YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/8996
KARAR NO : 2007/15441
KARAR TARİHİ : 29.11.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı gerçek kişiler tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar … ve üç arkadaşı 13.10.1999 tarihli dilekçeleriyle, … Köyü 3257 sayılı parseli 09.10.1996 tarihli satım sözleşmeleriyle … … dan satın aldıklarını, bu taşınmazın orman niteliğiyle Hazine adına tesciline ilişkin Kadastro Mahkemesinin kararından ve yargılamadan haberdar olmadıklarını, bu taşınmazın makiye ayrılmakla ormanla ilgisi kalmadığını düşündüklerini, ancak, Orman Yönetim tarafından aleyhlerinde tutanak düzenlendiğinde bu taşınmazın orman olarak tescil edildiğini öğrendiklerini, taşınmazın makiye ayrılması nedeniyle orman sayılmayan yerlerden olduğunun tesbitine karar verilmesini istemişlerdir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişiler tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, davaya konu taşınmazın orman olmadığının tesbitine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 1946 yılında 3116 Sayılı Yasa hükmüne göre yapılıp 1947 yılında kesinleşen orman kadastrosu, 1980 yılında yapılıp 23.5.1980 tarihinde ilan edilen, aplikasyon ve 6831 Sayılı Yasanın 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması vardır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişiler tarafından kesinleşmiş orman tahditi ve 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulamasına ilişkin haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan araştırmalarda, çekişmeli … Köyü (Beldesi) 3257 sayılı parselin Kadastro Mahkemesinin 29.06.1989 gün ve 1988/242-139 sayılı 05.02.1991 tarihinde kesinleşen kararıyla hükmen orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tescil edildiği, özü edilen kadastro mahkemesi kararının davanın tarafları için kesin hüküm oluşturmasa da, çekişmeli taşınmazın kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde olduğu yönünde … delil oluşturduğu, kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kalan ve hükmen orman olduğu saptanan çekişmeli taşınmazın zilyetlikle edinilemeyeceği, çekişmeli taşınmazın 1952 yılında makiye ayrıldığı bildirilmişse de, makiye ayırma komisyonu yasa ve yönetmelikte öngörülen kişilerden oluşmadığından kuruluşu yasaya aykırı olduğu gibi, yasa ve yönetmelik hükümlerine aykırı çalıştığı, bu nedenle yaptıkları makiye ayırma işlemine değer verilemeyeceği, esasen makiye ayırma işlemi orman sınırları dışına çıkarma işlemi olmayıp taşınmazın niteliğini değiştirmeyeceği bir yana, çekişmeli taşınmaz üzerinde zirai faaliyet yapılmadığı, ev yapmak suretiyle zilyet edildiği, bu nedenle dava tarihine kadar nizasız ve ekonomik amaca uygun kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği koşullarını oluştuğundan söz edilemeyeceği, kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde kalan ve hükmen orman olduğuna karar verilen taşınmazın hangi kasıtla olursa olsun özel mülkiyete konu yermişçesine adi satım senedi yada başka türlü senetlerle yada sözlü olarak alınıp satılmasının, bu tür eylemlerin Anayasa ve yasalarca suç olarak tanımlandığı, bu satışlara dayananlara bir hak vermeyeceği, Orman Yönetimi tarafından çekişmeli taşınmaz için suç tutanağı düzenlendiği gerekçesiyle çekişmeli taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğunun tesbitini istemekte hukuki yarar bulunmadığı, bu tür davaların dinlenemeyeceği belirlenip düşünülerek davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı gerçek kişilerin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazıl onama harcının temyiz eden gerçek kişilere yükletilmesine, 29/11/2007 günü oybirliği ile karar verildi.