Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2008/10334 E. 2008/13956 K. 27.10.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/10334
KARAR NO : 2008/13956
KARAR TARİHİ : 27.10.2008

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi bir kısım davalı mirasçıları tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında, … Köyü 107 ada 35 parsel sayılı 2094.18 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle fındık bahçesi niteliğinde davalı adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, taşınmazın eylemli durumda ve resmi belgelere göre orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, davanın reddine ve dava konusu parselin tespit gibi davalı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay 7 Hukuk Dairesinin hükmüne uyulan 22/ 03/ 2004 tarih 2004/360 E.- 2004/1023 K. sayılı bozma ilamında, “Mahkemece çekişmeli taşınmazın kesinleşen orman kadastro sınırları dışında kaldığı kabul edilerek hüküm kurulmuşsa da yapılan uygulama ve araştırmanın hüküm kurmaya yeterli olmadığı, raporu hükme esas alınan bilirkişilerce taşınmazın orman kadastrosuna göre konumu duraksama yaratmayacak biçimde belirlenmediği gibi dosya içinde bulunan belgelerden yörede yapılan orman kadastrosunun tespit tarihinden önce kesinleşip kesinleşmediğinin de anlaşılamadığı belirtildikten sonra öncelikle yörede tespit tarihinden önce kesinleşen orman kadastrosunun bulunup bulunmadığının belirlenmesi, kesinleşen orman kadastrosunun bulunduğunun anlaşılması halinde buna ait harita ve tutanakların; orman kadastrosunun yapılmadığının ya da tespit tarihinden önce kesinleşmediğinin belirlenmesi halinde ise yöreye ait en eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ile amenajman planının uygulanarak taşınmazın eylemli durumunun da gözetilmesi; orman sayılmayan yerlerden olduğu saptandığı takdirde bu kez zilyetliğe ilişkin toplanan ve toplanacak tüm delillerin birlikte değerlendirilerek tespit gününde davalı taraf yararına 3402 Sayılı Yasanın 14/ son maddesi hükmünde öngörülen zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılması ve oluşacak sonuca göre bir hüküm kurulması ” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyulduktan sonra yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile orman niteliğinde Hazine adına tesciline karar verilmiş, bu karar bir kısım davalı mirasçıları tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 1975 yılında yapılıp 28/11/1988 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır.
Dosya kapsamına, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olmasına ve çekişmeli taşınmazın bulunduğu … Köyünde daha önce 1975 yılında yapılan orman kadastrosunun seri bazında yapılmış olup köyün tamamını kapsamadığı, 1988 yılında yapılan işlemin evvelce sınırlaması yapılmamış ormanlarda orman kadastro çalışması değil aplikasyon ve 2/B madde uygulaması olduğu, bu işlemden sonra dahi tespit tarihine kadar 20 yıllık zilyetlik süresinin dolmadığı, bu nedenle taşınmazın niteliğinin kesinleşen orman kadastrosu değil memleket haritası, amenajman planı ve hava fotoğraflarının uygulanması suretiyle çözümlenmesi gerektiği, bu uygulama sonucunda da taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğunun belirlenmiş bulunmasına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine 27/10/2008 gününde oybirliği ile karar verildi.