YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/9335
KARAR NO : 2007/12509
KARAR TARİHİ : 18.10.2007
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi ve Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü 129 ada 1 parsel sayılı 5937.71 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … adına tesbit edilmiştir. Davacı … Yönetimi, çekişmeli taşınmazın kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde kaldığını, orman tahditi içinde kalan bölümünün tapu kaydının iptalini ve orman niteliğiyle tapuya tescili iddiasıyla dava açmıştır. Hazine taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu, tesbitinin iptali ve hazine adına tescili iddiasıyla davaya katılmıştır. Mahkemece, davanın kabul nedeniyle kabulüne, çekişmeli parselin orman niteliğiyle Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davacı yönetim tarafından yargılama gideri ve avukatlık ücreti, yine Hazine tarafından da avukatlık ücretine ilişkin olarak temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 20 numaralı orman kadastro komisyonunca 1972 yılında yapılıp, 25.06.1973 tarihinde ilan edilerek 25.06.1974 tarihinde 1973 kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 2004 yılında 3402 Sayılı Yasanın 4. Maddesi Hükümlerine göre yapılan orman kadastrosunun aplikasyonu, 2/B uygulaması mevcuttur.
Kesinleşmiş orman kadastrosuna ilişkin tutunak ve haritaların uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporuyla çekişmeli parsel kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları dışındaysa da, 30 m2 yüzölçümündeki dava dışı 129 ada 2 sayılı parselle bir bütün olarak düşünüldüğünde, tüm yönlerden devlet ormanı ile çevrili eylemli devlet ormanı olduğu, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla edinilemeyeceği, belirlenerek, Hazinenin istemine göre, davanın kabulüne ve taşınmazın orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesinde isabetsizlik yoktur. Ancak, çekişmeli parselin kendi adına kadastroca tesbit edilmesine itiraz etmediğinden davalı gerçek kişinin aleyhine dava açılmasına neden olmadığı söylenemeyeceği gibi, Orman Yönetimi tarafından, çekişmeli taşınmazın kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içindeki bölümleri için dava açılması, davalı gerçek kişi 17.04.2006 tarihli celsede davayı kabul ettiğini bildirmesine karşın, 19.06.2006 tarihli celsede, kabul beyanın orman yönetiminin dava açtığı yerlere ilişkin olduğunu, taşınmazın tamamına yönelik davayı kabul etmesinin söz konusu olmadığını, davayı kabul etmediğini, Hazinenin katılımından sonra da Hazine davasını kabul etmediğini bildirmesi
karşısında Hukuk Yargılama Usul Yasası 92 ve devamı maddelerinde öngörülen şekilde bir kabulünün söz konusu olmaması nedeniyle, davanın kabul nedeniyle kabulüne ve buna göre yargılama harç ve giderleri ile avukatlık ücretine karar verilmesi, bir an için davanın kabul nedeniyle kabulüne karar verilse dahi, H.Y.U.Y. 416 ve 417. maddesi gereğince; yapılan yargılama giderlerinin davada haksız çıkan taraftan alınması ve haklı çıkan tarafın kendisini vekil ile temsil ettirmesi halinde, aynı yasanın 421, 423 ve 424. maddeleri gereğince haklı çıkan taraf lehine vekalet ücreti takdir edileceği gözetilerek, dosyada davacı … Yönetimi ve 3402 Sayılı Yasanın 26/D maddesi gereğince davaya aslen katılan Hazine kendisini Avukat ile temsil ettirip davalarının kabulüne karar verildiği halde, davacı … Yönetimi ve katılan Hazine yararına avukatlık ücretine ve yargılama harç ve giderlerine hükmedilmemesi doğru değilse de, bu hususlar hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hüküm fıkrasında birinci satırda yer alan “Davanın KABUL NEDENİYLE KABULÜNE” cümlesi kaldırılarak; bunun yerine, “Orman Yönetiminin davasının kabul nedeniyle KABULÜNE, Hazinenin katılma yoluyla davasının KABULÜNE” cümlesinin, hüküm fıkrasında altıncı, yedinci, sekizinci, dokuzuncu ve onuncu paragrafta yer alan “Davalı ilk celse davayı kabul ettiğinden alınması gerekli 1/3 oranındaki karar ve ilam harcı olan taktiren 21.37-YTL harçtan peşin alınan 15.07-YTL harcın mahsubu ile eksik kalan 6.30-YTL harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, Davacı tarafından peşin yatırılan 15.07-YTL harcın davalıdan alınarak davacı … İdaresine verilmesine, Davalı ilk celse davayı kabul ettiğinden ve kendi aleyhine dava açılmasına sebebiyet vermediğinden yapılan yargılama giderlerinin davacı … İdaresi üzerinde bırakılmasına, Müdahil davacı Hazine masraf yapmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, Davalı ilk celse davayı kabul ettiğinden ve kendi aleyhine dava açılmasına sebebiyet vermediğinden davacı … İdaresi ve müdahil Hazine lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,” cümleleri kaldırılarak; bunların yerine, “Dava değerine göre peşin harcın mahsubuyla 1.00 YTL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydına,
Hazine tarafından yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar vermeye yer olmadığına,
Orman Yönetimi tarafından yapılan 34.87,YTL başvuru masrafı, (70.00,YTL keşif aracı ücreti, 240.00,YTL bilirkişi ücreti 81.80,YTL mahkeme yolluğu olmak üzere) 391.90,YTL keşif masrafı olmak üzere toplam 426.87,YTL nin nın davalıdan alınarak davacı … Yönetimine verilmesine” cümlelerinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden Orman Yönetimine yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 18.10.2007 günü oybirliği ile karar verildi.