Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2007/8852 E. 2007/12299 K. 15.10.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/8852
KARAR NO : 2007/12299
KARAR TARİHİ : 15.10.2007

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Kadastro sırasında, … Köyü 101 ada 142 parsel sayılı 445,98 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, kargir ev ve arsası niteliği ile belgesizden 2863 Sayılı Yasaya göre 1. derece sit alanı içinde kalması nedeniyle Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacı …, kazandırıcı zamanışımı zilyetliğine dayanarak tespitin iptali ve adına tescili isteği ile dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne ve dava konusu parselin davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel orman alanı dışında bırakılmıştır.
İncelenen dosya kapsamına göre, çekişmeli taşınmazın, uzman orman bilirkişi tarafından resmi belgelere dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada orman sayılmayan yerlerden olduğu, 1. derecede arkeolojik sit alanı içinde kaldığı anlaşılmaktadır. Kamu düzeni ile ilgili olması nedeniyle 2863 Sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yasasının ve bu yasayı değiştiren hükümlerin henüz kesinleşmemiş olan davalara uygulanması gerektiği, 2863 Sayılı Yasanın değişiklikten önceki hükmüne göre “korunması gerekli kültür ve tabiat varlıkları ile bunların koruma alanlarının” zilyetlikle iktisap edilmesi yasaklanmıştır. 14.07.2004 gün ve 5226 Sayılı Yasanın 5. maddesi ile 2863 Sayılı Yasanın 11. maddesindeki “koruma alanları” sözcüğünden sonra gelmek üzere “sit alanları” sözcükleri ilave edilerek, tüm sit alanlarının olağanüstü zamanaşımı zilyetliği yoluyla kazanılması önlenmiş ise de, 22.05.2007 tarihinde kabul edilen ve 30.05.2007 yayınlanarak yürürlüğe giren 5663 Sayılı Yasayla değişik 2863 Sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yasasının 11. maddesinin 2. cümlesi “Ancak Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurullarınca 1. grup olarak tescil ve ilan edilen kültür varlıklarının bulunduğu taşınmazlar ile birinci ve ikinci derece arkeolojik sit alanlardaki taşınmazlar zilyetlik yoluyla iktisap edilemez.” şeklinde yeniden değiştirilmiş ve böylece bu madde kapsamı dışında kalan taşınmazların zamanaşımı yoluyla kazanılabileceği kabul edilmiştir.
Somut olayda; arkeolog ve … bilirkişiler, dava konusu taşınmazın, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun 20.05.2004 gün ve 5650 sayılı kararı ile 1. derece arkeolojik sit alanı olarak belirlenen alan içinde kaldığını bildirmişlerdir. Bu durumda, 5663 Sayılı Yasa ile değişik 2863 Sayılı Yasanın 11. maddesi hükmüne göre birinci ve ikinci derece arkeolojik sit alanı içinde kaldığı anlaşılan taşınmazın zamanaşımı yoluyla kazanılmasına yasal olanak bulunmadığından davanın reddine ve parselin “1. Derecede Arkeolojik Sit Alanı” olduğu kütüğün beyanlar hanesine yazılarak, Arkeolojik Sit Alanı niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken, taşınmazın özel mülk olarak davalı adına tesciline karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 15/10/2007 günü oybirliği ile karar verildi.