Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2008/10212 E. 2008/14189 K. 30.10.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/10212
KARAR NO : 2008/14189
KARAR TARİHİ : 30.10.2008

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali tescil, elatmanın önlenmesi ve tapudaki şerhlerin silinmesi davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine, davacı … Yönetimi ve davalı gerçek kişiler tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı … Yönetimi, … Köyü (Beldesi) 311 sayılı parselin kısmen 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre 1944 yılında yapılıp 09.02.1945 tarihinde kesinleşen orman kadastro sınırları içinde bırakıldığını, taşınmazın bu bölümünün tapu kaydının iptalini ve orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tescilini, davalıların el atmasının önlenmesini ve tapudaki şerh ve hacizlerin silinmesini istemiştir. Mahkemece davanın KABULÜNE, 02.04.2008 tarihli müşterek bilirkişi rapor ve krokisinde (1) ile gösterilen 7094.534 m2 ve (E) ile gösterilen 934.75 m2 bölümlerin davalı adına olan tapu kaydının iptaline ve orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline, davalıların bu bölüme ilişkin el atmalarının önlenmesine bu bölümlere ilişkin tapudaki şerh ve hacizlerin kaldırılması üçüncü kişilerin hukuki durumunu etkileyeceğinden, bu yöndeki istemin reddine karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından sadece vekalet ücreti, Orman Yönetimi tarafından tapu kaydının beyanlar hanesindeki şerhlerin de silinmesi, davalı gerçek kişiler tarafından ise davanın reddi gerektiğinden söz edilerek temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre tapu iptal ve tescile, el atmanın önlenmesine, tapudaki şerhlerin silinmesine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 1944 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1976 yılında Aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması yapılmış, ekip çalışmaları 03.04.1981 tarihinde ilan edilmiş, itirazlar usulünce incelenmemiş, 1984 ila 1986 yıllarında yapılan aplikasyon ve 3302 Sayılı Yasa ile değişik 2/B madde uygulamalarında 1744 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan çalışmalara itirazlar komisyonca usulünce incelenip ilan edilmediğinden yok sayılıp, 1944 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastro sınırlarının aplikasyonu, herhangi bir nedenle sınırlama dışında kalmış ormanların kadastrosu ve 3302 Sayılı Yasa ile değişik 631 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması 07.04.1988 tarihinde ilan edilip, 08.10.1988 tarihinde kesinleşmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden, … Köyü, … mevkii 311 parsel sayılı 17700 m2 yüzölçümündeki tarla nitelikli taşınmazın 14.05.1953 ila 12.06.1953 tarihinde yapılan askı ilanı sonunda kesinleşen genel kadastroda, 1 tahrir numaralı vergi kaydı ve Aralık 1943 tarih 183 sıra numaralı tapu kaydı esas alınarak Halet Menteşoğlu ve çocukları adına tescil edildiği, 25.03.1964 tarihinde … … ye satıldığı, … …’nin 17.11.1974 tarihinde öldüğü, mirasının … …, …, …, …, … …, …, … … ve … ye intikal ettiği, Köyceğiz Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/357 Esas ve 2003/386 Karar sayılı dosyasında; Hazinenin, … … mirasçıları … … ve müşterekleri aleyhine açtığı tapu iptal tescil davasında, … köyü 311 sayılı parselin kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içindeyken yine kesinleşmiş 2/B madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan bölümlerinin tapu kaydının iptalini ve Hazine adına tapuya tescilini istediği, kesinleşmiş orman kadastrosunun uygulanmasına dayalı araştırıma inceleme ve keşif sonucu düzenlenen 23.01.2003 havale tarihli uzman bilirkişi raporuyla, … Köyü 311 sayılı parselin kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içindeyken yine kesinleşmiş 2/B madde uygulamasıyla, Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı belirlenen, ekli krokide (D) ile gösterilen 750.562 ve (F) ile gösterilen 3039,464 m2 yüzölçümündeki bölümlerin ifrazıyla tapu kaydını iptaline ve Hazine adına tapuya tesciline ilişkin kararının taraflarca temyiz edildiği, kararın Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 25.11.2004 gün ve 2004/6558-12093 sayılı kararıyla onanmasından, tarafların karar düzeltme isteminin de aynı Dairenin 14.04.2005 gün ve 2005/2954-4594 sayılı kararıyla red edildikten sonra kesinleştiği, kesinleşen bu kararda Orman Yönetiminin taraf olmadığı ve kararın henüz infaz edilmediği anlaşılmaktadır.
İnfaz edilmese de, kesinleşen mahkeme kararı nedeniyle, Orman Yönetimi tarafından 311 sayılı parsel açılan davada Hazinenin davalı sıfatı vardır. Kesinleşen bu kararda tapusunun iptali ile Hazine adına tesciline karar verilen bölümler, ölçekli bilirkişi krokisi ile belirlendiğinden Hazine ile … … mirasçıları arasında zorunlu dava arkadaşlığı yoktur.
Çekişmeli … Köyü 311 sayılı parselin Ölü … … adına tapu kayıtlı olması ve tapuda henüz mirasçılarına intikal işlemi yapılmadığından, … … mirasçılarının tümünün, kesinleşen mahkeme kararı nedeniyle Hazinenin ve Anayasanın 169. Maddesi ve 6831 Sayılı Yasanın 17/2 maddesi gereğince ormanlar üzerinde kişiler yararına şerh yazılamayacağından tapu iptal tescil istemi ile açılan davada, beyanlar hanesinde yararlarına şerh yazılan üçüncü kişilerin davalı sıfatı bulunup, davanın tapunun beyanlar hanesinde yararına şerh bulunanlara yaygınlaştırılabileceği, ancak, Y.İ.B.B.G.K. nun 04.05.1978 gün 4/5 sayılı kararı gereğince, hak ehliyeti ve taraf sıfatı bulunmayan ölü kişiler aleyhine dava açılamayacağı, ıslah ile bile olsa taraf değiştirilemeyeceğinden, dava tarihinden önce ölen kişinin mirasçılarının davaya dahil edilme olanağının bulunamadığı, çekişmeli 311 sayılı parsel ile ilgili Köyceğiz Asliye Hukuk Mahkemesinin 23.10.2003 gün ve 2002/357-386 sayılı kararının infazı sağlandıktan sonra, ölü kişinin mirasçıları aleyhine aleyhine ayrıca dava açılabileceği ve eldeki bu dava ile birleştirilebileceği gözetilerek, ölü … … aleyhine açılan davanın husumetten, aynı davanın yaygınlaştırılması suretiyle mirasçıları aleyhine açılan davanın ise davalı sıfatını değiştirme yasağı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı … Yönetimi, Hazine ve … … mirasçıları … ve arkadaşlarının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde Orman Yönetimi ve gerçek kişilere iadesine 30/10/2008 günü oybirliği ile karar verildi.