Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2008/10269 E. 2008/14466 K. 04.11.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/10269
KARAR NO : 2008/14466
KARAR TARİHİ : 04.11.2008

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Davacı … Yönetimi, 05.07.2006 günlü dilekçesinde … Kasabası 132 ada 95 parsel sayılı taşınmazın 1997 tarihinde kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde orman sayılan yer olduğu iddiası ile tapunun iptalini, davalının elatmasının önlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece davanın kabulüne, 132 ada 95 parselin tapusunun iptaline, orman niteliği ile Hazine adına tesciline, davlının elatmasının önlenmesine karar verilmiş, hüküm davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kalan taşınmazın tapu kaydının iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1997 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ve genel arazi kadastrosu vardır. İptali istenen tapu kaydı 1998 yılında kadastro sonucu oluşturulmuştur.
İncelenen dosya kapsamına, toplanan delillere göre, dava konusu parsel 1998 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sonucu arsa niteliği ile Hazine adına tesbit edilip kesinleştiği, daha sonra Hazine tarafından 2896 Sayılı Yasa uyarınca ihale yolu ile 27.08.2001 tarihinde davalıya satıldığı, çekişmeli taşınmazın kesinleşen orman sınırı içinde kaldığı ve öncesi itibariyle 1961 tarihli memleket haritasında orman alanında kaldığı, orman sayılan yerlerden olduğu bilirkişi raporundan anlaşılmaktadır.
19/02/1995 tarih 22207 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 4070 sayılı HAZİNEYE AİT … ARAZİLERİNİN SATIŞI HAKKINDA KANUNUN –satışı yapılamayacak taşınmaz mallar başlıklı – 11. maddesinin (g) bendinde “6831 Sayılı Kanuna göre orman sayılan alanlar ile 17/10/1983 tarih ve 2924 sayılı kanun gereğince Orman Bakanlığı emrinde bulunan taşınmaz mallar” hakkında uygulanmaz hükmü bulunduğu yine, 2886 Sayılı Devlet İhale Yasasının 74. maddesi ile bu maddeye göre çıkartılan yönetmeliğin 58/e maddesine göre orman alanlarının satışının yasaklandığından, çekişmeli taşınmazın 27/08/2001 tarihinde bedeli karşılığında gerçek kişiye satılması işlemi yasaya aykırı ve böyle bir işlem gereği gerçek kişi adına oluşturulan tapu kaydı da yolsuz tescil niteliğindedir.
Medeni Yasa mülkiyet hakkının doğumunu nedene (illete) bağlı bir hukuksal işlem olarak kabul etmiştir. Medeni Yasanın sistemine göre; tescilin geçerli olabilmesi ve mülkiyet hakkının doğması için geçerli bir hukuksal nedene dayanması zorunludur. Geçerli bir hukuksal nedene dayanmayan tescil işlemi yolsuz tescil niteliğini taşır ve her zaman iptali istenebilir (Hukuk Genel Kurulunun 30/5/2001 gün ve 2001/1-464-470 sayılı ve 19.02.2003 gün 2003/20-102-90 S.K.).
Yolsuz tescille ayni hak kazanılmış olmaz (Prof. Dr. M…. Oğuzman, Prof.Dr…. Seliçi Eşya Hukuku 5.bası 1998 s.141).
-2-
2008/10269-14466

Öte yandan, doğal … ve kaynak niteliğindeki ormanların, özel mülkiyet konusu olmasına yasal olanak yoktur. Bu tür yerler hakkında gerçek kişiler adına sicil oluşturulması da taşınmazın özde kamu malı olma niteliğini değiştiremez. (Yargıtay 1.H.D. 11/9/1989 gün ve 1989/8162-9365).Üzerinde tam kapalı eylemli orman örtüsü bulunan taşınmazın sonradan davalı adına oluşturulan tapu kaydı, yolsuz tescil niteliğinde bir kayıt olup özde kamu malı olan taşınmazın özel mülk olarak tescil edilmesi sahibine mülkiyet … kazandırmaz. H.G.K.’nun 21.02.1990 günve 1989/1-700-101 ve 18.10.1989 gün ve 1-419/528 sayılı kararlarında kabul edildiği gibi, bu tür taşınmazlarda M.Y.’nın 1023 (931) maddesinde yazılı tapuya güven ilkesi ve 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesinde yazılı 10 yıllık hak düşürücü süre de uygulanmaz.
Açaklanan sebeplerle kamu malı orman sayılan yerlerden olduğu belirlenen taşınmaz ihale yoluyla satın alan davalının satış bedelini sebepsiz zenginleşme kurallarına göre davacı Hazineden isteyebileceği de gözönünde bulundurularak yazılı olduğu gibi hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 04/11/2008 gününde oybirliği ile karar verildi.

(Temyiz edenden tahsiline)