YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/1303
KARAR NO : 2008/3732
KARAR TARİHİ : 11.03.2008
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki orman kadastrosuna itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda; davanın reddi yolunda kurulan 10/07/2006 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davacı … vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 27/03/2007 günü için yapılan tebligat üzerine, temyiz eden … vekili Av. … … ile karşı taraftan Orman Bakanlığı adına Hazine vekili Av. …, Orman Yönetimi vekili Av. … … geldiler, başka gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … vekilince, 18/06/2004 tarihinde Milas Asliye Hukuk mahkemesinde açılan davada Milas İlçesi, … Köyü, Zindaf-Çanacık mevkiinde bulunan çekişmeli taşınmazın 3573 Sayılı Zeytinliklerin Islahı Ve Yabanilerinin Aşılanması Hakkındaki Kanun gereğince oluşan tapu kaydı kapsamında kaldığı, ancak bu yerin yörede 1985 yılında çalışma yapan 25 nolu orman kadastro komisyonunca orman kadastro sınırları içine alındığı, yapılan uygulamanın doğru olmadığı ileri sürülerek, çekişmeli yeri orman sınırları içine alan tahdidin iptali istenmiştir.
Mahkemece, 6831 Sayılı Yasanın 11. maddesi gereğince tapulu taşınmaz maliklerine orman kadastro komisyonlarınca düzenlenen tutanak ve kararlara karşı askı ilan tarihinden itibaren 10 yıllık hak düşürücü süre içinde dava açma … tanındığı, davacı tarafça belirtilen bu sürenin geçirilmiş olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 1985 yılında 6831 Sayılı Yasaya göre orman kadastrosu ile aynı yasanın 3302 Sayılı Yasa ile değşiik 2/B madde uygulama çalışmaları birlikte yapılmış, sonuçları 06/10/1987 tarihinde ilan edilerek 06/04/1988 tarihinde kesinleşmiştir.
Davacı, Medeni Yasaya göre mülkiyet hakkının bütün ayni haklar gibi, hak düşürücü süreye bağlı olmadığı ileri sürülerek dava konusu taşınmazı içine alan orman kadastrosunun iptali istenmekte ise de, dosya içeriğinden çekişmeli taşınmazı orman sınırları içine alan orman kadastro çalışmasının 2896 Sayılı Yasanın yürürlüğü sırasında yapılıp askı ilanının 3373 Sayılı
Yasanın 28.05.1987 tarihinde yürürlüğe girdiği tarihden sonra 06.10.1987 tarihinde ilan edilerek kesinleştiği, Hukuk Genel Kurulunun 11.03.1992 gün ve 1991/14-253-170 sayılı kararında da kabul edilen ilkeye göre, ilan; işin esası değil sonucunun duyurulması olduğundan, 3373 Sayılı Yasanın yürürlüğünden önce yapılan, ancak bu yasanın yürürlüğü sırasında ilan edilen orman kadastro işlemlerine karşı 3373 Sayılı Yasa ile tapulu taşınmazlar için getirilen 10 yıllık hak düşürücü sürenin uygulanmayacağı, kaldı ki; ilan ve dava tarihine göre 10 yıllık sürenin dahi geçirilmiş olduğu, orman kadastrosunun kesinleştiği, yine Hukuk Genel Kurulunun 20.03.1996 gün ve 1995/20-1086-174 sayılı karında kabul edildiği gibi, hak arama özgürlüğünün sınırsız olarak kabulü kamu düzenini aksi yönde etkileyeceği, hak düşürücü süre ile mülkiyet … değil, hak arama özgürlüğü belli bir süre ile sınırlandırıldığı, bu sürelerin doğrudan doğruya kamu düzenini ilgilendirmeleri nedeniyle davanın hangi aşamasında olursa olsun dava engellerinden olması nedeni ile mahkemelerce kendiliğinden ilk önce incelenmesi gerektiği, bir davadan hak düşürücü süre varsa dava dinlenemeyeceğinden işin esasının incelenemeyeceği ve kadastrodan önce var olan tapu kaydı ya da kesin hükmün tartışma konusu yapılamayacağı, zeytincilik tapusuna dayanılarak yasanın öngördüğü süre içinde orman kadastrosuna itiraz edilmesi gerektiği, aksi takdirde zeytincilik tapusunun, ya da başka bir tapu kaydının veya kesin hükmün bulunması, orman kadastrosunun kendiliğinden geçersiz olması sonucunu doğurmayacağı gözönünde bulundurularak davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından, davacının temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA ve yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 500.00.- YTL. vekalet ücretinin davalıdan alınarak Orman Yönetimi ve Hazineye ayrı ayrı verilmesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 11/03/2008 günü oybirliği ile karar verildi.