YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/10570
KARAR NO : 2008/14496
KARAR TARİHİ : 05.11.2008
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında Arıklı Köyü 170 ada 2, 3, 4 ve 10 parsellerden 2 ve 10 parsel sayılı Ağustos 1950 tarih 140 ve 141 numaralı tapu kaydı ile, 3 ve 4 parseller ise kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle zeytinlik niteliğiyle davalılar adlarına tesbit edilmiştir. Davacı, taşınmazların orman içi açıklık niteliğinde olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, davanın reddine ve dava konusu parsellerin tesbit gibi tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1971 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın kesinleşen orman kadastro sınırları dışında bırakılan iç parsel olması nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. Gerçekten de çekişmeli taşınmazlar 1971 yılında yapılan orman kadastro çalışmalarında 72 numaralı iç parsel olarak bırakılmışsa da çekişmeli 2 ve 10 numaralı parsellerin tesbitine esas alınan Ağustos 1950 tarih 140 ve 141 numaralı 20 şer hektar yüzölçümlü tapu kayıtları Orman Yönetimini bağlamayan ve hasımsız açılan tescil davası sonucu oluşmuş hatta bunlardan 140 numaralı olanın iptali istemiyle … aleyhine açılan davanın … Asliye Hukuk Mahkemesinin 1958/159-6 sayılı kararı ile kabulü ve 32 dönümlük tapu kaydı bölümünün iptal edilmesi üzerine çekişmeli taşınmazların güneyinde yeralan 22 parsel orman niteliğiyle hazine adına tescil edilmiştir. Çekişmeli taşınmazlarla 22 parselin etrafı da 170 ada 19 parsel numaralı orman parseli ile çevrilidir. Yine çekişmeli 3 ve 4 numaralı parsellere kadastro sırasında herhangi bir kayıt revizyon görmemiştir. Davalıların bu taşınmazlar için tutunduğu Nisan 1936 tarih 19 numaralı tapu kaydı da senetsizden oluşmuş olup 23.184 m2 yüzölçümlü zeytinlik niteliğindedir yerel bilirkişi ve tanıklan bu tapuda yazılı Muhacir Abdi, yol ve Siymen çalılığı sınırlarının ormanda kaldığını bildirmişlerdir. Bu halde, çekişmeli taşınmazların toplam yüzölçümleri göz önünde bulundurulduğunda orman içi açıklık olduklarının kabulü gerekir.
6831 Sayılı Yasanın 17. maddesi, orman içi açıklıklarda … ve inşaat yapılmasına, hayvancılık amacı ile ağıl yapılmasına, bu kesimlerin özel mülke dönüşmesine izin vermez.
6831 Sayılı Yasa, madde: 17/1-2
Devlet ormanları içinde bu ormanların korunması, istihsal ve imarı ile alakalı olarak yapılacak her nevi bina ve tesisler müstesna olmak üzere; her çeşit bina ve ağıl inşaası ve hayvanların barınmasına mahsus yerler yapılması ve tarla açılması, işlemesi, ekilmesi ve orman içinde yerleşilmesi yasaktır.
-2-
2008/10570-14496
Devlet Ormanlarının herhangi bir suretle yanmasından veya açıklıklarından faydalanılarak işgal, açma veya herhangi şekilde olursa olsun kesme, sökme, budama veya boğma yollarıyla elde edilecek yerlerle buralarda yapılacak her türlü yapı ve tesisler, şahıslar adına tapuya tescil olunamaz. Buralara doğrudan doğruya orman idaresince el konulur. Yanan orman alanlarındaki her türlü emval Orman Genel Müdürlüğünce değerlendirilir (03/07/2004 gün ve 5112 Sayılı Yasa ile değişik hali).
Yasa metninden açıkça anlaşıldığı gibi, hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda …, inşaat ve hayvancılık yapmak amacı ile ağıl yapılamaz. Bu tür yerler özel mülk olamaz. Yönetim derhal el koyma hakkına sahiptir. Orman içi açıklıklardan yararlanabilmek için zorunlu olarak orman kullanılacaktır. Bu kullanım nedeniyle … açma, genişletme, yangın oluşması önlenemeyecek ve orman bütünlüğü bozulacaktır.
Ayrıca, bu tür taşınmazların öncesinin orman olma zorunluluğu yoktur. Zira, öncesi orman olan ve ormandan açılan taşınmazlar, 6831 Sayılı Yasanın 1. maddesi ve Yargıtay uygulamaları gereği oluşan kesin içtihatlara göre zaten orman sayılmaktadır. 17. maddede tanımı yapılan olgu, öncesi orman iken açılan yerlerle beraber ayrıca [HANGİ NEDENLE OLURSA OLSUN ORMAN İÇİ AÇIKLIKLARIN KAZANILAMAYACAĞI İLKESİNİ İÇERMEKTEDİR VE AMACI ORMAN BÜTÜNLÜĞÜNÜ KORUMAKTIR]. Bu tür yerlerin 15.07.2004 günlü Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 26/a maddesi gereğince orman olarak sınırlandırılması gerekir.
Yasa koyucu ayrı bir kavram oluşturmuş ve hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda … ve inşaat ile özel mülke dönüşme yolunu kapamıştır. Bu itibarla, dava konusu taşınmazın memleket haritasında açık alanda gözükmesi bu olguyu değiştirmez. Etrafı ormanla çevrili olan taşınmazlar özel mülke dönüşüp, … ve inşaata açıldığında orman bütünlüğünün bozulacağı tartışmasızdır. Dairemizin bu yoldaki kararları Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca benimsenmiş ve yerleşik kararlar halini almıştır [Y.H.G.K.’nun 10.12.1997 gün ve 1997/20-830/1034, 10.12.1997 gün ve 1997/20-808/1039, 22.10.2003 gün ve 2003/20-665/614 sayılı ve yine orman kadastrosunun kesinleştiği tarihten sonra 20 yıldan fazla süre geçse dahi orman içi açıklık konumunda olan taşımazların zilyedlik yoluyla kazanılamayacağı konusundaki 11.10.2004 gün ve 2004/7-531-582 sayılı kararları].
Tapu ve zilyetlik yoluyla kişi ve kurumların ormandan … kazanmasını sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları da Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır.
Ayrıca; orman içi açıklık ve boşluklar ile orman ve … muhafaza karakteri taşıyan funda ve makilik alanlar, yasa gereği orman sayıldığı için, 15.07.2004 günlü Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 26. maddesinin (a) ve (j) bentleri gereğince Devlet Ormanı olarak sınırlandırılması öngörülmüştür. Bu tür yerler zilyetlik yolu ile kazanılamaz ve özel mülk olarak tescil edilemez.
Mahkemece değinilen yönler gözetilerek Hazinenin davasının kabulü yolunda hüküm kurulması gerekirken eksik araştırma ve inceleme sonucu davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile usul ve yasaya uygun olmayan hükmün bozulmasına 05/11/2008 günü oybirliğiyle karar verilmiştir.