Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2008/12043 E. 2008/16337 K. 24.11.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/12043
KARAR NO : 2008/16337
KARAR TARİHİ : 24.11.2008

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
DAVACILAR : … …- … …- …
DAVALILAR : HAZİNE- ORMAN YÖNETİMİ

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Kadastro sırasında Balçam Köyü 118 ada 4 parsel sayılı 2.191.276,27 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, orman niteliği ile Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacılar, taşınmaz içerisinde kendilerine ait atadan kalma zilyetliklerinde bulunan yerler olduğu iddiasıyla dava açmışlardır. Mahkemece … ve …’ın 118 ada 306, 82, 81, 264, 265 sayılı parsellere yönelik davalarının bu parsellere ilişkin kadastro tespitleri kesinleştiğinden görev yönünden reddine, … ve …’in 118 ada 4 parsele yönelik davalarının esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır.
1) Davacı …’ın dava konusu ettiği … bilirkişi raporunda (G) işaretli ve …’in dava ettiği (H) işaretli bölümlerinin geniş yüzölçümlü orman niteliği ile Hazine adına tesbit edilen 118 ada 4 numaralı parselin bir bölümü olup eski tarihli belgelere dayalı olarak yapılan araştırma ve inceleme sonucunda da orman sayılan yerlerden olduğu saptanarak davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ne varki; dava ret edildiği halde, 118 ada 4 numaralı parselin tesbit gibi orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmemiş olması doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmekle 03/06/2008 günlü kararın hüküm bölümünün 4. bendinin sonuna ” ve 118 ada 4 sayılı parselin tesbit gibi orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesi gereğince düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA,
2) Davacı …’ın 118 ada 306 parselin … bilirkişi krokisinde (A) ve (B) işaretli ve …’ın 118 ada 264 sayılı mera parselindeki (F) işaretli ve 118 ada 265 sayılı mera parseli içindeki (D) bölümlerle ilgili temyiz itirazlarına gelince; mahkemece davanın 118 ada 4 numaralı orman parseli hakkında açıldığı, 118 ada 264 ve 265 sayılı parseller hakkında açılmış davasının bulunmadığı ve bu parsellerinin kadastro tesbitlerinin kesinleştiği gerekçe gösterilerek davanın görev yönünden reddine karar verilmiş ise de, davada husumetin doğru yönetildiği ancak, ada veya parsel numarasında maddi hata yapılarak askı ilan süresi içerisinde dava açılmış olması, tesbit tutanaklarının kesinleşmesini önler. Başka bir anlatımla; husumet doğru yöneltilerek açılan davada, ada ve parsel numarasında maddi hata yapılması tesbitin kesinleşmesini önler. Bu halde; keşif sonucu belirlenecek parselin tutanak aslı ve ekleri bulunduğu yerden getirtilerek ve aleyhlerine dava açılan kişi ya da kuruluşlardan başka kimse varsa onlar da davaya dahil edilerek husumet yaygınlaştırılmak suretiyle davanın esasının görülmesi gerekir.
-2-
2008/12043-16337

Somut olayda; 118 ada 306, 264 ve 265 numaralı parsellerin tesbitleri mera niteliği ile yapılmış ve davacılar … ve … askı ilan süresi içerisinde Hazineye husumet yönelterek dava açmışlardır. Bu durumda; 118 ada 306, 264 ve 265 parsellerin tesbit tutanakları kesinleşmez. Meraların mülkiyeti Maliye Hazinesine, kullanım … ilgili köy tüzelkişiliğine ait olması nedeniyle davacılar … ve … vekilinden bu parsellerin dava edildiği konusunda maddi hata dilekçesi alınıp ve Balçam Köyü Tüzelkişiliği davaya dahil edilmek suretiyle husumet yaygınlaştırılarak 118 ada 306, 264 ve 265 parsellerin tutanak asılları bulunduğu yerden getirtilip davanın esası incelenerek bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde görevsizlik kararı verilmesi doğru değildir. Davacılar vekilinin bu yöndeki temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA,
3) Davacı …’ın 118 ada 81 parselin … bilirkişi krokisinde (E) işaretli ve 82 parselin (C) işaretli bölümlerine ilişkin temyiz itirazları yönünden; 118 ada 81 numaralı parsel … … …, 118 ada 82 parselde … … … ve arkadaşları adına tesbit edilmiş ve bunlar aleyhine doğru husumet yöneltilerek askı ilan süresinde dava açılmamıştır. Hal böyle olunca, bu parsellerin tutanakları kesinleşmiştir. Mahkemece bu parsellerle ilgili dava hakkında görevsizliğe karar verilmişse de, husumet doğru yöneltilmediğinden görevli Asliye Hukuk Mahkemesinde görülecek bir dava bulunmamaktadır. Davacıların 118 ada 81 ve 82 parsellerin tapu malikleri aleyhine 3402 Sayılı Yasanın 12/3.maddesindeki 10 yıllık hak düşürücü süre içerisinde genel mahkemede her zaman dava açmaları mümkündür. Mahkemece 118 ada 81 ve 82 parseller hakkında açılan davanın husumet yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, davacıların sonuç alamaycağı ve baştan beri husumet nedeniyle reddedileceği belli olan davadan dolayı davacıların genel mahkemede davanın takip edilmesini sağlar biçimde görevsizlik yönünden karar verilmesi doğru değildir. Davacılardan … vekilinin 118 ada 81 ve 82 parsellere yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine 24/11/2008 günü oybirliği ile karar verildi.