Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2007/7724 E. 2007/9602 K. 05.07.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/7724
KARAR NO : 2007/9602
KARAR TARİHİ : 05.07.2007

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Kadastro sırasında … Köyü 150 ada 261, 263, 264, 198, 200 ve 202 parsel sayılı sırasıyla 298.27 m2, 420.26 m2, 1273.45 m2, 1831 m2, 125.50 m2 ve 5737 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, orman niteliği ile Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacı gerçek kişiler ise çekişmeli taşınmazlar zilyetliklerinin bulunduğu iddiasıyla dava açmışlardır. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ve dava konusu parselin 150 ada 261, 263 ve 264 parsellerin davacılar adlarına tapuya tesciline, 150 ada 198, 200 ve 202 parsellerin tesbit gibi tesciline karar verilmiş, hüküm davalılar Hazine ve Orman Yönetimi tarafından çekişmeli 261, 263 ve 264 parsellere yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel orman alanı içinde bırakılmıştır.
Mahkemece delillerin takdirinde hataya düşülmüştür. Şöyle ki; Hükme esas alınan uzman orman bilirkişi düzenlediği raporda 1956 bütünlemeli memleket haritasında çekişmeli 198, 200 ve 202 parsel sayılı taşınmazların yeşil ormanlık alanda kaldığını ve orman sayılan yerlerden olduğunu, çekişmeli 261, 263 ve 264 parsel sayılı taşınmazların ise çalılık rumuzlu alanda kaldığını ve orman sayılmayan yerlerden olduğunu açıklayarak, taşınmazın resmi belgelerdeki konumunu işaretlemiştir. Ancak; dosya üzerinde yapılan incelemede uzman bilirkişinin memleket haritasında temyize konu olan 261, 263 ve 264 parsel sayılı taşınmazları işaretlediği yerde çalılık rumuzunun bulunmadığı, münhani eğrilerinin sık olduğu, eğimin yüksek olduğu ve yeşile … ibreli ve yapraklı ağaç rumuzu ile çevrili alan içinde işaretlediği saptanmıştır. Çekişmeli taşınmazların bu konumları itibarı ile orman niteliğinde oldukları tartışılamaz. Mahkemece, bu husus göz önüne alınarak davacı gerçek kişilerin açtıkları bu davanın tamamen reddine karar verilmesi gerekirken, mahkemece, aksine düşünceler ile davanın bu taşınmazlar yönünden kabulü yolunda kurulan hüküm usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenler ile davalılar Hazine ve Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine 05/07/2007 günü oybirliği ile karar verildi.