Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2008/12461 E. 2008/16549 K. 25.11.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/12461
KARAR NO : 2008/16549
KARAR TARİHİ : 25.11.2008

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki orman tahdidinin iptali ve tapu iptali davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar Orman Yönetimi ve Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı 06.10.2004 günlü dilekçesinde, Kırık Köyü 212 ada 17 parselin 1/4 hisse sahibi olduğunu, taşınmazın 1999 yılında yapılan orman sınırı içine alındığını, bu yerlerin orman sayılmayan yer olduğu iddiası ile orman tahdidinin ve bu yer için oluşturulan 212 ada 45 parselin tapusunun iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece davanın kabulüne, 212 ada 17 parselde 1/4 hisse sahibi …’ın talebi gibi orman sınırlandırmasının ve 212 ada 45 parsel sayılı taşınmazın bu kısmının iptaline, mülkiyetin davacıya ait olduğunun tesbitine ve orman sınırı dışına çıkarılmasına karar verilmiş, hüküm davalılar Orman Yönetimi ve Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 10 yıllık süre içinde tapuya dayalı olarak açılan orman tahdidinin iptali istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 04.05.1999 tarihinde ilan edilip 04.11.1999 tarihinde kesinleşen orman kadastrosu vardır.
İncelenen dosya kapsamına, toplanan delillere göre, yazılı olduğu gibi hüküm kurulması yerinde değildir. Şöyle ki; dava, tapuya dayalı olarak 10 yıllık süre içinde açılan orman tahdidinin iptali ile birlikte orman tapusunun iptali istemine ilişkin olup, her ne kadar mahkemece dava konusu 212 ada 17 parsel kapsamının orman sayılmayan yer olduğu kabul edilerek müşterek mülkiyete tabi ve 1/4 hisse sahibi olan davacının talebi kabul edilip 1/4 hisse itibariyle orman sınırlandırmasının ve bu bölüme denk gelen 212 ada 45 parsel sayılı orman tapusunun iptaline karar verilmişse de, aynı taşınmazın hisseli olarak hem kişiler adına, hem de orman olarak Hazine adına kayıtlı olması sonucunu doğuracağından karar bu hali ile infaza elverişli olmadığı gibi tapu sicil tekniğine de uyun değildir.
Müşterek mülkiyete tabi taşınmazlar için bölünmesi mümkün olmayan hak ve taleplerde zaruri dava arkadışlığı sözkonusudur. Her ne kadar, müşterek menfaatlerin korunmasına yönelik davaların müşterek maliklerden biri tarafından açılabileceği, 21.06.1944 gün ve 13/30-24 sayılı içtihadı birleştirme kararında belirtilmişse de, somut olayda iptal ve tescil talebi de bulunduğu ve uyuşmazlığın sadece müşterek menfaatin korunmasına yönelik olduğu düşünülemeyeceğinden diğer tapu maliklerinin de davada yeralması gerekir.
-2-
2008/12461 – 16549

Bu nedenle; davanın esasının incelenebilmesi için, öncelikle tapu kaydında … olarak görünen ve davada taraf olmayan diğer tapu maliklerinin ek dava açmaları sağlanarak bu dosya ile birleştirilmek suretiyle davaya katılımlarının sağlanması gerekir.
Açıklanan sebeplerle; orman cinsli tapu kaydının bir kısmının Hazine adına, bir kısmının kişiler adına tescili tapu tekniğine aykırı olup, infazı mümkün olmayacak şekilde kurulan hüküm usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Orman Yönetimi ve Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine diğer yönlerin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde Orman Yönetimine iadesine 25/11/2008 günü oybirliği ile karar verildi.