YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/9342
KARAR NO : 2008/5754
KARAR TARİHİ : 10.04.2008
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapudaki yüzölçümünün ve sınırının düzeltilmesi davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, davaya konu … Köyü, … mevkiindeki, 249 parsel sayılı 18.884.500 m2 yüzölçümü ile tapuda kayıtlı taşınmaza, 500’den fazla kişi ve kuruluşun hissedar olduğu, bu taşınmazIa ilgili olarak … Kadastro Mahkemesinin 1991/5-1996/19 Sayılı (Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 04.07.2000 tarihli 20001 5216 E. – 6528 K.sayılı kararı ile kesinleşmiştir.) karara göre taşınmazın yüzölçümünün 18.884.500 m2 olmayıp, gerçek yüzölçümünün 9.555.875 m2 ve özel orman statüsünde olduğunu,taşınmazın hissedarlarının, ortaklığın giderilmesi için, izale-i şuyu davası açtıklarını, taşınmazda pay sahibi olanların pek çoğunun itirazlarına ve mağduriyetine rağmen, taşınmazın satılarak ortaklığının giderilmesine karar verildiğini ve … Sulh Hukuk Mahkemesinin 2001/15 Satış nolu dosyası ile işlem gördüğünü, ancak, taşınmazın ihalesinde bir takım yolsuzluk bulunduğu iddiasıyla kendi taraflarınca ihalenin feshi davası açıldığını ve taşınmazın satış işlemlerinin kesinleşmediğini, satış işleminin kesinleşmemiş olmasına rağmen … Sulh Hukuk Mahkemesinin satış işlemlerini yürütmeye devam ettiğini,ne var ki tüm bu satış işlemlerinin ve tamamen yanlış oluşturulan kadastro üzerinden yürütüldüğünü çünkü; taşınmazın; satışa konu olmak üzere kadastrosu yapılırken % 27.28 hata ile hesaplama yapıldığını, bu haliyle yapılan tespitlerin sanal, gerçekleri yansıtmayan dolayısıyla usulsüz işlemlere sebep olduğunu, bu hususun Alemdağ Orman İşletme Müdürlüğün 10.12.1997 tarihli emirleri ile tanzim edilen Gebze Orman İşletme Şefi … tarafından imzalanan raporda da belirtildiğini, bunun da taşınmazın tapusunun ve kadastrosunun hileli ve sahte yollarla yapıldığı açıkça ortaya koyduğunu, kadastro paftasında Uludağ nirengi noktası olarak alınarak % 27.28 maddi hata yapılması nedeniyle, kadastro haritalarında 249 parselin 27.28 hata payı ile koordinatlarının hesaplandığı ve dolayısıyla 5.151.692 m2 Hazine arazisinin hileli yolla 249 nolu parsele ilave edilmesi sonucuna neden olduğunu, taşınmazın bu maddi hata ile ihale edildiğini ve devletin büyük zararlara uğradığını, ayrıca taşınmazın özel orman statüsünde olması nedeniyle, Orman Kanunu 52. maddesine göre ormanların 5 hektardan … parçalara bölünüp, satılamayacağı, oysa 249 parselin 1000 m2’lik parçalara ayrılmak suretiyle, yüzlerce kişiye satıldığını, bu durumun Anayasanın 169. maddesine aykırı olduğunu ileri sürerek, davaya konu 249 parsel sayılı taşınmazın tapularının dağıtımına engel olunmasını, taşınmazın gerçek yüzölçümü ve sınırlarının belirlenmesini istemiştir.
Mahkemece, 3402 Sayılı Yasanın (Kadastro Yasasının) 11. maddesi uyarınca davaya bakma görevinin Genel (Asliye Hukuk) mahkemeye ait olup, kadastro mahkemesinin görevine girmediği gerekçesiyle davanın görev yönünden reddine, karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir
1-) Davanın konusu … Köyü, … mevkiindeki, 249 parsel sayılı taşınmaz, kısmen arazi kısmen çalılık niteliği ve 18.884.500 m2 yüzölçümü ile Abbas Özek ve arkadaşları adına kayıtlı olup, tapu kaydının beyanlar hanesinde özel orman olduğu, 6831 Sayılı Orman Yasasının. 52. maddesine göre 500 hektardan … parçalara ifraz edilemeyeceği ve yine, aynı maddeye aykırı inşaat yapılamayacağı yolunda şerh bulunmaktadır.
2-) Çekişmeli taşınmazın içinde yer aldığı arazi 1942 yılında 2302 Hektar yüzölçümüyle … Serisi Devlet Ormanı olarak 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre kadastrosu yapılmış ve sonuçları taşınmazın bulunduğu köyde 23.07.1942 tarihinde ve Resmi Gazetede 22.10.1942 tarihinde ilan edilmiştir.
3-) Temmuz 1942 tarih 15, 16, 17, 18 ve 19 numaralı tapu maliklerinin Orman Yönetimi aleyhine Üsküdar Asliye Hukuk Mahkemesinde açtıkları dava sonucu mahkemece 25/6/1943 gün 1942/542- 943/414 sayılı karar ile “davalı Orman İdaresinin tahdit şeklinde tecelli eden müdahalesinin menine ve münazaalı mahale ait tahdit zaptının iptaline” dair verilen karar Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 01.04.1944 gün ve 3276/289 sayılı ilamı ile onanarak kesinleşmiştir.
4-) 13.07.1945 tarihinde yürürlüğe giren 4785 sayılı Yasa gereğince, … Çiftliğinin tamamı Devletleştirilmiş, tahakkuk ettirilen Devletleştirme bedeli taşınmaz maliklerince alınmamıştır. 1942 tarihdit sınırları esas alınarak … … Devlet Ormanı Hazine adına Şubat 1967 tarih ve 3 numarada 1942 yılı tahdit sınırlarıyla 2302 Hektar yüzölçümünde tapuya tescil edilmiştir.
5-) … Köyünde 1970 yılında yapılan genel arazi kadastrosunda çekişmeli 249 parsel sayılı taşınmazın bulunduğu yer fundalık ve orman niteliği ile tespit harici bırakılmış, Üsküdar Asliye Hukuk Mahkemesinin 25.06.1943 gün ve 1942/542-414 sayılı kararlarında orman tahdidinin iptaline konu olan Temmuz 1942 tarih 15, 16, 17, 18 ve 19 numaralı toplam yüzölçümü 5200 Dönüm (tahvilen 4.778,800 m2) olan bu 5 adet tapu kaydından, yüzölçümleri toplamı 4500 dönüm (tahvilen 4.246,500 m2) olan yüzölçümlü tapulardan 15.16 ve 19 numaralı tapu kayıtları, toplam yüzölçümü 413.55 Hektar (4.135.500 m2) yüzölçümlü olan 225, 226, 227 ve 228 parsellere revizyon görerek tapu sahipleri adına tespit ve tescil edilmiş ve bunlardan 919.000 m2 yüzölçümlü 227 sayılı özel orman parseli İstanbul Eğitim ve Kültür Vakfına, diğer 636.000 m2 yüzölçümlü 225 (ifrazen 250 ve 251) sayılı parsel S.S. … Kent Arsa Konut Kooperatifine ve 1.202.000 m2 yüzöçümlü 226 sayılı parsel (ifrazen 248 parsel) SETANAY …’E, 1.378, 500 m2 yüzölçümlü 228 sayılı parsel de Erkut Soyak’a satılmıştır.
6-) Davacılar kadastro sırasında uygulanmadığını bildirdikleri Temmuz 1942 tarih 17 nolu 200 dönüm ve aynı tarih ve 18 nolu 500 dönüm tapuların kapsamında kaldığı ileri sürülerek, 1888.45 (18.884,500 m2) hektarlık taşınmaz için tapu maliklerince, 3116 Sayılı Yasaya göre yapılan orman tahdidinin iptali hakkındaki Usküdar Asliye Hukuk Mahkemesinin 25/06/1943 gün 1942/542-943/414 sayılı kararına dayanarak, Orman Yönetimi ve Hazine aleyhine men’i müdahale ve tapu iptal davası açılmış, bu dava sonucunda da Kartal (1) Asliye Hukuk Mahkemesinin 09.06.1978 gün ve 1973/25-269 sayılı kararı ile, davalıların müdahalesinin men’ine ve Hazine adına mükerrer olarak sonradan tesis olunan ~ubat 1967 tarih 3 nolu tapunun iptaline karar verilmiş, karar, Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 16.10.1979 gün ve 9683/1 1408 sayılı ilamı ile onanarak kesinleşmiştir. Bu kararda taşınmazın tesciline ilişkin hüküm bulunmamaktadır. Çünkü, … Devlet Ormanı olarak ~.942 yılında kadastrosu yapılan alanın toplamı 2302 Hektardır. Bu arazinin tamamı Usküdar Asliye Hukuk Mahkemesinin 25.06.1943 gün ve 1942/542-414 sayılı kararında yazılı Temmuz 15 ila 19 numaralı tapuların kapsamında kalmamaktadır. Bu tapuların bitişiğindeki ihtilafsız Devlet Ormanları da ~ubat 1967 tarih 3 nolu 2302 Hektar yüzölçümlü orman tapusunun içindedir. 19422/542-414 sayılı kararın dayanağı 11.06.1943 tarihli krokide 2302 hektar yüzölçümlü … Devlet Ormanı sınırları içinde davacıların dayandığı tapu kayıtları kapsamında kalmayan arazilerin de bulunduğu belirtilmiştir. Karta1 Asliye (ı) Hukuk Mahkemesinin 1973/25-269 sayılı kararında davacıların dayandığı ve toplam yüzölçümü 700 dönüm olan
Temmuz 1942 tarih 17 ve 18 nolu tapu kayıtların 2302 hektar yüzölçümlü … Devlet Ormanın hangi belümüne ait olduğu belirlenmemiştir. Değişir sınırlı 700 dönüm (tahvilen 643.300 m2) yüzölçümlü tapu kaydının 18.854,500 m2 yüzölçümlü 249 sayılı parselin tamamını kapsadığı düşünülemeyeceği gibi davada tescil talebi bulunmadığı ve Köy Tüzel Kişiliği davada taraf olmadığı ve davacıların dayandığı Temmuz 1942 tarih 18 nolu tapu kaydının miktarı 200 dönüm (tahvilen 183.800 m2) ve Temmuz 1942 tarih 19 nolu tapunun yüzölçümü 500 dönüm (tahvilen 459.500 m2) olduğu halde, bu kararın esinleşmesinden sonra davacıların avukatı tarafından verilen 16.06.1980 tarihli tavzih dilekçesi ile kesinleşen meni müdahale ve tapu iptali kararına konu yerin davacılar adına tescili konusunda tavzih yoluyla karar verilmesi istenmiş ve aynı mahkemenin 07.07.1980 günlü ve 08.07.1980 kesinleşme tarihli tavzih kararı ile iptal edilena Hazine tapusunun dayandığı orman tahdit haritasında mevki ve hudut isimleri bulunan yerin 18.884.500 m2 yüzölçümü ile tapu malikleri adına tesciline karar verilmiş, tavzih kararı mahkeme kaleminde Hazine avukatına ve Orman Genel Müdürlüğü avukatına tebliğ edilmiş ve bu avukatların “tavzih kararını temyiz etmiyoruz” şeklindeki beyanları esas alınarak ve bu tavzih kararı Tapu Sicil Müdürlüğünce tescil nedeni sayılarak davaya konu yer 02.09.1980 tarih ve 9 no 35 yevmiye sayılı işlemle tapuya tescil edilmiştir. Halbuki bir taşınmazın tahdidinin iptal edilmesi başka bir konu o yerin kişiler adına tescil edilmesi ise başka bir konudur. Taşınmaz hakkında yapılan tahdide dayalı tapu kaydının iptal edilmesi o yerin kişiler adına tescilini gerektirmez. O yer kıyı, mera, fundalık gıbi devletın hükum ve tasarrufu altında olan ve özel mülke konu olmayacak yer olabilir. M.Y.639 (… T.M.Y.’nın 713) maddesi gereğince taşınmazın içinde bulunduğu köy ya da belde ile Hazine ve ilgili kamu tüzel kişilerine yöneltilerek açılacak bir tescil davası sonucu yasada öngörülen tüm koşulların oluşması halinde o yer özel mülk olarak kişiler adına tescil edilebilir. Kartal Asliye (1.) Hukuk Mahkemesinin 09.06.1978 gün 1973/25-269 sayılı kararında Köy Tüzelkişiliği taraf değildir. Dava dilekçesinde davacıların tescil isteği de bulunmamaktadır. Sadece daha önce tapuda kayıtlı olan taşınmaz hakkında yeniden ve sonradan tahdit yoluyla oluşturulan tapu kaydının iptaline karar verilmiştir. Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 16.10.1979 gün ve 1979/9683- 11408 sayılı kararında Davacıların dayandığı Temmuz 1942 tarih 17 ve 18 nolu tapu kayıtlarının kapsamı içine giren yerin 346 hektar olduğu belirtilmiştir. Buna karşın davacılar vekilinin tavzih talebi mahkemece kabul edilip davacıların tapu kayıtları kapsamı dışında bulunan (çünkü davacıların Şubat 1337 tarih 109 ila 120 nolu sicilden gelen ve toplam yüzölçümü 565 dönüm olan Ocak 1968 tarih 9 ila 20 numaralı tapu kayıtları dava dışı olan 1.366.000 m2 yüzölçümlü … Köyü 224 sayılı parsele revizyon görmüş ve bu parsel itirazsız olarak tapu malikleri adına kadastroca tesbit ve tescil edildikten sonra Istanbul Royal A.Ş’ne satılmıştır. Yine Usküdar Asliye Hukuk Mahkemesinin 23.06.1943 gün ve 1942/542-414 sayılı tahdinin iptali davasına konu olan ve yüzölçümü 2000 dönüm (tahvilen 1.838.000 m2) olanTemmuz 1942 tarih 15 nolu tapu kaydı 636.000 m2 yüzöllçümlü 225 (ifrazen 244) parsel ile 1.202.000 m2 yüzölçümlü 226 sayılı parsele, yine Temmuz 1942 tarih 16 nolu 1500 dönüm (tahvilen 1.378.300 m2) yüzölçümlü tapu kaydı 1.378.300 m2) yüzölçümlü 228 sayılı parsellere revizyon görmüştür. Birbirine bitişik 224,225, 226 ve 227 sayılı parseller nazara alındığında dört tarafı ormanla çevrili 228 sayılı parselin toplam yüzölçümü bu beş adet parsele revizyon gören ve …. Karşısı, … Gölü, … suyu, … suyu, … Yatağı, …, … Kuyuları, … Burun gibi değişir sınırlı olması nedeniyle kapsamları yüzölçümlerine değer verilerek belirlenmesi gereken tapu kayıtlarının toplam yüzölçümünden çok fazla olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda Temmuz 1942 tarih 17 ve 18 numaralı toplam yüzölçümü 700 dönüm (tahvilen 643.300 m2) yüzölçümlü tapu kaydının 18.884.500 m2 yüzölçümlü 249 sayılı parseli kapsadığı düşünülemez. 249 sayılı parselin kısmen doğusu ve batısı Şile İlçesi, … Devlet Ormanı, kısmen doğusu Gebze Ilçesi, Çaylak Devlet Ormanları ile çevrilidir. Kartal Asliye (I.) Hukuk Mahkemesinin 1973/25 sayılı dosyasında bir tapu uygulaması da yapılmamıştır. Bu durumda, tescil isteği olmadığı ve mahkemece de tescil kararı verilmediği halde, tavzih kararı ile tescil kararı verilmiş ve Hazine ile Orman Yönetimi ve kişilerin bu tavzih kararını temyiz etmeyeceklerini bildirmeleri üzerine, tavzih kararı gereği 18.884.500 m2 yüzölçümlü 249 sayılı parsel tapuya tescil edilmiştir. Hazine ve Orman Yönetiminin avukatlarının Maliye Bakanlığı ve Orman Genel Müdürlüğünün olurunu almadan davayı kabul etmeleri ya da verilen tavzih kararını temyiz etmemeye yetkileri bulunmamaktadır. Bu nedenle sözü edilen kararın Hazine ve Orman Yönetimini bağlayıp bağlamayacağı bu yönetimler tarafından açılacak ayrı bir davanın konusudur. Dosya kapsamından, avukatlar hakkında ne gibi işlem yapıldığı, dava konusu 249 sayılı parselin tapusunun dayanağını oluşturan Kartal Asliye (1.) Hukuk Mahkemesinin 26.12.1978 gün ve 1973/25-649 sayılı kararının tavzih yoluyla değiştirilmesine ilişkin olan ve 08.07.1980 tarihinde kesinleJime Jierhi verilen TA VZİH kararı aleyhine Maliye Bakanlığı ve Orman Genel Müdürlüğü tarafından ne gibi işlem yapıldığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
7-) 1981 yılında 1 nolu orman kadastro komisyonun 1 numaralı ekibi tarafından, 6831 Sayılı Yasanın 1744 Sayılı Yasa hükümlerine göre Kartal Asliye 1. Hukuk Mahkemesinin 1973/25-269 sayılı kararı esas alınarak … Özel Ormanının sınırlandırması yapılmış ve çekişmeli … Köyü 249 sayılı parselin bulunduğu yer … Özel Ormanı olarak sınırlandırılarak sonuçları, 18/06/1981 tarihinde ilan edilmiştir.
Bu çalışmaya karşı gerçek kişilerin, özel orman olarak sınırlandırılan sahanın orman vasfında olmadığı gerekçesi ile Orman Yönetimi ve Orman Bakanlığı aleyhine açtıkları orman kadastrosuna itiraz davası İstanbul 3. İdare Mahkemesinin 1985/82 – 1991/740 sayılı kararı ile reddedilmiştir.
😎 Diğer yandan dava konusu 249 sayılı parsele kuzey batı yönde komşu … Köyünde 19 sayılı orman kadastro komisyonunun 2 numaralı ekibi tarafından 1980 yılında devlet ormanlarının kadastro ve aplikasyon işlemi yapılarak sonuçları 18/06/1981 tarihinde ilan edilmiştir.
Bu çalışmaya karşı tapu sahipleri tarafından, tapulu taşınmazlarının 83 hektarlık kısmının devlet ormanı sınırları içine alınması işleminin doğru olmadığını ileri sürerek orman kadastrosunun iptali istemiyle açtıkları dava, … Kadastro Mahkemesinin 09.10.1996 gün ve 1991/15-19 sayılı kararı ile, bilirkişi raporu doğrultusunda, 1942 yılında … ve … Köylerinde yapılan orman kadastrosunda çakışan sahanın 83 hektar değil 550 Ha. + 7808 m2 olduğu, 1980 yılında 19 no1u komisyonun yaptığı çalışmanın 1942 yılında yapılarak kesinleşen 3 numaralı komisyon kararının zemine aplikasyonu işleminden ibaret olup, … bir orman kadastro çalışması yapılmadığından davacıların 19 no1u komisyon kararının iptal edilmesinde herhangi bir hukuki yararları olmadığı” gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ve kesinleşmiştir.
Daha sonra tapu sahiplerince, … Kadastro Mahkemesinin 1991/5 E.-1996/19 K. sayılı davasının yargılamanın yenilenmesi istenmiş ise de, … Kadastro Mahkemesinin 03.06.1998 tarihli kararı ile yargılanın yenilenmesi istemi reddedilmiş ve Yargıtay 20. H.D.nin 04.07.2000 gün ve 2000/5216-6528 sayılı ilamı ile onanarak kesinleşmiştir
9- Tapu malikleri arasında görülen ortaklığın giderilmesi davası sonucu 249 sayılı parsel hakkında verilen kararın infaz aşamasında davacı … A.Ş. tarafından, tapu malikleri … Makine A.Ş. ve Ark. ile Orman Yönetimi, Hazine ve Tapu Kadastro Genel Müdürlüğünü hasım gösterilerek Asliye Hukuk Mahkemesinde 10/8/2005 tarihinde açılan davada satış işleminin iptali istenmiş, mahkemece 20/12/2005 gün ve 2005/ 507-558 sayılı karar ile davanın reddine karar verilmiş ve Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 2006/7247 Esas sayılı kararı ile onanmış, karar düzelme istemi de ret edilmiştir. Ne var ki; anılan dava ile temyize konu davaların hukuki sebeplerinin farklı olduğu anlaşılmaktadır.
10- Dava konusu taşınmaz hakkındaki orman kadastrosuna ilişkin son işlem bu davanın devamı sırasında 4999 Sayılı Yasa uyarınca … Köyü 249 parsel sayılı … Özel Ormanının bitişiğindeki devlet ormanları ile sınırlarının uyumsuzluk olması nedeniyle yapılmış ve 249 sayılı parsel hakkındaki kesin hükme itibar edilerek, … Özel Ormanı ile bu ormanın bitişiğindeki Devlet Ormanlarının sınırlarında uyumsuzluk olması nedeniyle yapılmış ve 249 sayılı parsel lehine bitişikteki Devlet Ormanı aleyhine düzeltme yapılmış ve bu çalışma 01/06/2006 tarihinde ilan edilmiştir. Bu işlem aleyhine bir davanın açılıp açılmadığı dosya kapsamından anlaşılamamaktadır.
Kadastro mahkemesi özel görevli mahkeme olup yasalarda sınırlı olarak gösterilen uyuşmazlıkların çözümünde görevlidir. Yukarıda yapılan açıklamalara göre davaya konu … Köyü 249 sayılı parsel, 18.884.500 m2 yüzölçümlü olarak tapuda kayıtlıdır. Davaya konu yer hakkında … bir orman kadastrosu ya da arazi kadastrosu yapılmamıştır.
Her ne kadar dava konusu 249 sayılı parselin Eylül 1980 tarih 1 sayılı tapuya tescil işlemine dayanak gösterilen Kartal (1.) Asliye Hukuk Mahkemesinin 09.06.1978 gün 1973/25 -1978/269 sayılı ilam 07.07.1980 günlü ve 08.07.1980 kesinleşme tarihli tavzih kararı yoluyla eklenen bir karar ile, yasada tescil davası için öngörülen yargılama ve uygulama yapılmaksızın, kişiler yararına tapuya tescil için gerekli koşulların oluşup oluşmadığı, dayanılan tapu kayıtların bu yere mevki ve yüzölçümü ile uyup uymadığı konularında bir uygulama ve araştırma
yapılmadan bitişikteki yüzlerce dönüm devlet ormanını da içine alan Şubat 1967 tarih 3 nolu 2302 Hektar (23.000.020 m2) yüzölçümlü tapu kaydının iptaline karar verilmiş ve bu davanın dava dilekçesinde sonuç olarak “2302 Hektar sahanın tapu miktar fazlası olan kısmının özel orman olarak davacılara aidiyetinin tespit ve teyidine, müdahalelerinin mennine, Hazine ve Orman Yönetimi adına tapuya tescil edilmiş ise iptaline” şeklinde dava açıldığı, tescil isteğinde bulunulmadığı, tapu iptaline ilişkin mahkeme kararına tavzih yoluyla tescil hükmünün eklenmesi sonucu oluştuğu, tarafların bağlayan davada yapılan yargılama sonucu verilen bir tescil hükmü bulunmadığı, Orman ve Hazine avukatlarının yetkileri olmadığı halde tavzih kararının temyizinden vazgeçmiş olmalarının sonuçlarının ne olacağı ve kararın Orman Yönetimi ve Hazineyi bağlayarak kesinleşmiş bir karar olarak kabul edilip edilmeyeceği ve yapılan tescilin Medeni Yasanın 1025 ve 1027. maddelerinde yazılı yolsuz tescil niteliğinde
olup olmadığı konuları, tapuya tescil işlemi ile menfaati etkilenen hak sahibi kurumlar ve kişiler tarafından (Hazine, Orman Yönetimi ve Köy Tüzel Kişiliği…gibi) yolsuz tescil ya da başka bir nedenle açılacak bir davada tartışılabilecek konular olduğu, bu tür davayı da dava sonucunda hukuki yararı bulunanların açabileceği anlaşılmaktadır.
O halde; temyize konu dava, tapuda kayıtlı taşınmazın sınır tespiti ve yüzölçümünün düzeltilmesi istemine ilişkin olup, taşınmaz hakkında kadastro tespit tutanağı düzenlenmediği, yasalarda sınırlı olarak gösterilen uyuşmazlıklardan hiçbirine girmediği için davaya bakmak görevi Kadastro Mahkemesinin görevi dışındadır.
Görev konusu kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında kendiliğinden gözönünde bulundurulacağından, mahkemece Genel (Asliye Hukuk) Mahkemesinin görevli olduğu nedeniyle görevsizlik kararı verilmesi usul ve yasaya uygun olduğundan, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 10/04/2008 gününde oybirliği ile karar verildi.