Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2007/7989 E. 2007/10570 K. 17.09.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/7989
KARAR NO : 2007/10570
KARAR TARİHİ : 17.09.2007

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Hükmüne uyulan Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 01.11.1983 gün ve 1983/19059-15675 sayılı bozma kararında özetle; “Yapılan araştırma ve incelemenin yetersiz olduğu, yetersiz … bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulamayacağı” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kabulüne ve dava konusu Vakıfköprü Köyü 779 nolu parselin … … adına, 780 nolu parselin 44 hisse kabul edilerek 3’erden toplam 33 hissenin … çocukları …, …, … …,… …, adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde yargılama sırasında 1987 yılında yapılıp dava konusu taşınmazlar yönünden kesinleşmeyen … kadastrosu ve 2/B uygulaması vardır.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir. Şöyle ki;
1- Çekişmeli … Köyü 779 parsel sayılı 6500 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ile 780 parsel sayılı 52600 m2 yüzölçümündeki taşınmaz belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği iddiası ile … … adına tespit edilmiş olup, … taşınmazların … sayılan yerlerden olduğu iddiası ile kadastro tespitine itiraz etmiş ve tapulama komisyonu 06.05.1979 tarihinde taşınmazlar … sayılan yerlerden olduğundan tespit dışı bırakılmasına karar vermiştir. Çekişmeli taşınmazlar … sayılan yerlerden olmaları nedeni ile tespit dışı bırakılmış olduklarından … ve Hazine bu davada yasal hısım konumundadır ve davada … ile birlikte Hazinenin de taraf sıfatı alması gerektiğinden Hazinenin de davaya katılımı sağlanarak husumetin yaygılaştırılması gerekmektedir.
2- Ayrıca, çekişmeli taşınmazların bulunduğu yörede 1987 yılında … kadastrosu yapıldığı anlaşıldığından … tahdidine ilişkin belgelerinde getirtilerek mahallinde uygulanması gerekmektedir.

Bu nedenle; mahkemece, öncelikle 1987 yılında yapıldığı anlaşılan … kadastrosuna ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilan tutanakları ile taşınmazın bulunduğu yeri … tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı … tahdit harita örneği getirtilerek önceki bilirkişiler dışında halen … ve … Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek … mühendisleri arasından seçilecek üç mühendis ve bir … elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin eski tarihli memleket haritası, … fotoğrafları ve varsa amenajman planında ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan … kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi … olan bir yerin üzerindeki … bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt … toprağının … sayılan yer olduğu düşünülmeli; … yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; … kadastrosu yargılama sırasında yapılmış olup çekişmeli taşınmazlar yönünden kesinleşmediğine göre, … ve uzman … bilirkişiler eliyle yerine uygulanacak kesinleşmemiş tahdit haritası ile irtibatlı, taşınmazın konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmelidir. Yukarıda açıklanan yöntemle yapılacak araştırma sonucu, taşınmazların … sayılan yerlerden olduğu ve 2/B uygulaması ile … sınırları dışına çıkarıldığı belirlendiği takdirde; 6831 Sayılı Yasanın değişik 2/B maddesi ile (bilim ve … bakımından … niteliğini tam olarak kaybetmiş yerlerin … rejimi dışına çıkartılacağı) hükmünün bulunduğu, bundan doğal ve gerçek anlamda nitelik kaybının anlaşılması gerektiği, her isteyenin ormanlarda doğal olarak bulunan deliceleri aşılaması, bina ya da eklentilerini inşa etmesi, erozyona sebep olacak biçimde araziyi teraslaması ya da … bitkilerini kökleyip … yapmaya teşebbüs etmesi veya 6831 Sayılı Yasanın 17/2. maddesi gereğince hiçbir zaman kişiler adına tapuya tescil edilemeyecek ve özel mülk olamayacak … içi açıklığı niteliğinde olan yerlerin yasa maddesinde anlatılan bilim ve … bakımından nitelik kaybı olmayıp, zorla ve ormanın tahribi sonucu niteliğinin kaybettirilmesidir. Bu yöntem, … erozyonu, ormanların ortadan kalkması, doğanın ve çevrenin bozulup yokolması sonuçlarını doğurur.
Yasada tanımlanan (…bilim ve … bakımından … niteliğini tam olarak kaybetme…) kavramında bu tür olaylar amaçlanmamıştır. 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesinin başka türlü yorumu, ormanların bilinçli şekilde niteliğinin kaybettirilmesine, tahribine ve yokedilmesine izin verdiği sonucuna ulaştırır ki, bu durum Anayasanın 169 ve 170. maddelerine aykırı olur. Suç teşkil edecek eylemlerle ve zorlama yolu ile ormanların niteliğinin kaybettirilmesi yasalarla korunamaz.

O halde, uzman … bilirkişisinin, 6831 Sayılı Yasanın 2/4. maddesinde sayılan yerlerde 2/B madde uygulamasının yapılamayacağını göz önünde bulundurarak, yukarıda anlatılan eylemler sonucu ormanların yok edilmesinin ve baştan beri 6831 Sayılı Yasanın 17. maddesinde anılan … içi açıklık niteliğinde olan veya sonradan bu hale gelen yerlerin bilim ve … bakımından … niteliğini kaybetme olarak kabul edilemeyeceğini gözönünde bulundurularak, dava konusu taşınmazların … bütünlüğünü bozmama, su ve … rejimine ve çevresindeki ekosistemlerinin tüm öğeleriyle kendisini yenileyebilme gücüne zarar vermeme, ormancılık çalışmalarının etkenlik, verimlilik ve karlılık düzeylerini düşürmeme, taşınmazlar üzerinde insan elinin çekilmesi ve olduğu gibi bırakılması halinde yeniden … haline dönüşüp dönüşemeyeceği gibi koşulları birlikte değerlendirip, dava konusu taşınmazların hangi doğal olaylar ve eylemler sonucu bilim ve … bakımından … niteliğini tam olarak kaybettiğini ya da etmediğini inceleyerek taşınmazların 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde şartlarını taşıyıp taşımadığını belirlemesi gerekmektedir.
Yukarıda açıklanan yönteme göre yapılacak araştırma sonunda, çekişmeli taşınmazların … olmadığı anlaşılırsa, bu defa davacı gerçek kişi ve miras bırakanı … … yönünden tespit tarihi olan 1968 yılına kadar 3402 Sayılı Yasanın 14. ve 17. maddelerindeki koşulların gerçekleşip gerçekleşmediği araştırılmalı; imar ve ihya üzerinde durulup, bu konuda ve zilyetliğin tespiti yönünden tanık beyanlarına başvurulmalı; parselin öncesinin ne olduğu, imar ve ihyanın hangi tarihte tamamlanıp bittiği, zilyedliğin hangi tarihte başlayıp kimler tarafından ne biçimde sürdürüldüğü, kullanımın ekonomik amacına uygun olup olmadığı, tanıkların imar-ihya ve zilyetlik olgusunu hangi olaylarla nasıl hatırladıkları saptanmalı; davacı ve miras bırakanının belgesiz zilyetlik yoluyla kazandıkları … olup olmadığı, varsa cinsi ve miktarı tapu sicil ve kadastro müdürlüklerinden çekişmeli taşınmaz dışında, başka taşınmazlar için salt zilyedlik nedenine dayalı olarak açtığı bir başka tescil davasının bulunup bulunmadığı Mahkemeler Yazı İşleri Müdürlüğünden sorulup tespit edilmeli; tüm kanıtlar toplanıp birlikte değerlendirilmeli; oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; … Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 17/09/2007 günü oybirliği ile karar verildi.