YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/7633
KARAR NO : 2007/12570
KARAR TARİHİ : 19.10.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar 08.10.2004 tarihli dilekçe ile ırsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine tutunarak Tüysüz Köyünde bulunan 581, 611, 659, 638, 740 ve 760 parsel sayılı taşınmazların adlarına tapuya tescili istemiyle dava açmışlardır. Davanın devamı sırasında 611 ve 659 parsellere yönelik davadan feragat etmişlerdir.
Mahkemece, 611 ve 659 parsellere yönelik açılan davanın feragat nedeniyle, 581 parsele ilişkin davanın reddine, … bilirkişi tarafından düzenlenen 04.04.2005 havale tarihli krokili raporda 638 parsel olarak gösterilen 3.836,69 m2, 740 parsel olarak gösterilen 8.023,84 m2, 760 parsel olarak gösterilen 9.871,80 m2 yüzölçümündeki taşınmazların davacılar adlarına tapuya tescillerine karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
İncelenen dosya kapsamından, çekişmeli taşınmazların 1955 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında taşlık ve çalılık niteliği ile kadastro dışı bırakıldıkları, 1987 yılında kadastro dışı bırakılan yerlerde yapılan kadastro çalışmaları sırasında ise 581, 611, 659, 638, 740 ve 760 parsel numaraları verilerek 1960 ve 1961 tarihinden itibaren … … tarafından imar ihya edildiğinden söz edilerek 740 parsele 1959 tarih 3, 760 parsele ise 1959 tarih 31 yazım numaralı vergi kayıtları uygulanarak … … adına tespit edildikleri , Hazine tarafından her bir parsel hakkında açılan davaların Kadastro Mahkemesince reddedildiği, temyiz üzerine Yargıtay 16. Hukuk Dairesince; “1987 yılında yapılan kadastronun ikinci kadastro olduğu, ikinci kadastronun 3402 sayılı yasanın 22. maddesi uyarınca geçersiz olduğu, ikinci kadastronun bütün sonuçlarıyla birlikte iptaline karar verilmesi” gereğine değinilerek bozulduğu, mahkemece bozma ilamına uyularak çekişmeli taşınmazlara ilişkin kadastro tespitlerinin bütün sonuçlarıyla birlikte iptallerine karar verildiği, temyiz edilmeksizin kesinleştikleri tespit edilmiştir..
Dava , medeni yasanın 713. maddesi uyarınca açılan tescil davasıdır.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde orman kadastrosu yapılmamıştır.
Mahkemece yapılan inceleme, araştırma ve uygulama karar vermeye yeterli değildir. Şöyle ki; Hazine 22.11.2004 havale tarihli cevap dilekçesinde, çekişmeli taşınmazların eğimlerinin yüksek olduğu, orman olma ihtimallerine binaen orman araştırması yapılmasını istediği halde mahkemece orman araştırması yapılmaksızın yazılı şekilde karar verilmiştir.
Bundan ayrı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşulları yeterince araştırılmamış, davacılar hakkında senetsiz belgesiz araştırması yapılmamıştır.
Bu nedenle, mahkemece eski tarihli memleket haritası, … fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman yüksek mühendisi, bir ziraat mühendisi ve bir … elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmazlar ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazların öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan … kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; … yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli orman kadastrosu yapılmadığından , yukarıda değinilen belgeler … ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği temyize konu taşınmazların … bilirkişi tarafından düzenlenen koordinatlı krokisinin ölçeğine, koordinatlı krokinin ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazların konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı, çekişmeli taşınmazların devletin hüküm ve tasarrufu altında ve orman sayılan yerlerden olup olmadığı belirlenmeli, taşınmazların devletin hüküm ve tasarrufu altındaki orman sayılan yer olması halinde davanın reddine karar verilmelidir.
Çekişmeli taşınmazların devletin hüküm ve tasarrufu altında öncesi ve halen orman sayılmayan ve zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olduğunun belirlenmesi halinde davacı gerçek kişinin bu yeri Hazineye karşı 3402 Sayılı Yasanın 14 ve 17. maddeleri gereğince imar-ihya ve zilyetlik yoluyla kazanıldığını kanıtlaması gerekeceğinden, bu kez taşınmazların bulunduğu yere ilişkin olarak 1980’li yıllara ilişkin 1/20000 ve 1/25000 ölçekli stereoskopik … fotoğrafları ile aynı yıllara ilişkin fotogonometri yöntemiyle düzenlenmiş harita bulundukları yerlerden getirtilmeli, ziraat mühendisi, harita mühendisi ve orman mühendisi ile birlikte … fotoğrafları; topoğrafik harita ve çekişmeli taşınmazların koordinatlı krokisi ile çakıştırıldıktan sonra mahalline uygulanmalı, stereoskop aletiyle incelenmeli, …, ziraat ve orman bilirkişi tarafından taşınmaz üzerinde tam olarak hangi tarihten itibaren zilyetliğin başladığı belirlenmeli, dava tarihine kadar geçen zilyetlik süresinin iktisap için yeterli olup olmadığı üzerinde durulmalı, 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesi uyarınca, davacılar yönünden de tapu sicil ve kadastro müdürlükleri ile mahkeme yazı işleri müdürlüğünden senetsiz belgesiz araştırması yapılıp, … ve … olarak kazanılmış … miktarı belirlenip, yasanın getirdiği 40/100 dönüm sınırlamasının aşılıp aşılmadığı saptanmalı, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 19.10.2007 günü oybirliği ile karar verildi.