YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/8834
KARAR NO : 2007/11157
KARAR TARİHİ : 24.09.2007
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … … ile davalı … … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü 108 ada 26 parsel sayılı 26648 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, 1937 tarih 465 tahrir numaralı vergi kaydı ile tarla niteliğinde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı adına tesbit edilmiştir. Davacı … …, taşınmazın … olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, 05/02/2003 gün ve 2002/111-16 E.K sayılı karar ile, davanın kabulüne ve dava konusu parselin … niteliğinde … adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı … tarafından temyiz edilmiş olup, hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 03.06.2003 tarih ve 2003/3991 – 4795 sayılı bozma kararında özetle; “… taşınmaz, Batı yönden şahıs adına kesinleşen 40 parsel ile Doğu yönden ise, yol ile hudut olup; … içi açıklığı kabul edilmesi mümkün değildir. Bu nedenle, yeniden üç uzman ile … taşınmazın resmi belgelerdeki konumu ile eğimimin düşük ve yüksek bölümlerinin belirlenmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kısmen kabulüne ve dava konusu parselin (A) ile gösterilen 4338.97 m2’lik bölümünün … niteliği ile … adına, (B) ile gösterilen 22.309.03 m2’lik bölümünün ise, davalı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … … tarafından temyiz edilmekle Dairece onanmıştır .Bu kez … … kararın düzeltilme istemiş ve Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 10.02.2006 tarih ve 2006/114-1329 sayılı kararında özetle “ yapılan araştırma ve incelemenin hüküm kurmaya yeterli olmadığı , karara dayanak alınan bilirkişi raporunda … taşınmazın krokide (A) ile işaretli bölümünün memleket haritasında yeşil renkli … alanında (B) ile işaretli bölümünün ise … olmayan açık alanda kaldığı bildirilmiş ise de denetlemeye açık olacak biçimde ,keşifte uygulandığı belirtilen memleket haritası örneğinin rapora eklenmediği görülerek dosya yerel mahkemeye iade edilmiş ve haritanın rapora eklenmesi sağlanmıştır. Buna göre; alınan ek raporda memleket haritası örneği üzerinde … olarak gösterilen taşınmazın (A) bölümünün konumunun gerekçeli raporda tarif edilen konumu ile çeliştiği, krokide … olduğu belirtilen bölümün, memleket haritasında gösterilen alandan daha az olduğu gibi ,komşu 27 parsel sayılı taşınmazın bulunduğu yerin dahi yeşil alanda göründüğü gözlemiştir. Bilirkişi raporu bu hali ile … taşınmazın haritada işaretlenen konumu ile çeliştiğinden hükme dayanak alınamayacağı ” gereğine değinilerek karar düzeltme talebi kabul edilerek hüküm bozulmuştur. Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra davanın kabulü ile … … Köyü 104 ada 3 parsel sayılı taşınmazın … vasfı ile … adına tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … … ile davalı … … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
… taşınmazın bulunduğu yerde … kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, … parsel … alanı dışında bırakılmıştır.
Yapılan incelemede; yerel mahkemenin yargılamayı sonuçlandırdığı son oturumda oluşturulan kısa kararda … köyü 108 ada 26 parsel sayılı taşınmazın … vasfı ile … adına tapuya tesciline dendiği halde, gerekçeli kararda … Köyü 104 ada 3 parsel sayılı taşınmazın … vasfı ile … adına tapuya tesciline denmiştir. Oysa, kısa kararla gerekçeli kararın çelişik olması mutlak bozma nedeni oluşturur (İ.B.B.G.K. 10.04.1992 t, 1991/7 E. – 1992/4 K.).
SONUÇ. Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı … … ile davalı’nın temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının yatıranlara iadesine 24/09/2007 günü oybirliği ile karar verildi.