YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/13365
KARAR NO : 2009/3984
KARAR TARİHİ : 10.03.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki TAPU İPTALİ VE TESCİL-EL ATMANIN ÖNLENMESİ, YIKIM, ORMAN SINIRININ DÜZELTİLMESİ, MUARAZANIN ÖNLENMESİ davasının yapılan yargılaması sonunda; davanın kabulü yolunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı-davacı … vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içindeki tüm belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … maliki bulunduğu …, 34 ada 2 parsel sayılı taşınmazın yörede 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre 1938 yılında yapılarak kesinleşen orman kadastrosu sınırları dışında olduğu halde, kat ilavesi için belediyeye yaptığı başvuru üzerine ,yönetim tarafından daha sonra hatalı hat uygulamasıyla kısmen orman sınırı içine alındığını öğrendiklerini ileri sürerek hatalı olarak oluşturulan orman sınır hattının düzeltilerek muarazanın önlenmesi istemiyle 7/6/2002 tarihinde SARIYER 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ nin 2002/496 sayılı esasında dava açmıştır
Diğer yandan davacı …, BAHÇEKÖ, 34 ada 2 parsel sayılı taşınmazın davalı adına tapuda kayıtlı olduğunu, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre 1938 yılında yapılarak kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde olduğu halde orman sınırına uyulmadan kişi adına oluşturulan tapunun ikinci kadastro sayılacağından geçersiz olduğunu ileri sürerek tapu kaydının iptali ile davalıların el atmasının önlenmesini üzerindeki her türlü yapı ve tesisin yıkılmasını istemiyle 18/6/2003 tarihinde SARIYER 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ nin 2003/582 sayılı esasında dava açmıştır.
Mahkemece, davalar bağlantı nedeniyle bileştirilerek, davacı … Yönetiminin davasının reddine, davacı …’ın davasının kısmen kabulüne, dava konusu …, 34 ada 2 parsel sayılı ,ARSA niteliği ve 820 m2 yüzölçümündeki taşınmaza davalı … Yönetiminin muarazasının önlenmesine,taşınmazın bir kısmını içine alan orman tahdit hattının düzeltilmesine ilişkin istemin reddine, karar verilmiş, hüküm … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kesinleşen tahdide dayalı tapu iptali ve tescil-el atmanın önlenmesi, yıkım-orman sınırının düzeltilmesi,muarazanın önlenmesine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre 1938 yılında yapılarak 24/3/1938 tarihli resmi gazetede ilan edilmek suretiyle kesinleşen orman tahdidi bulunmaktadır. Daha sonra 28/8/1979 ve itirazlı yerler için 4/11/1981 tarihinde ilan edilerek kesinleşen “daha önce sınırlaması yapılan devlet ormanları ile özel ormanların aplikasyonu ve 1744 Sayılı Yasa ile değişik 2. madde uygulaması, 29/12/1989 tarihinde ilan edilerek kesinleşen 3302 Sayılı Yasa ile değişik 2/B madde uygulaması vardır.
Yörede 1958 yılında yapılan tapulama sırasında … 40 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydı nedeniyle kişi adına tespit ve tescil edildiği, daha sonra yörede yapılan imar uygulaması ile, yol ve park olarak ayrılan yerler ve dava konusu 34 ada 2 parsel sayılı taşınmazın da içinde bulunduğu imar parsellerinin oluşturulduğu anlaşılmaktadır.
Kural olarak, tahdidin kesinleştiği yerlerde, bir yerin orman olup olmadığı kesinleşmiş tahdit haritasının uygulanmasıyla çözümlenir ise de; bu sınırlandırmada 4785 Sayılı Yasa hükümlerinin nazara alınmış olması halinde sağlıklı çözüme ulaştırır. Zira, 3116 Sayılı Yasa sadece devlet ormanlarını belirlemiş olup, bu yasaya göre, 13.07.1945 tarihinden önce yapılan sınırlandırmalar sonucu oluşup kesinleşen tahdit haritaları, sınır dışında kalan taşınmazların orman niteliğini ve hukuki durumunu saptamakta yetersiz kalır. Bu şekildeki taşınmazların orman olup olmadığının 4785 ve 5658 Sayılı Yasa hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir. 4785 Sayılı Yasanın 1. maddesi gereğince 2. maddesinde sayılan istisnalar dışında bütün ormanlar hiçbir işleme lüzum olmaksızın devletleştirilmiştir. Devletleştirilen ormanlardan bazıları sonradan yürürlüğe giren 5658 Sayılı Yasa ile iadeye tabi tutulmuştur.
Tüm dosya kapsamından yörede henüz 4785 Sayılı Yasa hükümlerine göre orman kadastrosunun yapılmadığı,orman yönetiminin kesinleşen orman kadastrosuna göre dava açtığı ve mahkemece yapılan keşifte ,uzman orman bilirkişi kurulu tarafından kesinleşmiş orman tahdit haritasına dayalı olarak, 2 Eylül 1986 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 6831 Sayılı Orman Yasasına Göre Orman Kadastrosu ve Aynı Yasanın 2/B Maddesinin uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 54. maddesi uyarınca hazırlanan Orman Kadastrosu Teknik İzahnamesinin 49. maddesinde yazılı “orman sınır noktası ve hatların uygulanmasında tutanaklardan, orman kadastro haritasından, … fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden, nirengi, poligon, röper noktalarından yararlanılacağı,sınırlama tutanakları ile orman kadastro haritaları arasında çekişme olduğunda ölçü değerleri ve tutanaktaki ifadeler arazinin durumuna göre inceleneceği, hangisi daha çok uyum gösteriyorsa ve gerçek duruma uygun ise o esas alınaceği” hükmü ile 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin “Teknik İşler” başlıklı Dokuzuncu Bölümde yazılı esaslar göz önünde bulundurularak yaptığı uygulama sonucu, aplikasyon hattının memleket haritasındaki bulgularla desteklendiği,buna göre 40 sayılı ana parselin,imar ile oluşmuş dava konusu 34 ada 2sayılı parsel bölümünün orman tahdidi dışında kaldığı,ana parselin tahdit içindedeki bölümünün ise imar uygulamasında park olarak ayrıldığı,bu bölüm için orman yönetiminin orman olarak tescili istemiyle her zaman dava açabileceğine göre yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 10/3/2009 gününde oybirliği ile karar verildi.