YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/13009
KARAR NO : 2008/18802
KARAR TARİHİ : 26.12.2008
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki orman tahdidine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı …, 07.11.2007 günlü dilekçesinde … İlçesi, Beydilli Köyünde yapılan orman kadastrosu sırasında … yıllardır kullandığı yaklaşık 15000 m2 yüzölçümlü taşınmazın orman sınırı içine alındığını belirtip yapılan orman kadastrosunun iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece dava konusu edilen taşınmazın davacıya ait olmayıp davacının eşi … ile … …’e ait olduğu, davacı …’ın hak sahibi olmadığı gerekçesiyle davanın sıfat yokluğundan reddine, taşınmazın kadastro tesbiti gibi tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava altı aylık süre içinde açılan orman kadastrosuna itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 6831 Sayılı Yasaya göre yapılıp 08.05.2007 tarihinde ilan edilen orman kadastrosu bulunmaktadır.
6831 Sayılı Yasanın 1. maddesine göre orman kadastrosuna itiraz davaları altı aylık süre içinde hak sahibi gerçek veya tüzel kişiler tarafından açılablir.
İncelenen dosya kapsamına, toplanan dellilere göre dava konusu edilen taşınmazın … Devlet Ormanı içinde kaldığı, dört tarafının ormanla çevrili ve içinde 10-30 yaşlı meşe ağaçları olan orman sayılan yerlerden olduğu gibi taşınmazın öncesinin … ait olduğu, vefatı ile kızları … ve …’ye kaldığı, mirasın paylaşılmadığı, davacı …’ın mirasçılarından …’ın eşi olduğu, taşınmazın 3. kişilere ait olmayıp davacının taşınmazda hak sahibi olmadığı, 6831 Sayılı Yasanın 11. maddesine göre davanın ancak hak sahibi gerçek ya da tüzel kişiler tarafından açılabileceği belirlenerek davanın sıfat yokluğundan reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ne var ki; orman kadastrosuna itiraz davalarında davanın reddine karar verilmesi yeterli iken mahkamece genel arazi kadastrosu varmış gibi taşınmazın kadastro tesbiti gibi tesciline de karar verilmiştir. Bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün ikinci parağrafındaki “taşınmazın kadastro tesbiti gibi tesciline” cümlesinin tümden hükümden çıkartılarak düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 26/12/2008 günü oybirliğiyle karar verildi.