Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2007/9199 E. 2007/12531 K. 18.10.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/9199
KARAR NO : 2007/12531
KARAR TARİHİ : 18.10.2007

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında … Köyü 113 ada 51 parsel sayılı 368.73 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, 323 yazım numaralı vergi kaydıyla, öncesinde 113 ada 8, 9, 10, 49, 50, 51 ve 52 sayılı parsellerin bir bütün olduğundan, ifraz ve satışlardan söz edilerek … adına tesbit edilmiştir. Davacı, Hazine taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla edinilemeyeceğini, tesbitinin iptalini ve Hazine adına tapuya tescilini istemiştir. Mahkemece davanın REDDİNE, çekişmeli parselin tesbit gibi davalı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1949 yılında yapılıp, 21.11.1949 tarihinde ilan edilerek 21.02.1950 tarihide kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükümlerine göre yapılıp, arazi kadastrosu sonuçları ile ilan edilen aplikasyon uygulaması vardır.
Mahkemece kesinleşmiş orman kadastro tutanak ve haritalarının uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen Orman Bilirkişisi, Ziraat Uzmanı bilirkişi ve Kadastro Kontrol Mühendisi bilirkişi raporlarıyla çekişmeli parselin kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları dışında bırakıldığı, davalı gerçek kişi yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği koşullarını oluştuğunun belirlendiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de, bir örneği dosyada yer alan 1949 yılı tahdit haritasında 19017 ila 19075 nolu orman sınır noktalarını birleştiren hat ile karara dayanak alınan bilirkişiler tarafından düzenlenen krokide, aynı noktaları birleştiren hat arasında açı, eğim, yön ve uzaklık bakımından benzerlik yoktur. Tahdit haritası ile kroki çelişkili olup, mahkemece bu yön üzerinde durularak çelişki giderilmemiş, yörede … Teknik Ekibinin yaptığı çalışmada, çekişmeli taşınmazın bulunduğu … mevkiindeki 310, 346, 355 ve 360 yazım numaralı Hazineye ait mera nitelikli vergi kayıtları kapsamının orman sınırları içinde kaldığından söz edildiği, Hazinenin bu mera nitelikli vergi kayıtlarına da tutunduğu halde, çekişmeli parselin mera niteliğinde olup olmadığı yöntemince araştırılmamıştır.
Bu nedenlerle, öncelikle çekişmeli taşınmazın bulunduğu köy ve mevkiiye ilişkin mera nitelikli vergi kayıtları, varsa mera nitelikli tapu kayıtları, mera tahsis kararları yada mera olarak belirlemeye ilişkin idari kararlar ile çekişmeli taşınmazın bulunduğu mevkiiye ilişkin 239, 244 ve 246 numaralı vergi kayıtlarından önce ve sonra gelen gerçek kişilere ait vergi kayıtları ve tapu kayıtları, çekişmeli parselin komşuları olan taşınmazların dosyada bulunmayanların
kadastro tesbit tutanakları ve var ise dayanağı olan tapu ve vergi kayıtları ilgili yönetimlerden eksiksiz olarak getirtilmeli, çekişmeli taşınmazın bulunduğu köyden olmayan ancak çekişmeli taşınmazın bulunduğu yöreyi bilen yeterince yaşlı üç yerel bilirkişi ismi tesbit edilmeli ve dosya bu şekilde keşif hazırlanmalı; önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir mühendis ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu … memurundan oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte 2 Eylül 1986 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 6831 Sayılı Orman Yasasına Göre Orman Kadastrosu ve Aynı Yasanın 2/B Maddesinin uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 54. maddesi uyarınca hazırlanan Orman Kadastrosu Teknik İzahnamesinin 49. maddesinde yazılı “orman sınır noktası ve hatların uygulanmasında tutanaklardan, orman kadastro haritasından, … fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden, nirengi, poligon, röper noktalarından yararlanılır. Sınırlama tutanakları ile orman kadastro haritaları arasında çekişme olduğunda ölçü değerleri ve tutanaktaki ifadeler arazinin durumuna göre incelenir, hangisi daha çok uyum gösteriyorsa ve gerçek duruma uygun ise o esas alınır.” hükmü ile 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin “Teknik İşler” başlıklı Dokuzuncu Bölümde yazılı esaslar göz önünde bulundurularak uygulama yapılmalı, yerel bilirkişi beyanlarına başvurularak yerinde bulunmayan orman sınır noktaları, bulunanlardan hareketle tutanak ve haritalarda yazılı mevkii, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulama tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan … fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, anlatılan yöntemle bulunan ilk orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulaması ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeği çevrilerek, çekişmeli taşınmazın orman kadastrosu aplikasyon ve 2/B madde haritalarına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde, ayrı renkli kalemlerle gösterilip keşfi izleme olanağı sağlanmalı, aynı ya da yakın orman sınır hatlarında, dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilerek bilirkişilerden müşterek imzalı rapor ve kroki alınmalı, daha sonra, önceki bilirkişiler dışında bir ziraat uzmanı ve bir … elemanı bilirkişi vasıtasıyla yeniden yapılacak keşifte, yerel bilirkişilerden çekişmeli taşınmazın mera sayılan yerlerden olup olmadığı sorulmalı, mera nitelikli vergi kayıtları ve diğer karar ve haritalar yerel bilirkişiler vasıtasıyla uygulanmalı, bilinmeyen sınırlar konusunda taraflara tanık dinletme olanağı verilmeli, yerel bilirkişi sözleri komşu parsel ve yakın parsellerin kayıtları ile memleket haritasında geçen mevki ve yer isimleri ile denetlenmeli, çekişmeli taşınmazın bitki örtüsü ve … yapısı itibariyle mera sayılan yerlerden olup olmadığı yönünde ziraat uzmanı bilirkişiden bilimsel verileri içeren rapor alınmalı, … elemanı bilirkişiye keşfi ve kayıt uygulamasını yansıtan krokili rapor düzenlettirilmeli ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin eksik araştırma ve incelemeyle hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 18/10/2007 günü oybirliği ile karar verildi.