Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2008/10061 E. 2009/17469 K. 24.11.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/10061
KARAR NO : 2009/17469
KARAR TARİHİ : 24.11.2009

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Orman Yönetimi ve davacılar … … … ve arkadaşları tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

… Köyünde 1962 yılında yapılan kadastro sırasında, 179 parsel sayılı 14.280 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, 168 yazım numaralı vergi kaydı uygulanarak kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla niteliği ile … … ve ortakları adlarına tesbit edilmiştir. … … … ve arkadaşları … 1932 tarih 13 ila 32 numaralı, … … ve arkadaşları Ağustos 1313 tarih 7 ila 29 numaralardan gelen Mart 1966 tarih 1 ila 23 numaralı tapu kayıtlarına dayanarak, …’ın zilyetliğe tutunarak yaptıkları itirazlar üzerine Kadastro Komisyonunca taşınmazın … adına tesciline karar verilmiştir. Orman Yönetiminin orman sayılan yerlerden olduğu savıyla, … … … ve arkadaşlarının itiraz nedenlerini ileri sürerek açtıkları davaya Hazine; taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiasıyla katılmıştır. … Köyünde 1962 yılında kadastrosu yapılan 1 ila 223 sayılı parseller hakkında aynı iddia ile açılan davalar … Kadastro Mahkemesinin 1993/37 ve 41 sayılı dava dosyaları ile birleştirilip yeniden ayrılıp ayrı ayrı dosya oluşturulup esas numarası verildikten sonra, mahkemece Hazinenin davasının kabulüne, diğer davacıların davalarının reddine, dava konusu taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmiş, hüküm davacılardan … … … ve arkadaşları ile Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1942 yılında 3116 Sayılı Yasaya göre yapılan orman tahdidi ile davanın devamı sırasında 1976 yılında yapılarak 25.06.1981 tarihinde ilan edilen aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması ve 15.08.1985 tarihinde ilan edilen aplikasyon ve 2896 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması, 14.11.1990 tarihinde ilan edilen 3302 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
Mahkemece hükme dayanak yapılan orman bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen raporda çekişmeli taşınmazın bir bölümünün 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman sınırlama haritası içinde iken 2896 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması ile Hazine adına orman rejimi dışına çıkarıldığı, bir kesiminin de orman sınırlama haritası dışında olduğu açıklanmış ise de, rapor ekindeki hat uygulaması yetersizdir.Diğer taraftan yörede orman kadastrosu 4785 Sayılı Yasa hükümleri nazara alınmadan bu yasanın yürürlük tarihinden önce 1942 yılında 3116 Sayılı Yasaya göre yapılmış olduğundan salt tahdit haritasının uygulanması taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığının tespitinde yetersiz kalır. Bu sebeple; temyize konu taşınmazın öncesinin de araştırılması, taşınmazın bulunduğu yöreye ait en eski tarihli memleket haritası ve … fotoğraflarında ne şekilde nitelendirildiğinin belirlenmesi; 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumlarının saptanması gerekir. … Kadastro Mahkemesinin 2003/74-2008/44 sayılı dosyasında bulunan en eski tarihli memleket ve ortofoto haritalarında çekişmeli taşınmaz yeşil renkli ormanlık alanda gözükmektedir. Davacı kişilerin tutundukları tapu kaydı mevkii ve sınırları itibariyle çekişmeli taşınmaza uymadığı gibi bir an için uyduğu düşünülse dahi 4785 Sayılı Yasa karşısında hukuken değer taşımaz. Tapu ve zilyetlikle ormandan … kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş olup, diğer fıkraları da 03.03.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5304 sayılı yasa ile yürürlükten kaldırıldığından bu yollarla ormandan yer kazanılamaz. Öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi, salt orman toprağı orman sayılan yer olduğuna göre taşınmazın orman niteliği ile Hazine adına tescile karar verilmesi gerekirken hüküm yerinde nitelik belirtilmeden Hazine adına tescil edilmesi doğru değil ise de bu durum hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple; hükmün (1) rakamlı bölümünün 2. cümlesinde yer alan “taşınmazın” sözcüğünden sonra “orman niteliği ile” sözcüklerinin yazılarak düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekli ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine 24/11/2009 gününde oybirliği ile karar verildi.