YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/12931
KARAR NO : 2008/17833
KARAR TARİHİ : 18.12.2008
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, Söğütgediği Köyü 131 ada 2 parsel sayılı 21.100 m2 yüzölçümünde olan ve davalı adına tapuda kayıtlı bulunan taşınmazın, eylemli olarak orman niteliğinde olduğundan özel mülkiyete konu olamayacağını belirterek tapu kaydının iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir. Mahkemece davanın kabulüne, tapu kaydının iptali ile çekişmeli taşınmazın orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı gerçek kişi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapu iptali ve tescil niteliğindedir.
Yörede 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi gereğince orman kadastro çalışması yapılmıştır.
Toplanan deliller, tüm dosya kapsamı ve uzman bilirkişi raporlarından, çekişmeli taşınmazın eski tarihli resmi belgelere dayalı olarak yapılan incelemede ormanlık alanda kaldığı belirlendiği gibi halen üzerinde 15-20 yaşlarında tam kapalılık oluşturan kızılçam ağaçları ile kaplı olduğu, 4785 Sayılı Yasa kapsamında orman sayılan yerlerden olduğu, taşınmaz üzerine davacı tarafından bir kaç fıstık çamı dikilmiş olmasının taşınmazın orman olma niteliğini değiştirmeyeceği, 05.11.2003 gün ve 4999 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 7/1. maddesi gereğince “…herhangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış orman” olması nedeniyle her zaman orman kadastro sınırları içine alınma olanağının bulunduğu, 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 26/2. maddesi hükmüne göre “…herhangi bir şekilde komisyonlarca sınırlama dışı bırakılmış veya orman sayılmamış olmasının bu nitelikdeki yerlerin orman olma vasfını ortadan kaldırmayacağı” aslında özel mülk olarak tapuya tescil edilmeyecek taşınmazın, her nasılsa tescil edilmiş olmasının taşınmazın kamu malı orman olma özelliğini değiştirmeyeceği ve bu tür taşınmazlarda 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesinde yazılı hak düşürücüsü süre uygulanamayacağı gibi, bu nitelikteki taşınmazı satın alan kişinin Medeni Yasanın 1023 maddesinde yazılı tapuya güven ilkesinden de yararlanamayacağı gözönüne alınarak mahkemece davanın kabulü yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 18/12/2008 gününde oybirliği ile karar verildi.