YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/8642
KARAR NO : 2007/12527
KARAR TARİHİ : 18.10.2007
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, … Köyü, … mevkii 192 ada 8 parsel sayılı 1995.23 m2 yüzölçümündeki ev, ahır, depo ve tarla nitelikli taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle, taşınmaz üzerindeki deponun (A) ile gösterilen 16.22 m2 bölümü ve ahırın (B) ile gösterilen 4.78 m2 yüzölçümündeki bölümlerinin kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı beyanlara yazılarak, … adına tesbit edilmiştir. Davacı Hazine, taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle edinilemeyeceği iddiasıyla tesbitinin iptali ve adına tescilini istemiştir. Mahkemece davanın REDDİNE karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1949 yılında yapılıp, 21.11.1949 tarihinde ilan edilerek 21.02.1950 tarihide kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükümlerine göre yapılıp, arazi kadastrosu sonuçları ile ilan edilen aplikasyon uygulaması vardır.
Mahkemece, kesinleşmiş orman kadastro tutanak ve haritalarının uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen Orman Bilirkişisi, Ziraat Uzmanı bilirkişi ve Kadastro Kontrol Mühendisi bilirkişi raporlarıyla çekişmeli parselin kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları dışında bırakıldığı, davalı gerçek kişi yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği koşullarını oluştuğunun belirlendiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de, yörede Mera Teknik Ekibinin yaptığı çalışmada, çekişmeli taşınmazın bulunduğu … mevkiindeki 55 yazım numaralı Hazineye ait mera nitelikli vergi kaydı kapsamındaki taşınmazın, köy yerleşim yeri ve tarla olarak kullanıldığından söz edildiği, Hazine bu mera nitelikli vergi kaydına da tutunduğu halde, yapılan keşifte yerel bilirkişinin, bu kayıtların köylerine ait yaylalara ait olduğu ve çekişmeli taşınmazın bulunduğu yere 5-6 km uzakta olduğu şeklindeki soyut beyanı ile yetinilmiş, bu kayıt yöntemince uygulanmamış, çekişmeli parselin mera niteliğinde olup olmadığı yöntemince araştırılmamıştır.
Bu nedenlerle; öncelikle, çekişmeli taşınmazın bulunduğu köy ve mevkiiye ilişkin mera nitelikli vergi kayıtları, varsa mera nitelikli tapu kayıtları, mera tahsis kararları yada mera olarak belirlemeye ilişkin idari kararlar ile çekişmeli taşınmazın bulunduğu mevkiiye ilişkin 55 yazım numaralı vergi kayıtlarından önce ve sonra gelen gerçek kişilere ait vergi kayıtları ve tapu kayıtları, çekişmeli parselin komşuları olan taşınmazların dosyada bulunmayanların kadastro tesbit tutanakları ve var ise dayanağı olan tapu ve vergi kayıtları ilgili yönetimlerden eksiksiz olarak getirtilmeli, çekişmeli taşınmazın bulunduğu köyden olmayan ancak çekişmeli taşınmazın bulunduğu yöreyi bilen yeterince yaşlı üç yerel bilirkişi ismi tesbit edilmeli ve dosya bu şekilde keşfe hazırlanmalı, daha sonra, önceki bilirkişiler dışında bir ziraat uzmanı ve bir … elemanı bilirkişi vasıtasıyla yeniden yapılacak keşifte, yerel bilirkişilerden çekişmeli taşınmazın mera sayılan yerlerden olup olmadığı sorulmalı, mera nitelikli vergi kayıtları ve diğer karar ve haritalar yerel bilirkişiler vasıtasıyla uygulanmalı, bilinmeyen sınırlar konusunda taraflara tanık dinletme olanağı verilmeli, yerel bilirkişi sözleri komşu parsel ve yakın parsellerin kayıtları ile memleket haritasında geçen mevki ve yer isimleri ile denetlenmeli, çekişmeli taşınmazın bitki örtüsü ve … yapısı itibariyle mera sayılan yerlerden olup olmadığı yönünde ziraat uzmanı bilirkişiden bilimsel verileri içeren rapor alınmalı, … elemanı bilirkişiye keşfi ve kayıt uygulamasını yansıtan krokili rapor düzenlettirilmeli ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin eksik araştırma ve incelemeyle hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 18/10/2007 günü oybirliği ile karar verildi.