YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/9869
KARAR NO : 2007/12188
KARAR TARİHİ : 09.10.2007
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü 109 ada 73 parsel sayılı 1.427,97 m2 yüzölçümündeki taşınmaz senetsiz ve belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla niteliği ile davalı … adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, çekişmeli taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu, zilyetlikle kazanılamayacağı iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, dava konusu taşınmazın tespit gibi davalı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesine göre yapılmıştır.
Mahkemece verilen karar usul ve yasaya aykırıdır. Şöyle ki; Davacı Hazine; çekişmeli taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu, 3402 Sayılı Yasanın 14. ve devamı maddelerinde düzenlenen zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının oluşmadığı savıyla dava açmıştır. Çekişmeli taşınmazın yöntemine uygun şekilde yapılan uygulama, inceleme ve araştırma sonucunda orman sayılmayan, zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olduğu belirlenmiş ise de taşınmaz başında yapılan keşifte davalının beyanı, yerel bilirkişi ve kadastro tespit bilirkişilerinin anlatımları ile çekişmeli yeri davalı …’ın kullanmadığı, dava da taraf olmayan Sıddıka Batır isimli kişinin kullanıldığı belirlenmiştir. Bu durumda davalının yani tespit malikinin 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesinde düzenlenen kadastro tespit tarihine kadar 20 yıllık zilyetliği bulunmamaktadır. Mahkemece bu durum gözetilmeksizin dava konusu taşınmazın orman sayılmayan, devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunması gerekmeyen yerlerden olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir .
Hal böyle iken; çekişmeli taşınmazın gerçek maliki, temyize konu davaya katılmadığı takdirde tespit maliki olan davalının kadastro tespit tarihine kadar 20 yıllık zilyetliği bulunmadığı, bu sebeple 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesinde düzenlenen zilyetlikle taşınmaz edinme koşulları oluşmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın tespit tutanağındaki nitelik ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin aksi düşünce ile yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 09.10.2007 günü oybirliğiyle karar verildi.