YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/11110
KARAR NO : 2008/14647
KARAR TARİHİ : 06.11.2008
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVALILAR : …
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 15.09.2004 gün ve 2004/3153 – 8448 sayılı bozma kararında özetle: “Bir örneği dosyada yer alan tahdit haritasında 9066, 9067 ve 9068 numaralı orman sınır noktalarını birleştiren hat ile karara dayanak alınan bilirkişiler tarafından düzenlenen krokide, aynı noktaları birleştiren hat arasında açı, eğim, yön ve uzaklık bakımından benzerlik bulunmadığı, tahdit haritası ile çelişen krokiye dayanılarak hüküm kurulamayacağı, diğer taraftan; çekişmeli parsel tapusu 1976 yılında yapılan genel arazi kadastrosunda kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ve vergi kaydına dayanılarak davalıların murisi adına oluşturuldu, 1744 Sayılı Yasanın 2. maddesi gereğince orman sınırları dışına çıkartılan yerlerin tapu sahipleri adına tescil edilebilmesi için diğer şartların yanı sıra, tapu kaydının orman kadastrosu tarihinden daha önceki tarihli olması ve ilk tahdidin itirazsız kesinleşmesinin gerektiği, bu kaydın hukuki değerinin bulunmadığı düşünülmeden, taşınmazın öncesinin tapulu olduğu, 1744 Sayılı Yasanın 2/2. maddesi uyarınca bu gibi yerlerin zaten tapu sahiplerine verileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmeyeceği, bu nedenle; mahkemece, önceki bilirkişiler dışında serbest orman mühendisleri arasından seçilecek bir uzman orman mühendisi ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu … memurundan oluşturulacak iki kişilik bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte kesinleşmiş tahdit haritası ve tapulama paftası ölçekleri denkleştirilerek sağlıklı bir biçimde zemine uygulanıp, çekişmeli taşınmazın tahdit hattına göre konumu duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanması, bilirkişilere tahdit hattı ile irtibatlı müşterek kroki düzenlettirilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kısmen kabulüne ve dava konusu Eldirek Köyü 389 sayılı parselin 05.04.2005 günlü bilirkişi krokisinde (A) ile gösterilen 151.02 m2 bölümün tapu kaydının iptaline ve Hazine adına tapuya tesciline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre tapu iptal ve tescile ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 28.10.1948 tarihinde yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1744 Sayılı Yasaya göre 1977 yılında yapılıp, 08.06.1977 tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması ile 1990 yılında yapılıp, 16.02.1992 tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 06/11/2008 gününde oybirliği ile karar verildi.