YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/12342
KARAR NO : 2008/16537
KARAR TARİHİ : 25.11.2008
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki orman tahdidinin iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar Orman Yönetimi ve Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar … ve arkadaşları, 29.09.2006 günlü dilekçesinde, Kılılı Kasabası 211 ve 212 parsellerin tapulu yerleri olduğunu, bu parsellerin tapusunun hükmen Türkoğlu Tapulama Mahkemesinin 1963/22-1970/35 sayılı kararı ile oluştuğunu ve … arazisi olduğunu beyanla taşınmazların orman sınırı içine alınmasının iptalini ve taşınmazların adlarına tescilini talep etmişlerdir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılar Orman Yönetimi ve Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapuya dayalı olarak 10 yıllık süre içinde açılan orman tahdidinin iptali istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 2003 yılında kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır.
İncelenen dosya kapsamına göre, yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; davacılar … ve arkadaşları, 211 ve 212 sayılı tapulara dayalı olarak orman tahdidinin iptalini ve adlarına tescilini istemişler, mahkemece de davanın kabulüne, orman tahdidinin iptaline ve tapuda kayıtlı olan taşınmazların yeniden payları oranında davacılar adlarına tesciline karar verilmiştir.
Davacıların dayanağı olan 211 ve 212 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının 1959 yılında yapılan tapulama sonucu oluştuğu ve tarla olarak davacılar adlarına kayıtlı olduğu, davacıların bu tapu kayıtlarına dayalı olarak 30.09.2002 tarihinde ilan edilip 30.09.2003 tarihinde kesinleşen orman kadastrosunun iptali istemi ile 10 yıllık yasal süre içinde eldeki davayı açtıkları, davacıların 6831 Sayılı Yasada değişiklik yapan ve 28.05.2007 tarihinde yürürlüğe giren 3373 Sayılı Yasaya dayalı olarak hak iddia ettikleri anlaşılmaktadır.
Mahkemece yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporlarında, dava konusu 211 ve 212 parsel sayılı taşınmazların kadastro tutanağındaki tariflere göre 88 ila 96 orman tahdit sınırları dışında orman sayılmayan alanda kaldığı, orman tahdit haritasına göre ise, orman sınırları içinde kaldığının bilirtildiği, orman tahdit tutanağında tarif edilen yön ve uygulama ile çizilen orman tahdit haritasının birbirine tam uyum sağlamadığı, bu hali ile taşınmazların orman sınırı içinde kalıp kalmadığının tam olarak açıklığa kavuşturulmadığı görülmektedir.
-2-
2008/12342 – 16537
Taşınmazların orman sınırı içinde kalması halinde, tapuya dayalı olarak açılan eldeki davanın 3373 Sayılı Yasa karşısında araştırması yapılıp değerlendirilmesi gerekir. Taşınmazların orman sınırı içinde kalmadığının belirlenmesi halinde ise, açılan davada hukuki yarar bulunduğundan sözedilemez.
Somut olayda; öncelikle, dava konusu taşınmazların orman sınırı içinde kalıp kalmadığının açıklığa kavuşturulması gerekir.
15.07.2007 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Orman Kadastrosu Uygulama Yönetmeliğinin 20 ve 21. maddelerinde orman kadastro komisyonlarının çalışmalarına öncülük edecek hususlar açıklanmış, orman kadastrosu yapılacak yerlerin daha önce tapulaması yapılmış ise orman sınırına mücavir taşınmazlara ait kadastro pafta örnekleri, tapu kayıt örnekleri gerekli diğer bilgi ve belgeler ilgili tapu sicil ve kadastro müdürlükleri ile tapu ve kadastro bölge müdürlüklerinden temin edileceği, çalışmaların getirtilecek bu belgeler üzerinde yapılması gerektiği hususu kabul edilmiştir.
Dosya içinde bulunan Türkoğlu Sulh Hukuk Mahkemesinin 2006/249-307 sayılı dosyasında Orman Yönetiminin, Orman Bakanlığı ve Kılılı Belediyesine karşı açtığı davada …’ın da müdahil olduğu, 6831 Sayılı Yasayda değişiklik yapan 4999 Sayılı Yasanın 3/2. maddesine göre 86 ila 95 orman tahdit sınır hattındaki fenni hataların düzeltilmesine ilişkin işlemin kadastro komisyonunun eksik oluşumu nedeniyle iptaline karar verildiği, bu davada müdahil Ejdar … düzeltme işlemi ile ilgili idareye başvurmasında muhtariyetine de karar verildiği, kararın Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 09.05.2007 gün ve 4394-6000 sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Bu nedenle; mahkemece, önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek üç mühendis ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu … memurundan oluşturulacak dört kişilik bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte 2 Eylül 1986 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 6831 Sayılı Orman Yasasına Göre Orman Kadastrosu ve Aynı Yasanın 2/B Maddesinin uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 54. maddesi uyarınca hazırlanan Orman Kadastrosu Teknik İzahnamesinin 49. maddesinde yazılı “orman sınır noktası ve hatların uygulanmasında tutanaklardan, orman kadastro haritasından, … fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden, nirengi, poligon, röper noktalarından yararlanılır. Sınırlama tutanakları ile orman kadastro haritaları arasında çekişme olduğunda ölçü değerleri ve tutanaktaki ifadeler arazinin durumuna göre incelenir, hangisi daha çok uyum gösteriyorsa ve gerçek duruma uygun ise o esas alınır.” hükmü ile 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin “Teknik İşler” başlıklı Dokuzuncu Bölümde yazılı esaslar göz önünde bulundurularak uygulama yapılmalı, yerel bilirkişi beyanlarına başvurularak yerinde bulunmayan orman sınır noktaları, bulunanlardan hareketle tutanak ve haritalarda yazılı mevkii, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulama tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan … fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, anlatılan yöntemle bulunan ilk orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulaması ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeği çevrilerek, çekişmeli taşınmazın orman kadastrosu aplikasyon ve 2/B
-3-
2008/12342 – 16537
madde haritalarına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde, ayrı renkli kalemlerle gösterilip keşfi izleme olanağı sağlanmalı, aynı ya da yakın orman sınır hatlarında, dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilerek bilirkişilerden müşterek imzalı rapor ve kroki alınmalı, ilk orman kadastro harita ve tutanakları ile aplikasyon ve 2/B madde harita ve tutanaklarının uyumsuz olması halinde yukarıda yazılı Yönetmelikler ile Teknik İzahnamelerde yazılı tutanakların düzenlenmesine esas alınan … fotoğrafı ve memleket haritası ile desteklenen ve gerçek duruma uygun düşen tutanaklara değer verileceği düşünülmeli; taşınmazların orman sınırı içinde kalıp kalmadığı tam olarak açıklığa kavuşturulmalı; taşınmazların orman sınırı dışında kaldığının belirlenmesi halinde dava açmakta hukuki yarar bulunmadığı gözönünde bulundurulmalı, taşınmazların orman sınırları içinde kaldığının anlaşılması halinde de öncesi itibariyle memleket haritası, amenajman planı ve … fotoğraflarında orman sayılan yerlerden olup olmadığı önem arzedeceğinden bu husus açıklığa kavuşturulmalı; davacıların dayandığı 1959 yılında tapulamadan oluşan tapu kayıtlarının 3373 Sayılı Yasa karşısında geçerli tapu olup olmadığı değerlendirilmeli ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Kabule göre de; tapuda kayıtlı olan taşınmazlar yönünden yeniden tapuya tescil kararı verilmiş olması da usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Orman Yönetimi ve Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde Orman Yönetimine iadesine 25/11/2008 günü oybirliği ile karar verildi.