YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/13351
KARAR NO : 2008/14280
KARAR TARİHİ : 03.11.2008
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği … Köyü … mevkiinde bulunan taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyedliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu iddia ederek Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre adına tescilini istemiştir. Mahkemece davanın kabulü ile sınırları gösterilen 19896,73 m2 yüzölçümündeki taşınmazın davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.
Taşınmazın bulunduğu yerde genel arazi kadastrosu işlemi 1957 yılında yapılmış ve kesinleşmiştir. Kesinleşme tarihi ile davanın açıldığı tarih arasında 20 yıllık süre geçmiştir.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki;
1- Dava konusu taşınmazın bir kısmının D.S.İ tarafından yapılan kamulaştırma sonucunda kamulaştırılan alan içinde kaldığı anlaşıldığı halde D.S.İ davada taraf sıfatı almamıştır. Bu nedenle, öncelikle D.S.İ Genel Müdürlüğünün davaya dahil edilmesi gerekmektedir.
2- Çekişmeli taşınmazın bulunduğu … köyünde 1952 yılında 3116 Sayılı Yasa gereğince yapılan orman tahdidi ile 1975 yılında 1744 Sayılı Yasa ile değişik 2. madde uygulaması ve 1997 yılında yapılan ve 18.07.1997 tarihinde ilan edilerek kesinleşen 2/B madde uygulaması bulunduğu anlaşılmakta olup bunlara ilişkin belgeler ile D.S.İ tarafından yapılan kamulaştırmaya ilişkin kamulaştırma belgeleri ve getirtilerek uygulanmamış, 1980 ve 1990’lı yıllara ait … fotağrafları ve memleket haritaları getirtilerek taşınmazın bu yıllarda ziraat alanı olarak kullanılıp kullanmadığı tespit edilmemiştir.
Kural olarak; 4785 Sayılı Yasa gözetilmek suretiyle orman tahdidi yapılıp, kesinleşmişse; bir yerin orman olup olmadığı kesinleşmiş tahdit haritasının orman mühendisi aracılığıyla yerine uygulanması yoluyla çözümlenir.
Mahkemece yeniden yapılacak inceleme ve keşifte bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi ve bir … elemanı aracılığıyla kesinleşmiş tahdit haritası ve tapulama paftası ölçekleri denkleştirilerek sağlıklı bir biçimde zemine uygulanıp, değişik açı ve uzaklıklarda olan en az 4 ya da 5 orman tahdit sınır (OTS) noktasını gösterecek biçimde çekişmeli taşınmazın tahdit hattına göre konumu duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmalı; bilirkişilere tahdit hattı ile irtibatlı müşterek kroki düzenlettirilmeli ve tapulama paftası uygulattırılmalı; taşınmazın konumu uzman ve … ehli
-2-
2008/13351 – 14280
bilirkişilere düzenlettirilecek tahdit hattı ile irtibatlı krokide gösterilmeli ve kamulaştırma haritası mahalline uygulanarak taşınmazın kamulaştırma haritasına göre konumu belirlenmeli dir.
Yukarıda açıklanan yöntemle yapılacak araştırma sonucu, taşınmazların orman sayılan yerlerden olmadığı belirlendiği takdirde, 1980-1990’lı yıllara ait yıllara ait … fotoğrafları ile memleket haritası ilgili yerlerden getirtilip, keşifte çekişmeli taşınmaz ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle, taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği, bu yıllarda taşınmazın ziraat arazisi olarak kullanılıp kullanılmadığı belirlenmeli. Ayrıca, çekişmeli taşınmaz tapulama dışı bırakıldıklarına göre, tapulama paftası ile komşu parsellerin tümünün tutanak ve dayanakları getirtilip uygulanarak, ne sebeple tapulama dışı kaldıkları araştırılıp, komşu parsel tutanak ve dayanaklarının, bu taşınmazları sınır olarak nasıl nitelendirdikleri ve zilyetlik yolu ile kazanılabilecek yerlerden olup olmadığı belirlenmelidir.
Ayrıca zilyetlik yolu ile kazanma koşullarının (Medeni Yasanın 713, 3402 Sayılı Yasanın 14. ve 17. maddelerindeki şartların) araştırılması gerekir. Bu cümleden olarak, yapılacak keşifte imar ihya üzerinde durulup, bu konuda ve zilyetliğin tespiti yönünden tanık beyanlarına başvurulmalı, tarafların bildirecekleri zilyetlik tanıkları taşınmaz başında dinlenmeli, çekişmeli yerlerin öncesinin ne olduğu, imar ihyanın hangi tarihte tamamlanıp bittiği, zilyetliğin nasıl ve hangi tarihten başlayıp kimler tarafından, kaç yıl, ne şekilde sürdürüldüğü, davacının bağımsız 20 yıl zilyetliğinin bulunup bulunmadığı sorulup, yeterli ve kesin yanıtlar alınmalıdır.
… bilgisine sahip … uzman bilirkişi görevlendirilip, taşınmazdan muhtelif … numuneleri alınıp, ilgili kurumda incelettirilip, … toprağı olup olmadığı ve … toprağı ise, kaç yıldır, ne şekilde kullanıldığı saptanıp; bu yolda, bilimsel verilere dayalı kapsamlı rapor düzenlettirilmelidir.
3402 Sayılı Yasanın 14. maddesindeki kısıtlamalar nedeniyle davacılarnın dava tarihine kadar bağımsız 20 yıllık zilyetliğinin bulunmaması halinde eklemeli zilyedinin zilyetlik yolu ile kazandıkları … bulunup bulunmadığı; varsa, cinsi ve miktarı Tapu Sicil ve Kadastro Müdürlüklerinden ayrı ayrı araştırılıp, başka tescil davası olup olmadığı da Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünden sorularak, anılan maddede vurgulanan 40/100 dönüm sınırlamasının aşılıp aşılmadığı saptanmalı, oluşacak sonuca göre karar verilmelidir.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 03/11/2008 günü oybirliği ile karar verildi.