YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/10215
KARAR NO : 2008/15762
KARAR TARİHİ : 17.11.2008
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, Hopa Kadastro Mahkemesinin 02.03.2007 gün ve 2006/29-2007/18 sayılı kararının ilamının kendisine tebliğ edilmediği halde bizzat kendisine tebliğ edildiğine dair şerh verilip gerçeğe aykırı tanzim edilen tebligat parçasının dosyasına gönderildiğini ve böylelikle Kadastro Mahkemesinin yasal temyiz süresi geçtiğinden karara kesinleşme şerhi verip dosyayı infaz için Tapu Sicil Müdürlüğüne gönderdiğini belirterek karar tebliğine ilişkin tebligatın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Hopa Asliye Hukuk Mahkemesince yaptırılan inceleme sonucunda, Erzurum Kriminal Polis laboratuvarı tarafından tanzim edilen bilirkişi raporunda tebligatta tebellüğ edene ait imzanın davacının … mahsülü olmadığı belirtilmekle davacının iddiası kabul edilerek Hopa Kadastro Mahkemesinin 02.03.2007 gün ve 2006/29-18 sayılı ilamındaki karar tebligatına ilişkin işlemin iptaline ve ilamdaki kesinleşme şerhinin kaldırılarak, kararın yeniden tebliğe çıkarılmasına karar verilmiş, Hopa Asliye Hukuk Mahkemesinin işbu kararı Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Yukarıda özetlenen maddi olay gözönünde bulundurularak usulsüz tebligatın varlığı tespit edilmiş ise de, Tebligat Yasasının 32. maddesinde yer alan, “Tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatabı tebliğe muttali olmuş ise muteber sayılır. Muhatabın beyan ettiği tarih, tebliğ tarihi addolunur.” hükmü çerçevesinde, davacının tebliğ konusunu öğrenme gününün tebliğ tarihi olarak kabul edilmesi gerekir.
Davacı, Hopa Kadastro Mahkemesine verdiği 20.07.2007 tarihli dilekçede, kararın kendisine tebliğ edilmediğini, tebligatın usulsüz olduğunu belirterek, tebliğ konusu kararı haricen öğrendiğini beyan etmiştir. Bu durumda, davacının usulsüz olduğunu iddia ettiği, tebligat ve konusunu en geç 20.07.2007 tarihinde öğrenmiş olduğundan Tebligat Yasasının 32. maddesine göre tebliğ tarihinin 20.07.2007 olarak kabul edilmesi gerekirken, tebligatın iptaline karar verilerek, kararın yeniden tebliğe çıkarılmasının hukuki dayanağı bulunmamaktadır.
-2-
2008/10215 – 15762
Davacı tarafından yapılması gereken iş yukarıda açıklanan usulsüz tebliğ durumunu öğrenir öğrenmez bu hususu belirtip Tebligat Yasasının 32. maddesi gereğince öğrenme günü tebliğ tarihi kabul edilerek, bu tarihten itibaren yasal süresi içinde temyiz yoluna başvurmak olmalıydı. Ancak, davacı tarafından usulsüz tebligata itiraz edilmekle birlikte, yasal süresi içinde temyiz yoluna başvurulmadığından, karar yeniden kendisine tebliğ edilerek, temyiz olanağı sağlanamaz.
Bu itibarla; davalı … yönetiminin temyiz isteminin kabulü ile istemin reddine karar verilmek üzere, Hopa Asliye Hukuk Mahkemesinin 18.06.2008 gün ve 2008/67-137 sayılı kararının BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 17/11/2008 günü oybirliği ile karar verildi.