Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2008/1316 E. 2008/5179 K. 02.04.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/1316
KARAR NO : 2008/5179
KARAR TARİHİ : 02.04.2008

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Kadastro sırasında … Köyü 149 ada 32 parsel sayılı 11.887,01 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, Ocak 1943 tarih 5, Mayıs 1945 tarih 42, Temmuz 1996 tarih 16 sıra nolu tapu kayıtları uygulanarak davalılar … ve müşterekleri adlarına tesbit edilmiştir. Hazine ve Orman Yönetimi, çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla ayrı ayrı dava açmışlardır. Mahkemece dava dosyaları birleştirildikten sonra davanın reddine, dava konusu taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş hüküm davacılar Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir..
Dava kadastro tesbitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 11.12.1964 ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır.
Mahkemece yapılan araştırma, uygulama ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; hükme dayanak yapılan orman bilirkişi raporunda, çekişmeli taşınmazın kesinleşen tahdit haritası dışında kaldığı, orman sayılmayan yerlerden olduğu açıklanmış ise de Dairede daha önce temyiz incelemesi yapılan ve çekişmeli taşınmazdan ifraz edildikleri anlaşılan 149 ada 33 ve 34 parsel sayılı taşınmazlar hakkında sırasıyla Karadeniz Ereğlisi Kadastro Mahkemesinin 2006/30-133 ve 2006/31-134 sayılı dosyalarında taşınmazların kesinleşen orman tahdit haritası içinde kaldıkları gerekçesi ile orman niteliği ile Hazine adına tescillerine karar verildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, somut uyuşmazlıkta çekişmeli taşınmazın kesinleşen orman tahdit haritası içinde kalıp kalmadığı yönünde duraksama olmuştur. Bundan ayrı, çekişmeli taşınmaza kadastro sırasında uygulanan tapu kayıtları ilk oluşumlarından itibaren tüm gittileri ile birlikte getirtilmemiş ve taşınmaz başında yapılan keşifte yöntemince uygulanmamıştır.
O halde çekişmeli taşınmazlara kadastro sırasında uygulanan Ocak 1943 tarih 5, Mayıs 1945 tarih 42, Temmuz 1996 tarih 16 sıra nolu tapu kayıtları ilk oluşumlarından itibaren tüm gittileri ile birlikte getirtilmeli, mahkemece, önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek iki orman mühendisi ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu fen memurundan oluşturulacak üç kişilik bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte 2 Eylül 1986 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 6831 Sayılı Orman Yasasına göre orman kadastrosu ve aynı yasanın 2/B maddesinin uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 54. maddesi uyarınca hazırlanan Orman Kadastrosu Teknik İzahnamesinin 49. maddesinde yazılı “orman sınır noktası ve hatların uygulanmasında tutanaklardan, orman kadastro haritasından, hava fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden, nirengi, poligon, röper noktalarından yararlanılır. Sınırlama tutanakları ile orman kadastro haritaları arasında çekişme olduğunda ölçü değerleri ve tutanaktaki ifadeler arazinin durumuna göre incelenir, hangisi daha çok uyum gösteriyorsa ve gerçek duruma uygun ise o esas alınır” hükmü ile 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin “Teknik İşler” başlıklı Dokuzuncu Bölümde yazılı esaslar göz önünde bulundurularak uygulama yapılmalı, yerel bilirkişi beyanlarına başvurularak yerinde bulunmayan orman sınır noktaları, bulunanlardan hareketle tutanak ve haritalarda yazılı mevkii, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosunun düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, anlatılan yöntemle bulunan orman kadastrosu ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeği çevrilerek, çekişmeli taşınmazın orman kadastrosu haritasına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde, ayrı renkli kalemlerle gösterilip keşfi izleme olanağı sağlanmalı, aynı ya da yakın orman sınır hatlarında, dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilerek bilirkişilerden müşterek imzalı rapor ve kroki alınmalı, orman kadastro harita ve tutanaklarının uyumsuz olması halinde yukarıda yazılı Yönetmelikler ile Teknik İzahnamelerde yazılı tutanakların düzenlenmesine esas alınan hava fotoğrafı ve memleket haritası ile desteklenen ve gerçek duruma uygun düşen orman kadastro çalışma tutanaklarına değer verileceği düşünülerek rapor alınmalı, taşınmazın kesinleşen orman tahdit haritası içinde olup olmadığı kesin olarak belirlenmeli, taşınmazın kesinleşen tahdit haritası içinde kaldığının tespiti halinde davanın kabulüne, taşınmazın orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmelidir.
Yukarıda yapılan inceleme, uygulama ve araştırma sonucu çekişmeli taşınmazın tamamen veya kısmen kesinleşen tahdit haritası dışında kaldığının tespiti halinde bu kez çekişmeli taşınmazın dört tarafı 149 ada 279 sayılı orman parseli ile çevrili olduğundan dayanak Ocak 1943 tarih 5, Mayıs 1945 tarih 42, Temmuz 1996 tarih 16 sıra nolu tapu kayıtları yerel bilirkişi yardımıyla ve kadastro fen bilirkişi aracılığıyla uygulanmalı, tapu kaydının kapsamı 3402 Sayılı Yasanın 20. maddesine uygun olarak belirlenmeli, bilinmeyen sınırlar bulunduğu takdirde bu konuda taraflara tanık dinletme olanağı sağlanmalı, bilirkişi ve tanıklardan her bir sınır hakkında ayrıntılı ve inandırıcı bilgi alınmalı, bilirkişi ve tanık sözlerinin doğruluğu komşu parsel kayıtları ile denetlenmeli, çekişmeli taşınmazın tamamen veya kısmen tapu kaydının kapsamı dışında kaldığının tespiti halinde tapu kapsamı dışında kalan taşınmazın orman içi açıklık niteliğinde olduğu, orman içi açıklıkların zilyetlikle kazanılamayacağı düşünülmeli, oluşacak sonuca göre karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı Orman Yönetimi ve katılan davacı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde Orman Yönetimine iadesine 02.04.2008 günü oybirliğiyle karar verildi.