YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/1026
KARAR NO : 2008/8182
KARAR TARİHİ : 02.06.2008
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdikleri … Köyü, … mevkiinde bulunan 5 parça taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyedliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararlarına oluştuğunu iddia ederek Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre adına tescilini istemiştir. Mahkemece, dava dilekçesinde sınırları yazılı krokide (1) no ile gösterilen 19358,63 m2, (2) no ile gösterilen 5448,13 m2, (3) no ile gösterilen 2406,26 m2, 4/A ile gösterilen 12838,92 m2 ve 4/B ile gösterilen 386,92 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar hakkındaki davanın kabulü ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine ve dahili davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır. Genel arazi kadastrosu işlemi ise, 1994 yılında yapılmış ve kesinleşmiştir. Dava konusu taşınmazlar kadastro çalışma alanı dışında bırakılmıştır.
Dava konusu taşınmazlar yörede, 1994 yılında 3402 Sayılı Kadastro Kanunu gereğince yapılan, genel arazi kadastrosu sırasında tescil harici bırakılmıştır. 3402 Sayılı yasada dolu pafta sistemi geçerli olup, taşınmazlar devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olması nedeniyle kadastro harici bırakılmıştır. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosunun halen yapılmadığı anlaşılmaktadır.1993 tarihli … fotoğraflarına dayalı olarak fotogrometri yöntemiyle düzenlenen haritada taşınmazların tasarruf sınırlarının görülmediği, taşınmazların kullanılan yer olmadığı anlaşılmaktadır.Bu durumda davacının zilyetliğinin 1993 yılından sonra başladığı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla mülk edinme için 20 yıllık zilyetlik süresinin dolmadığı anlaşılmaktadır.
O halde, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazine ve Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, sair hususların bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatarına iadesine 02/06/2008 günü oybirliği ile karar verildi.