadastrosu bulunmadığından, yukarıda değinilen diğer belgeler … ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalıdır.
Yukarıda değinilen yöntemle yapılacak araştırma sonucu taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu saptandığı takdirde, Hazineye karşı gerçek kişinin zilyetlik yolu ile kazanma koşullarının varlığını kanıtlaması gerekir. Bu sebeple, yeniden yapılacak keşifte, davacının varsa zilyetlik tanıkları taşınmaz başında dinlenip, zilyetliğin nasıl ve ne zaman başladığı; kaç yıl süre ile ne şekilde devam ettiği sorulup, yeterli ve kesin yanıtlar alınmalıdır.
Ayrıca, bu taşınmaz ham … niteliği ile hazine adına tescil edildiğine göre, … bilgisine sahip … uzman bilirkişi görevlendirilip, taşınmazdan muhtelif … numuneleri alınıp, ilgili kurumda incelettirilip, … toprağı olup olmadığı ve … toprağı ise, kaç yıldır, ne şekilde kullanıldığı saptanıp; bu yolda, bilimsel verilere dayalı kapsamlı rapor düzenlettirilmelidir. Kamulaştırma alanı içinde kalan taşınmaz bölümünün zilyetlik yolu ile kazanılamaycağı düşünülmelidir.
3402 Sayılı Yasanın 14. maddesindeki kısıtlamalar nedeniyle davacının zilyetlik yolu ile kazandığı … bulunup bulunmadığı; varsa, cinsi ve miktarı Tapu Sicil ve Kadastro Müdürlüklerinden ayrı ayrı araştırılıp, başka tescil davası olup olmadığı da Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünden sorulmalı, anılan maddede vurgulanan miktarların aşılıp aşılmadığı saptanmalıdır.
2- Kabule göre ise; çekişmeli taşınmazın toplam yüzölçümü 2473250,31 m2 olup, mahkemece (A) ile gösterilen 876227 m2 lik kısmın davacı adına tesciline karar verilmiş olup, karara dayanak alınan fenni bilirkişi …’ın 16.05.2006 tarihli raporunda da (A) ile gösterilen kısmın yüzölçümü 867.727 m2 olarak yazılıdır. Ancak karara ekli kroki incelendiğinde (A) ile gösterilen kısmın 867.727 m2 yüzölçümünde olmasının mümkün olmadığı anlaşılmaktadır.Bu nedenle keşif sırasında dinlenecek olan fenni bilirkişiye 16.5.2006 tarihli bilirkişi raporunda (A) ile gösterilen kısmının yüzölçümü tekrar hesaplatılmalı ve oluşacak sonuç çerçevesinde hüküm kurulmalıdır.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; müdahil davacı … Yönetimi ile davalı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıran Orman Yönetimine iadesine 03/07/2007 günü oybirliği ile karar verildi.