YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/12504
KARAR NO : 2008/17299
KARAR TARİHİ : 02.12.2008
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalı vekilleri tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 29/05/2003 gün ve 2003/3746-4620 sayılı bozma kararında özetle; “Çekişmeli Yenimahacir Köyü 148 ada 1 parsel hakkında açılan davanın kısmen kabulüne, (A) bölümünün resmi belgelerde orman sayılan yer olması ve eylemli durumu nedeniyle orman olarak tesciline, (B1 ve B2) bölümlerinin ise tesbit gibi tesciline karar verilmişse de … bilirkişi krokisinde bu üç bölüm birbirine bitişik olduğu halde, orman bilirkişi raporuna ekli memleket haritasında birbirinden ayrı ve uzak olarak işaretlendiği, bu nedenle yeniden inceleme yapılması” gereğine değinilmiştir. Daha sonra davalı tarafça karar düzeltme istenmesi üzerine Dairenin 24/09/2004 gün ve 7165-9005 sayılı kararıyla “yenilemenin yalnız teknik çalışmalara ilişkin olacağı, o halde mahkemece, yenileme sırasında yönetmelik hükümlerine aykırı işlem olup olmadığı saptanarak, aykırılık yoksa mülkiyete yönelik davada görevsizlik kararı verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra mahkemenin görevsizliğine karar verilerek, dosya Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmiş, Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kısmen kabulüne, 01/04/2002 tarihli krokide yeşil renkli kısmın tapusunun iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tesciline, (B1 ve B2) işaretli … renkli bölümlerin davalılar adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, orman savına dayalı tapu iptali ve tescili niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1973 yılında seri bazda yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli değildir.
Şöyle ki, çekişmeli taşınmaz hakkında evvelce Kadastro Mahkemesinden verilen 27.05.2002 gün ve 2001/6-2002/5 sayılı karar dairemizce uzman bilirkişi raporlarının yetersizliğine işaret edilerek bozulduğu ve mahkemece bozmaya uyulmasına karar verildiği halde bozma öncesinde dosyaya ibraz edilen 01.04.2002 tarihli, … bilirkişi … … tarafından hazırlanan rapora atfen hüküm tesis edilmiştir.Oysa 09.05.1960 gün ve 21-9 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararına göre bozma kararına uyulmakla mahkemeye bozma gereklerini
-2-
2008/12504-17299
tam olarak yerine getirme yükümlülüğü doğar.Öte yandan çekişmeli 149 ada 1 parselin (yenileme öncesindeki 3597 parsel) sınırındaki 3958 numaralı geniş mera parseline orman yönetimi tarafından Belediye ve Hazine hasım gösterilmek suretiyle orman olduğu iddiasıyla açılan dava sonunda … 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1999/248-2000/100 sayılı kararıyla 3597 parselin orman olmadığının belirlendiği, bunun dışında kalan A işaretli 352.600 m2 yerin orman niteliği ile hazine adına tesciline karar verildiği, kararın 20.Hukuk Dairesinin 20.02.2001 gün 851-1400 sayılı kararıyla onanarak kesinleştiği anlaşılmaktadır. Davalı gerçek kişilerin o davada taraf olmaması ve yapılan orman incelemesinin yeterli bulunmaması nedeniyle kararın temyize konu dava yönünden bağlayıcılığı bulunmamakta ise de kesinleşen krokinin keşifte uygulanarak kapsamının belirlenmesi gerekir.
O halde; mahkemece bir … elemanı ile uzman orman mühendisi aracılığıyla yapılacak keşifte; mahkemece, önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir mühendis ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu … memurundan oluşturulacak iki kişilik bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte 2 Eylül 1986 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 6831 Sayılı Orman Yasasına Göre Orman Kadastrosu ve Aynı Yasanın 2/B Maddesinin uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 54. maddesi uyarınca hazırlanan Orman Kadastrosu Teknik İzahnamesinin 49. maddesinde yazılı “orman sınır noktası ve hatların uygulanmasında tutanaklardan, orman kadastro haritasından, … fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden, nirengi, poligon, röper noktalarından yararlanılır. Sınırlama tutanakları ile orman kadastro haritaları arasında çekişme olduğunda ölçü değerleri ve tutanaktaki ifadeler arazinin durumuna göre incelenir, hangisi daha çok uyum gösteriyorsa ve gerçek duruma uygun ise o esas alınır.” hükmü ile 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin “Teknik İşler” başlıklı Dokuzuncu Bölümde yazılı esaslar göz önünde bulundurularak uygulama yapılmalı, yerel bilirkişi beyanlarına başvurularak yerinde bulunmayan orman sınır noktaları, bulunanlardan hareketle tutanak ve haritalarda yazılı mevkii, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulama tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan … fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, anlatılan yöntemle bulunan ilk orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulaması ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeği çevrilerek, çekişmeli taşınmazın orman kadastrosu aplikasyon ve 2/B madde haritalarına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde, ayrı renkli kalemlerle gösterilip keşfi izleme olanağı sağlanmalı, aynı ya da yakın orman sınır hatlarında, dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilerek bilirkişilerden müşterek imzalı rapor ve kroki alınmalı, ilk orman kadastro harita ve tutanakları ile aplikasyon ve 2/B madde harita ve tutanaklarının uyumsuz olması halinde yukarıda yazılı Yönetmelikler ile Teknik İzahnamelerde yazılı tutanakların düzenlenmesine esas alınan … fotoğrafı ve memleket haritası ile desteklenen ve gerçek duruma uygun düşen tutanaklara değer verileceği düşünülerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Çekişmeli taşınmazın orman kadastro haritasındaki konumu duraksamaya yer vermeyecek biçimde belirlenmeli, tahdidin dışanda kalan yer varsa, tahdidin seri bazda yapıldığı ve serinin dışında kalan yerlerde kesinleşen bir orman kadastrosunun varlığından sözedilemeyeceği göz önünde bulundurularak, taşınmazın orman olup olmadığı ve hukuki durumu eski tarihli resmi belgelere göre belirlenmeli, bu nedenle; keşifte, çekişmeli taşınmaz
-3-
2008/12504-17299
ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan … kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; … yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı Asliye Hukuk Mahkemesinin 1999/248 sayılı dosyasında hükme esas alınan kroki de usulen uygulanarak çekişmeli taşınmazın konumu her bir krokide ayrı renkli kalemle gösterilmeli, böylece toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı … Yönetimi ile davalıların temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine 02/12/2008 günü oybirliği ile karar verildi.