YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/10170
KARAR NO : 2008/12191
KARAR TARİHİ : 06.10.2008
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … ve davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü 219 parsel sayılı 16519 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, tarla niteliğiyle 148 nolu parselin dayanak tapu kaydının sınırında orman olması nedeniyle miktar fazlası olarak ifraz edilerek, belgesizden Hazine adına tesbit edilmiştir. İtiraz tapulama komisyonunca reddedilmiş davacı taşınmazın kendisine ait olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne-kısmen reddine ve dava konusu 219 parselin 17.06.2002 tarihli fen bilirkişi krokisinde sarı renkli 11.422 m2’lik bölümünün aynı ada son parsel nosu ile davacı Kaşif Işık adına tesciline, (A) harfli 5097 m2’lik kısmın tarla niteliğinde Hazine adına tesciline, 232 parselin tefriki ile başka esasa kaydedilmesine karar verilmiş, hüküm davacı … ve davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır.
Davalı taşınmaza komşu 148 ve 149 parsellere kadastro sırasında Mayıs 1960-42 nolu tapu kaydı revizyon görerek tespitleri yapılmış, tapu kaydının kuzey sınırı orman okuması nedeniyle miktara fazlası bölünerek, 148 parselin fazlası 219, 149 parselin fazlası ise 232 parsel numarası verilerek Hazine adına tespit edilmiştir. Mayıs 1960-42 nolu tapu kaydı ise Çarşamba Asliye Hukuk Mahkemesinin 1953/740 Esas-1959/666 Karar sayılı tescil ilamı ile oluşmuş olup, 08.08.1956 tarihli tescil krokisi incelendiğinde dava konusu 219 ve dava dışı 232 parsellerin bu krokide 12650 m2 yüzölçümlü 2 nolu taşınmaz olarak gösterildiği ve hükümde, “….davacı krokide iki numara ile gösterilen ormanlık kısmın tescilinden vazgeçmiş olduğundan bu kısım hakkındaki talebin reddine” karar verilmiş ve hüküm kesinleşmiştir. Bu kısmın orman olduğu kesin hükümle belirlendiği gibi davacının bu bölüm hakkındaki talebi de kesin hükümle reddedilmiştir.
Mahkemece değinilen yönler gözetilerek davacının davasının kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, dava konusu taşınmazın özel mülke dönüşmesini sağlayacak biçimde davanın kabulü yolunda hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı Hazine ve Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 06/10/2008 günü oybirliği ile karar verildi.