Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2008/13155 E. 2008/17701 K. 16.12.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/13155
KARAR NO : 2008/17701
KARAR TARİHİ : 16.12.2008

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü 117 ada 8 parsel sayılı 225 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, belgesizden arsa olarak kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalılar adına tesbit edilmiştir. Davacı Hazine taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine ve dava konusu parselin tespit gibi davalılar adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır.
İncelenen dosya kapsamına, yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporlarına göre mahkemenin değerlendirmesi yerinde değildir.
Şöyle ki; çekişmeli taşınmaz arsa niteliği ile belgesizden davalı kişiler adına tespit edilmiş, Hazine taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında, zilyetlikle kazanılacak yer olmadığı iddiası ile dava açmıştır. Alınan orman bilirkişi raporunda taşınmazın öncesi itibariyle memleket haritası, amenajman planı ve … fotoğraflarında orman sayılmayan yer olduğu rapor edilmiş, ziraat mühendisi bilirkişi ise 225 m2 yüzölçümündeki taşınmazın zemini sert … ve taşlık olup, … arazisi olarak kullanımının mümkün olmadığını bildirmiştir.
Bir taşınmazın kişiler adına tesciline karar verilebilmesi için orman sayılmayan yer olduğunun belirlenmesi dışında 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesindeki koşulların da gerçekleşmiş olması koşullarına bağlıdır.
Somut olayda; çekişmeli taşınmazın …-taşlık niteliğinde olup, … arazisi özelliğinde bulunmadığı anlaşılmakla, Hazinenin davasının kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu gibi hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 16/12/2008 günü oybirliği ile karar verildi.