Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2008/10139 E. 2008/15250 K. 12.11.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/10139
KARAR NO : 2008/15250
KARAR TARİHİ : 12.11.2008

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVALILAR : TEİAŞ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ-… GÜLSÜN VE ORTAKLARI

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil, elatmanın önlenmesi ile kamulaştırma şerhinin silinmesi davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi tüm davalılar tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

1968 yılında yapılan kadastro sırasında … Köyü 216 parsel sayılı 23.100 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, senetsiz ve belgesizden tarla niteliği ile … … adına tespit ve tescil edilmiş, satış ve intikaller yoluyla … … ile ortaklarına geçmiştir.
218 parsel sayılı 55.800 m2 yüzölçümündeki taşınmaz Nisan 936 tarih 85 sıra nolu tapu kaydı ve gittileri uygulanarak tarla niteliği ile … Gülsün adına tesbit ve tescil edilmiş, daha sonra kamulaştırma işlemleri üzerine 771 ila 773 parsellere ifraz edilmiştir. 772 ve 773 parsel sayılı sırasıyla 1.936m2-955 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar tarla niteliği ile … … ve ortakları adlarına tapuda kayıtlı olup 772 parsel sayılı taşınmazın beyanlar hanesinde 2942 sayılı Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasanın 2. madde değişik 7. maddesi uyarınca şerh konulmuştur. Davacı … Yönetimi; 216, 772 ve 773 parsel sayılı taşınmazların kesinleşen orman tahdidi içinde kaldığından tapu kayıtlarının iptal edilerek orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescillerine, davalıların elatmalarının önlenmesine ve 772 parsel sayılı taşınmazın beyanlar hanesindeki kamulaştırma şerhinin silinmesine karar verilmesi istemiyle dava açmıştır.Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu 772 ve 773 parsel sayılı taşınmazların tamamının, 216 parselin bilirkişiler tarafından düzenlenen krokili raporda (A), (B), (C) ve( D) ile işaretlenen bölümlerinin tapu kayıtlarının iptal edilerek orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescillerine karar verilmiş hüküm tüm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kesinleşen tahdit içinde kalan taşınmazların tapu kayıtlarının iptali tescil, elatmanın önlenmesi ve kamulaştırma şerhinin silinmesi niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yörede 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp 27.06.1947 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu, 1950 yılında 5653 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan makiye ayırma, 1968 yılında genel arazi kadastrosu, 26.11.1982 tarihinde ilanı yapılıp kesinleşen aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması, 22.07.1987 tarihinde ilanı yapılıp kesinleşen 3302 sayılı yasanın 2/B madde uygulaması vardır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman orman bilirkişi tarafından yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırma sonucunda temyize konu taşınmazların, 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp kesinleşen orman tahdidi içinde kaldıkları, 1950 yılında 5653 Sayılı Yasa hükümlerine göre makiye ayrıldıkları, ancak makiye ayırma işleminin 24.12.1962 tarihli rapor ile iptal edildiği anlaşıldığına, bir an için makiye ayırma işleminin iptal edilmediği düşünülse dahi makiye ayrılan yerlerde özel yasalar uyarınca oluşturulan tapulara değer verileceği Y.İ.B.B.K.nın 22.03.1996 gün 5-11 sayılı ve H.G.K.nun Y.K.Dnin Ekim 2002 sayısında yayınlanan 27.02.2002 gün ve 2002/1-19/97 sayılı kararı ile kabul edildiğine, çekişmeli taşınmazlara ilişkin makiye ayırmadan sonra özel yasalar uyarınca

-2-
2008/10139-15250

oluşturulan tapu kaydı bulunmadığına, kaldı ki taşınmazların eğimlerinin % 13-14 olduğuna, orman ve … muhafaza karakteri taşıdıklarına, 6831 Sayılı Yasanın 1/j bendinin karşı kavramından funda veya makiliklerle örtülü orman ve … muhafaza karakteri taşıyan yerlerin orman sayılacağına, bilimsel olarak da % 12’den fazla eğimli makilik sahaların orman ve … muhafaza karakteri taşıması nedeniyle muhafaza (koruma) makisi yani orman sayılması gerektiğine, bu nitelikteki taşınmazların 5653 Sayılı Yasa hükümlerine göre makiye ayrılamayacağına, ayrılmış olsa bile yasal dayanağı bulunmadığından yok hükmünde sayılacağına, orman niteliğini koruyan muhafaza (koruma) makilik alanlarda 22.03.1996 gün ve 1993/5-1 Sayılı İnançları Birleştirme Kararının ve H.G.K.nun Y.K.D’nin Ekim 2002 sayısında yayınlanan 27.02.2002 gün ve 2002/1-19/97 sayılı kararının uygulama yerinin bulunmadığına göre yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak davalılardan TEİAŞ Genel Müdürlüğü aleyhine hüküm kurulmadığı halde yargılama giderlerinden ve vekalet ücretinden sorumlu tutulması doğru değil ise de bu durum hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.Bu sebeple hükmün 3, 4 ve 5. bentlerinde yer alan “davalıdan” sözcüğü çıkarılarak bunun yerine “davalı gerçek kişilerden” sözcüklerinin yazılarak hükmün DÜZELTİLMESİNE ve bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine 12.11.2008 günü oybirliğiyle karar verildi.