YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/9316
KARAR NO : 2008/17392
KARAR TARİHİ : 04.12.2008
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine ve davalı gerçek kişiler vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı Hazine, 22.10.2004 tarihli dava dilekçesiyle … Köyü 25537 ada 1 parsel sayılı taşınmazın, 1947 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastro sınırları içerisindeyken, 1976 yılında yapılıp 24.03.1976 tarihinde ilan edilerek 24.03.1977 tarihinde kesinleşen, 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkartıldığını, taşınmazın orman sınırları içinde olduğu gözönünde bulundurulmadan tapuya tescil edilip daha sonra ifraz edilerek dava konusu parselin davalılar adına tapu kaydı oluşturulduğunun, hukuki dayanaktan yoksun ve yolsuz tescil niteliğindeki davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile Hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemece davanın KISMEN KABULÜNE, bilirkişi rapor ve krokisinde (B) ile gösterilen 1185 m2 yüzölçümündeki bölümün davalı adına olan tapu kaydının iptali ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, aynı krokide (A) ile gösterilen 1384 m2 yüzölçümündeki bölümün tapusunun olduğu gibi davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmiş, hüküm Hazine tarafından (A) ile gösterilen 1348 m2 bölüme, gerçek kişi tarafından ise (B) ile gösterilen 1185 m2 bölüme ilişkin olarak temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 1947 yılında kesinleşen orman kadastro sınırları içindeyken yine 1978 yılında kesinleşen 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması sonucu Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan parselin tapu kaydının iptal ve tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 1946 yılında yapılıp 1947 yılında kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 7 numaralı orman kadastro komisyonuna bağlı 4 numaralı ekipçe yapılıp 24.03.1976 tarihinde, itirazlar incelenerek sonuçları 7 numaralı komisyonca 06.04.1983 tarıhinde ılan edilerek dava tarihinden önce kesinleşen aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasa ıle değişık 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması, 1988 yılında yapılıp, 15.06.1989 tarihinde ilan edilerek dava tarihinden önce kesinleşen aplikasyon ve 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır.
Arsa niteliğinde ve 2569 m2 yüzölçümünde, tapuda paylı olarak davalılar … …, … Koçar ve … … adına kayıtlı olan çekişmeli parsel, genel kadastro sırasında, T.Sani 1321 tarih 27 sıra numaralı tapu kaydı ve vergi kaydıyla Kamile … adına tesbiti kesinleşen 8450 m2 yüzölçümündeki 39, … … adına tesbiti kesinleşen 6700 m2 yüzölçümündeki 40 parsel sayılı parseller ile 1947 yılı orman kadastrosu sınırları içinde olduğu için tapulama dışı bırakılan alanların 2981 Sayılı Yasa hükümlerine göre tevhit ve ifrazıyla oluşmuş, 40 sayılı parselden gelen payı nedeniyle 1/2’şer pay ile … … ve … … adlarına kayıt edilmiş, … … payını … Kaçar ve … …’e satmıştır.
-2-
2007/9316 – 2008/17392
1. Kesinleşmiş orman kadastro haritasının uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman orman bilirkişi raporuyla, dava konusu taşınmazın … bilirkişi krokisinde (A) ile gösterilen 1384 m2 bölümün, 3116 Sayılı Yasaya hükümlerine göre 1947 … Köyünde yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları dışında bırakıldığı, daha sonraki orman kadastrosunun aplikasyonu ve 2/B madde uygulamalarında durumunun değişmediği belirlenerek bu bölüme ilişkin davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından, Hazinenin temyiz itirazlarının reddiyle bu bölüme ilişkin hükmün onanması gerekmiştir.
2. Uzman bilirkişiler ve … bilirkişi raporuyla, çekişmeli parselin ekli bilirkişi krokisinde (R) gösterilen 8 m2 bölümünün. 1947 yılında … Köyünde yapılıp kesinleşen orman tahditinde Devlet Ormanı olarak sınırlandırıldığı, daha sonra aynı köyde 1976 yılında yapılıp 17.03.1977 tarihinde ilan edilen 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulamasıyla … Köyü P.I poligon numarasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, bu işlemin iptali için Yönetimler tarafından her hangi bir dava açılmadığı, sonraki işlemlerde taşınmazın durumunun değişmediği yönünde taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığı, dava konusu taşınmazın ifraz edildiği kadastro parsellerine uygulanan tapu kaydının, 1947 yılında kesinleşen orman tahdidi içinde kalmakla yasal değerini yitirdiği, Kamu malı olan omıan niteliğindeki taşınmazlar hakkında, özel mülklerin bağlı olduğu yasa hükümlerinin uygulanamayacağı, bu nedenle, aslında orman olan taşınmazı tapu kaydı ile satın alan kişilerin, 4721 Sayılı Medeni Yasanın 1023. maddesindeki iyi niyet kurallarından yararlanamayacağı gibi, 1947 yılında orman kadastrosu kesinleşmesi nedeniyle yasal değerini yitiren tapu kaydı dayanak gösterilerek ve taşınmaz orman sınırları içinde iken, 1971 yılında genel kadastro yoluyla tapuya tescil edilip, geçerli bir hukuki sebebe dayanılarak oluşturulmadığından yasanın korumasından faydalanamayacağı, 1744 Sayılı Yasanın 2/1. maddesi gereğince nitelik kaybı nedeniyle orman rejimi dışına çıkartılan yerler, orman tahdidinin kesinleştiği tarihten daha önceki zamanlarda tapuya kayıtlı olsa dahi, mülkiyetinin tapu sahibine intikal etmeyeceği, çünkü, 1744 Sayılı Yasanın 212. maddesinde yazılı” Evvelce sınırlaması yapılmış ve fakat yukarıdaki fıkra hükümlerine (aynı maddenin birinci fıkrası) uymadığı …. anlaşılan sınırlamaların düzeltilmesi sonucu orman sınırları dışına çıkartılacak yer, sınırlaması itirazsız kesinleşmiş tapulu arazi ise, mülkiyeti tekrar tapu sahiplerine intikal eder” hükmünün, sadece ilk orman kadastrosunun yapıldığı tarihinden daha önceki zamanlarda ve öncesi de orman olmayan yerler için oluşturulan tapu kayıtlarına ilişkin olduğu, taşınmazın öncesinin orman olsun olmasın, o yer kesinleşen orman sınırı içinde bulunduğu sırada oluşturulan tapu kayıtlarına değer verilerneyeceği gibi, taşınmazın öncesinin orman sayılan yer olması ve 1744 Sayılı Yasanın 2/1. maddesi gereğince 15.10.1961 tarihinden önce nitelik kaybetmesi nedeniyle orman rejimi dışına çıkartılması halinde, o yerin orman sınırı içine alınmadan önce tapuda kayıtlı olsa dahi, tapu kaydı özel mülkiyete konu olmayan orman sayılan yerde oluşturulduğu için yolsuz tescil niteliğinde olacağından, yine bu tapu kaydına değer verilerneyeceği ve o yerin mülkiyeti tapu sahiplerine intikal etmeyeceği, 1744 Sayılı Yasanın 2/6 maddesi gereğince çıkartılan ve 22 Temmuz 1974 tarihli Resmi Gazete Yayınlanarak yürürlüğe giren “Orman Sınırları Dışına Çıkartılacak Yerler Hakkında Tüzüğün”ün 34. maddesinin “Orman Kadastro ekipleri; düzenleyecekleri tutanaklarda orman sayılmaması gerektiği ve tapulu bulunduğu halde, orman sınırları içine alınmış ve sahibi tarafından itiraz edilmediği için orman sayılan yer haline dönüşmüş ve fakat 6831 Sayılı Orman Yasasının değişik 2. maddesine göre orman sınırı dışına çıkarılması gerekli olan yerleri, tapu sahibi kimliğini, tapunun tarih ve numarasını yazmak suretiyle ayrı bir madde halinde belirler. Bu gibi yerler … fotoğraflarına ve haritalarına işlenir veya yersel ölçüleri yapılır”. Yine aynı Tüzüğün 4112. maddesi “inceleme kurulları … esasen orman sayılmayan yerlerden olduğu neticesine vardıkları yerler hakkında 6831 Sayılı Yasanın değişik 2. maddesine göre inceleme yapamazlar”. hükümlerinin birlikte değerlendirilmesiyle; 6831 Sayılı Yasanın 1744 Sayılı Yasa ile değişik 2/2 maddesi gereğince orman rejimi dışına çıkartılan yerlerin mülkiyetinin tekrar tapu sahiplerine intikal edebilmesi için; taşınmazın öncesi orman olup da bilim ve …
-3-
2007/9316 – 2008/17392
bakımından nitelik kaybetmesi nedeniyle 1744 Sayılı Yasanın 2. maddesinin birinci fıkrası gereğince orman reijmi dışına çıkartılan yer olmaması (Bu tür yerlerin ister itiraz sonucu, isterse itiraz edilmeden kesinleşen orman sınırı içinde kalması halinde, o yer tapulu olsa dahi mülkiyetinin tapu sahibine intikal etmeyeceği.), tapu kaydının yolsuz tescil niteliğinde olması halinde, sahibine hiç bir zaman mülkiyet hakkını kazandırmayacağı, 1744 Sayılı Yasanın 2. maddesinin birinci fıkra hükümlerine uymadığı, yani aslında orman olmadığı ve tapulu bulunduğu halde, yanlışlıkla orman sınırı içine alınmış ve sahibi tarafından itiraz edilmediği için hukuken orman sayılan yer haline dönüştüğü anlaşılarak, nitelik kaybetme ya da etmeme konusunda inceleme kurulları tarafından hiçbir araştırma yapılmadan, orman sınırlarının düzeltilmesi sonucu 2. maddenin ikinci fıkrası gereğince orman sınırları dışında bırakılması, çekişmeli taşınmazı içine alan ilk orman kadastrosu itirazsız kesinleşmiş olması, dayanılan tapu kaydının, taşınmaz orman sınırları içine alınmadan önce oluşturulması ve yüzölçümü ile geçerli olarak çekişmeli taşınmazı kapsaması, 13.07.1945 tarihinde yürürlüğe giren 4785 Sayılı Yasa gereği devletleştirilmemiş olması, 3116 Sayılı Yasanın Muvakkat 1. maddesi ya da başka bir kamulaştırma Yasası gereğince kamulaştırılmamış olması, orman sınırlamasının düzeltilmesi sonucu orman sınırı dışında bırakma işleminin 1744 Sayılı Yasanın yürürlükten kalktığı 1 Ocak 1984 tarihine kadar tamamlanmış olması koşullarının birlikte aranacağı, somut olayda, çekişmeli taşınmazın bu bölümünün öncesi orman sayılan yer iken nitelik kaybı nedeniyle Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, çekişmeli parselin ifraz edildiği kadastro parsellerinin tesbitine esas alınan tapu kaydının 4785 Sayılı Yasa hükümleri karşısında hukuki değerini yitirdiği, bu nedenle çekişmeli taşınmazın tapu sahibi adına orman sınırları dışına çıkarıldığı kabul edilemeyeceği,
Her ne kadar … Belediyesinin 11.09.1997 gün ve 1005 Sayılı Kararı gereği yapılan imar planı ve parselasyon: … İdare Mahkemesinin 15.12.1999 gün ve 1998/74 -1270 sayılı kararı ile iptal edilmişse de, iptal kararından sonra tapudan terkin edilen kadastro parsellerinin ihya edilmediği, iptal edilen imar planı ve parselasyon ile oluşan imar parsellerinin ve bu arada çekişmeli parselin tapuda halen kayıtlı olduğu, bu nedenle şu aşamada imar planının iptalinin davanın sonucuna etkili olmadığı,
Orman sayılan yerler ile 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince orman rejimi dışına çıkartılan yerlerde 2981 ve 3194 Sayılı Yasa uygulaması yapılacağı konusunda hiç bir yasa hükmü bulunmadığı aksine, 3194 Sayılı İmar Yasasının 4. Maddesindeki ” … diğer özel yasalar ile belirlenen veya belirlenecek olan yerlerde, bu (imar) yasanın özel yasalara aykırı olmayan hükümleri uygulanır” hükmü ile 2981 Sayılı Yasanın 3290 sayılı Yasa ile değişik Geçici 2. Maddesinin (e) bendi hükmünü iptal eden Anayasa Mahkemesinin 27.09.1995 gün ve 1995/13¬51 Sayılı kararı ve H.G.K.’nun 07.12.1997 gün ve 1997/1-655-1003 Sayılı kararı ile kabul edilen ” … kamu malı niteliğini kazanan bir taşınmazın imar uygulamasına tabi tutularak özel mülkiyete dönüştürmeye idari mercilerin yetkileri olmadığı, başka bir anlatımla, idari mercilerin yasadan kaynaklanan bir yetkileri bulunmayan konularda aldıkları kararların yok hükmünde, buna dayanan tescilinde, M.Y.’nın 1024.(932.) maddesi gereğince yolsuz tescil niteliğinde olduğu, Anayasanın 169 ve 170. maddelerindeki 2924 Sayılı Yasada ve 3402 Sayılı Yasanın 16/D maddesinde özel olarak düzenlenen Devlet Ormanları ve nitelik kaybı nedeniyle orman rejimi dışına çıkartılan yerlerin özel yasalarına tabii olduğu, RG.K’nun 24.03.1999 gün 1999/1-170-167 ve 21.02.1990 gün 1989/1-700-101 kararlarında belirtildiği gibi, aslında özel mülkiyete konu olmayan taşınmazlar her nasılsa tapuya tescil edilmiş olsa bile, bu durum taşınmazın niteliğini değiştirmeyeceğinden tescil işlemi yok hükmünde olup, bu tür taşınmazlar hakkında M.Y.’nın 1023. (931.) maddesinde belirtilen iyi niyetle iktisap iddiasında bulunulamayacağı, yasalarımızın, nasıl oluşursa oluşsun, yanlış ve yolsuz tescillere dayalı olarak tapu sicilinde yapılacak değişiklikleri öngören iptal davaları görevini Adliye Mahkemelerine verdiği (M.Y.- Md. 1025.(933)”, 6831 Sayılı Yasanın değişik 2 ve 2/B madde uygulaması sonucu nitelik kaybı nedeniyle Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazların, Anayasanın 170. maddesinde belirtilen kamu hizmetinin yerine getirilmesi için 2924 Sayılı Yasa gereği Orman Bakanlığının emrine geçeceği, başka bir anlatımla, Orman
-4-
2007/9316 – 2008/17392
Bakanlığına tahsis edilmiş sayılacağından 3402 Sayılı Yasanın 17. maddesi ve yine yasalar gereği Hazineye kalan yerler olması nedeniyle, aynı yasanın 18. maddesi hükmü karşısında, orman rejimi dışına çıkarma işlemi Hazine adına yapılacağından, 2896 ve 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazların kazandırıcı zamanaşımı yoluyla edinilmesine olanak bulunmadığı, H.G.K.’nın 21.02.1990 gün ve 1989/1-700-101 sayılı, 05.05.1999 gün ve 1999/1-302 -258 sayılı ve aynı gün 1999/1-304 -260 ve 30.06.1999 gün ve 1999/1-544-561 sayılı kararlarında kabul edildiği gibi, Hazinenin devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yer iddiası ile açacağı iptal davaları 3402 Sayılı Yasanın 12/3 maddesindeki 10 yıllık hak düşürücü süreye tabi olmadığı hususları gözetilerek, Hazinenin çekişmeli parselin bilirkişi rapor ve krokisinde (R) ile gösterilen 8 m2 bölümüne ilişkin davasının kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik yoktur.
3. Davalı gerçek kişilerin çekişmeli parselin Harita Mühendisi Bilirkişi … … tarafından düzenlenen 19.06.2005 tarihli rapora ekli tarihsiz kroki ve raporda çekişmeli parselin (B) ile gösterilen 1185 m2 bölümünden (R) ile gösterilen 8 m2 bölümü çıktıktan sonra geri kalan 1177 m2 bölümüne ilişkin temyiz itirazlarına gelince; kesinleşmiş orman kadastro tutanak ve haritalarının uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporuyla çekişmeli parselin bu bölümünün … Köyünde 1947 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları dışında bırakıldığı, daha sonraki işlemlerde durumunun değişmediği belirlendiği, bu bölümün makiye ayırma işlemleri sırasında orman sınırlarına uyulmadan muhafaza makisi olarak belirlenmesinin hukuken hiçbir değerinin bulunmadığı gözetilerek, bu bölüme ilişkin davanın reddine karar verilmesi gerekirken, bu bölüme ilişkin davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: 1. Yukarıda birinci bendde açıklanan nedenlerle; Hazinenin, 2. bendde açıklanan nedenlere de davalı gerçek kişilerin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle Harita Mühendisi Bilirkişi … … tarafından düzenlenen 19.06.2005 tarihli rapor ve krokiye ekli rapor ve krokide çekişmeli … Köyü 25537 ada 1 sayılı parselin (A) ile gösterilen 1384 m2 ve (R) ile gösterilen 8 m2 yüzölçümündeki bölümlere ilişkin hükmün ONANMASINA,
2. Yukarıda üçüncü bendde açıklanan nedenlerle; davalı gerçek kişilerin temyiz itirazlarının kabulü ile Harita Mühendisi Bilirkişi … … tarafından düzenlenen 19.06.2005 tarihli rapor ve krokiye ekli rapor ve krokide çekişmeli … Köyü 25537 ada 1 sayılı parselin (R) ile gösterilen 8 m2 bölümün çıkmasından sonra geri kalan ve (B) ile gösterilen 177 m2 bölümüne ilişkin hükmün BOZULMASINA 04/12/2008 günü oybirliği ile karar verildi.