Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2008/1335 E. 2008/2868 K. 25.02.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/1335
KARAR NO : 2008/2868
KARAR TARİHİ : 25.02.2008

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan yargılaması sonunda; davacının davasının kabulü yolunda kurulan 09.02.2004 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davalılar … ve arkadaşları vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 12.10.2004 günü için yapılan tebligat üzerine duruşmalı temyiz eden … ve arkadaşları vekili Av. M…. , temyiz edenler … vekili Av. … ile Hazine vekili Av. … geldiler, başka gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Bir kısım eksikliklerin giderilmesi için dava dosyası mahkemesine gönderilip tamamlandıktan sonra dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında … 63 ve 152 parsel sayılı 5719 m2 ve 26313 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, Haziran 1298 tarih ve 33 nolu tapu kaydı revizyon gösterilerek davalılar adına tesbit ve tescil edilmiştir. Davacı …, taşınmazların 3116 sayılı yasaya göre 1940 yılında yapılan … … Devlet Ormanı ve Orman Bakanlığı tarafından ilan edilen Kültür ve Tabiat Parkı sınırları içinde kaldığından tapusunun iptali ile orman niteliği ile Hazine adına tescili iddiasıyla dava açmıştır. Hazine, taşınmazın 2/B madde alanı içinde kalan bölümlerinin Hazine adına tescili isteğiyle davaya katılmıştır. Mahkemece, davanın kabulüne ve dava konusu 63 nolu parselin 24.04.2003 tarihli krokide (B) ile gösterilen 940,88 m2 ve 152 nolu parselin aynı krokide (C) ile gösterilen 3670,39 m2’lik bölümlerinin tapusunun iptali ile orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmiş, hüküm davacı …, müdahil Hazine ve davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kesinleşen orman sınırları içinde kalan taşınmazın tapu kaydının iptali ve tescile ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 1940 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 27.02.1989 tarihinde ilanı yapılıp kesinleşen aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; bir örneği dosyada yer alan tahdit haritasında 35-36-37 nolu orman sınır noktalarını birleştiren hat ile karara dayanak alınan bilirkişi tarafından düzenlenen krokide, aynı noktaları birleştiren hat arasında açı, eğim, yön ve uzaklık bakımından benzerlik yoktur. Tahdit haritası ile kroki çelişkili olup, mahkemece bu yön üzerinde durularak çelişki giderilmemiştir. Tahdit haritası ile çelişen krokiye dayanılarak hüküm kurulamaz.
Bu nedenle; mahkemece, önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek üç mühendis ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu … memurundan oluşturulacak 4 kişilik bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte 2 Eylül 1986 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 6831 Sayılı Orman Yasasına Göre Orman
-2-

2008/1335-2868

Kadastrosu ve Aynı Yasanın 2/B Maddesinin uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 54. maddesi uyarınca hazırlanan Orman Kadastrosu Teknik İzahnamesinin 49. maddesinde yazılı “orman sınır noktası ve hatların uygulanmasında tutanaklardan, orman kadastro haritasından, … fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden, nirengi, poligon, röper noktalarından yararlanılır. Sınırlama tutanakları ile orman kadastro haritaları arasında çekişme olduğunda ölçü değerleri ve tutanaktaki ifadeler arazinin durumuna göre incelenir, hangisi daha çok uyum gösteriyorsa ve gerçek duruma uygun ise o esas alınır.” hükmü ile 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin “Teknik İşler” başlıklı Dokuzuncu Bölümde yazılı esaslar göz önünde bulundurularak uygulama yapılmalı, yerel bilirkişi beyanlarına başvurularak yerinde bulunmayan orman sınır noktaları, bulunanlardan hareketle tutanak ve haritalarda yazılı mevkii, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulama tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan … fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, anlatılan yöntemle bulunan ilk orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulaması ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeği çevrilerek, çekişmeli taşınmazın orman kadastrosu aplikasyon ve 2/B madde haritalarına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde, ayrı renkli kalemlerle gösterilip keşfi izleme olanağı sağlanmalı, aynı ya da yakın orman sınır hatlarında, dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilerek bilirkişilerden müşterek imzalı rapor ve kroki alınmalı, ilk orman kadastro harita ve tutanakları ile aplikasyon ve 2/B madde harita ve tutanaklarının uyumsuz olması halinde yukarıda yazılı Yönetmelikler ile Teknik İzahnamelerde yazılı tutanakların düzenlenmesine esas alınan … fotoğrafı ve memleket haritası ile desteklenen ve gerçek duruma uygun düşen tutanaklara değer verileceği düşünülerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Davalı parsellerden 152 parselin de kısmen içinde bulunduğu 12 Nolu 2/B parselinin bulunduğu alan Bakanlar Kurulunun 94/5451 sayılı kararı ile 08.07.1994 tarih ve 21984 sayılı Resmi Gazetede ilan edilerek tekrar orman rejimi içine alınmış; …’de bulunan 1’den 13 nolu parsele kadar toplam 448325 Ha. 2/B sahası 2873 sayılı Milli Parklar Kanunun 6. maddesi gereğince Milli Park, Tabiat Parkı, Tabiatı Koruma Alanı ve Tabiat Anıtı olarak kullanılmak üzere Milli Parklar ve Av-Yaban Hayatı Genel Müdürlüğüne tahsis edilmiştir.
4999 sayılı yasanın 5. maddesi ile değiştirilen 6831 sayılı yasanın 11/5 maddesine göre;
“Bu Kanunun;
a) 20.6.1973 tarihli ve 1744 sayılı Kanunla değişik 2 nci maddesi,
b) 23.9.1983 tarihli ve 2896 sayılı, 5.6.1986 tarihli ve 3302 sayılı kanunlarla değişik 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (B) bendi,
Uygulamaları ile orman sınırları dışına çıkarılan, ancak fiilen orman olduğu Orman Genel Müdürlüğünce tespit edilen yerler, talep üzerine Maliye Bakanlığınca Orman Genel Müdürlüğüne tahsis edilir. Tahsisi yapılan bu yerler Hazine adına tapuya orman vasfıyla tescil edilir.” Hükmü gereğince 152 parselin 12 nolu 2/B parseli içinde kalan bölümünün niteliğinin orman olarak tescil edilip edilemeyeceği de değerlendirilerek Hazinenin tescil talebi hakkında da olumlu yada olumsuz bir karar verilmelidir.
Ayrıca, davalılara ait tapu kayıtlarının bir bölümü 1940 yılında kesinleşen orman sınırları içinde oluşturulduğundan, yolsuz tescil niteliğindedir. Bu tür tapu kayıtları Medeni Yasanın 1023. maddesindeki iyiniyetle iktisap koşuluna konu olamayacağı gibi 3402 Sayılı Yasanın 12/3 maddesinde anılan hak düşürücü süreye bağlı olmadan Hazine ya da … tarafından her zaman açılacak dava ile iptal edilebilir. Bu nedenle, davalıların hak düşürücü süreye ilişkin itirazları yerinde görülmemiştir.

-3-

2008/1335-2868

Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı …, müdahil Hazine ve davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine 25.02.2008 günü oybirliği ile karar verildi.