YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/1346
KARAR NO : 2008/5262
KARAR TARİHİ : 03.04.2008
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi müdahil Hazine ile Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20 Hukuk Dairesinin 01.07.2004 tarih 2003/188-7005 sayılı bozma kararında özetle: “dosyada yer alan tahdit haritasında (656,1264,1265,1266,653 ..) orman sınır noktalarını birleştiren hat ile karara dayanak alınan (bilirkişiler) tarafından düzenlenen krokide, aynı noktaları birleştiren hat arasında açı, eğim, yön ve uzaklık bakımından benzerlik bulunmadığı; ayrıca, dosyada bulunan tahdit haritasında bu orman tahdit noktalarının gösterildiği; ancak, devamındaki tahdit noktalarının gösterilmemiş olduğu bu hali ile haritanın yetersiz olduğu, bu nedenle 1951 yılına ait ve 1996 yılına ait tahdit haritası ile aplikasyon ve 2/B uygulamasına ilişkin haritaların orijinalinden kopya edilerek çıkarılması sureti ile orman sınır noktaları okunaklı olarak işlenmiş ve aslına göre renklendirilmiş onaylı orman tahdit harita örneği ve çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerlere ilişkin orman tahdit tutanaklarının okunaklı örnekleri, davacı gerçek kişilerin dayandıkları 24.12.1996 tarih ve 3 nolu tapu kaydı ilk tesisinden itibaren tüm tedavülleri ile birlikte (revizyon görüp görmediği hususu da belirtilerek ) dosyaya getirtildikten sonra; mahkemece üç uzman orman mühendisi ve bir harita mühendisinden oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte; yörede kesinleşen 1951 yılına ilişkin orman tahdit harita ve tutanakları ile 1996 yılında yapılan aplikasyon ve 2/B madde uygulamalarına ilişkin harita ve tutanakların zemine uygulanması, davacıların dayandıkları tapu kaydının öncelikle kadastro çalışmaları sırasında başka bir parsele revizyon görüp görmediğinin araştırılması , tapu kaydının kapsamının belirlenmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma ilamına uyulduktan sonra davacı gerçek kişilerin açtıkları davalar ile müdahil Orman Yönetiminin davasının kısmen kabulüne, çekişmeli Bürücek Mahallesi 506 ada 24 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespit tutanaklarının iptaline, (A) harfli 119 m2’lik bölümün davacı … ve müşterekleri adlarına,bu bölümün davacı gerçek kişiler adlarına tapuya tesciline, (G) ve (E) harfli 3466 m2 ve 255 m2’lik bölümlerin ise davacılar füsun gözöbatık ve müşterekleri adlarına tapuya tesciline, (B) ve (F) harfli 654 m2 ve 632 m2’lik bölümlerin ise, kesinleşen orman sınırları içinde kalması nedeni ile orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline, (C) ve (D) harfli 2149 m2 ve 3588 m2’lik bölümlerin ise 506 ada 331 nolu orman parseli içinde kalması ve 331 parselle ilgili kadastro tespit tutanaklarının düzenlenmemesi nedeni ile mahkemenin görevsizliğine ,müdahil hazinenin davasının ise, reddine karar verilmiştir. Hüküm müdahil Hazine ile Orman Yönetimi tarafından çekişmeli taşınmazın davacı gerçek kişiler lehine hüküm kurulan bölümleri için temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz davası niteliğindedir.
Yörede 1951 yılında yapılan orman kadastro çalışması ile 1996 yılında yapılarak kesinleşen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
Davacı … ve arkadaşları 506 ada 331 parselin (C) harfli bölümü ile 24 parselin (A) ve (B) harfli bölümleri üzerinde zilyetliklerinin bulunduğu, davacı … ve arkadaşları ise, çekişmeli 24 parselin kendi adlarına 4871 m2 olarak tesbit edildiğini; ancak, bu taşınmaza revizyon gören 24.12.1996 tarih 3 nolu tapu kaydının 7352 m2 olduğunu belirterek tapu kaydı kapsamında kaldığı iddiası ile 331 parsel içinde yer alan (D) ve (E) harfli bölümlere yönelik dava açmışlardır. Orman Yönetimi ise, 24 parsel sayılı taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu iddiası ile müdahil olarak davaya katılmıştır.
Mahkemece kurulan hüküm doğru değildir. Şöyle ki; uzman orman bilirkişi kurulu yörede kesinleşen orman kadastro çalışmasına göre dava konusu olan 506 ada 24 parsel ile 506 ada 331 nolu orman parselinin çekişmeli bölümlerinin kesinleşen orman tahdit sınırına göre konumunu belirleyerek düzenledikleri krokide bunu göstermişlerdir. Buna göre, 24 parsel içinde yer alan (B) ve (F), 331 parsel içinde yer alan (C) ve (D) harfli bölümlerin orman sınırları içinde kaldığı, 24 parsel içinde yer alan (A) ve (G) harfli bölümler ile 331 parsel içinde yer alan (E) harfli bölümün ise kesinleşen orman sınırları dışında kaldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece davacılar … ve arkadaşlarının kullanımında olduğu, bu kişiler yararına 14. madde koşullarının oluştuğu gerekçesi ile 24 parseldeki (G) harfli bölüm ile 331 parseldeki (E) harfli bölümün davacı gerçek kişiler adlarına tapuya tesciline karar verilmiştir. Ancak, bu davacılar 24 parsele revizyon gören 24.12.1996 tarih 3 nolu tapu kaydının 7352 m2 olduğu ve tesbitin daha az miktarda yapıldığı iddiası ile tapuya dayalı olarak dava açmışlardır. Mahkemece bozma ilamında belirtilmesine rağmen revizyon tapu kaydı ilk tesisinden itibaren getirtilerek mahallinde uygulanmamış ve kapsamı belirlenmemiş ,tapu kaydının ne şekilde oluştuğu, Orman Yönetimi ile Hazineyi bağlayıp bağlamayacağı araştırılmamış,hükümde de tapu kaydının (G) ve (E) harfli bölümleri kapsayıp kapsamadığı tartışılmamıştır. Ayrıca, mahkemece gerçek kişilerin açtıkları dava ile ilgili olarak 506 ada 331 parsel sayılı taşınmazın içinde yer alan (C) ve (D) harfi bölümlerle ilgili olarak kadastro tespit tutanakları düzenlenmediğinden görevsizlik kararı verilmiştir. Kadastro çalışmalarında 3402 Sayılı Yasanın 22/son maddesi gereğince kesinleşen ve tapuya bağlanan orman parseli içinde olması nedeni ile tapu kütüğüne aynen aktarılması amacı ile (C), (D), (E) harfli bölümlerin içinde bulunduğu taşınmaza 506 ada 331 parsel numarası verildiği ve 3402 Sayılı Yasanın 26/4 maddesi gereğince uyuşmazlığa bakmakta kadastro mahkemesinin görevli olmadığı (HGK nun 28.11.2007 tarih 20-909/891 sayılı kararı) göz önünde bulundurularak mahkemece (C) ve (D) harfli bölümler yanında (E) harfli bölüm içinde 506 ada 331 parsel içinde tesbit edilen (E) harfli bölümle ilgili olarak da görevsizlik kararı verilmesi gerekirken bu hususun da gözardı edilmesi doğru değildir.
Dairemizin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen bozma ilamından sonra davaya müdahil olarak katılan Hazine çekişmeli taşınmazın yayla olduğu iddiasında bulunmuştur. Mahkeme uzman bilirkişilerce bu taşınmazın yayla olmadığı yolunda görüş belirttikleri gerekçesi ile davayı red etmiştir. Ancak, Hazinenin temyiz dilekçesi ekinde sunduğu belgelerden çekişmeli taşınmaza komşu olan 506 ada 8 parsele yönelik Hazinenin yayla olduğu iddiası ile açmış olduğu tapu iptali davasının Pozantı Asliye Hukuk Mahkemesinin 04.05.2006 tarih 2005/195-1562 sayılı ilamı ile kabul edilerek 8 parselin tapu kaydının iptali ile yayla olarak özel siciline kaydedilmesine karar verildiği bu kararın Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 18.05.2007 tarih 2007/5293-5864 sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiği, yine aynı mahkemenin 04.05.2006 tarih 2005/199-1563 sayılı ilamı ile 506 ada 10 parselin ,aynı mahkemenin 04.05.2006 tarih 2005/203 – 1564 sayılı kararı ile de 506ada 16 parselin tapu kaydının iptali ile yayla olarak özel siciline kaydedilmesine karar verildiği anlaşılmaktadır. O halde, mahkemece bu belgelerde değerlendirilerek davacı gerçek kişiler adlarına tesciline karar verilen çekişmeli taşınmazlarda yayla olup olmadıkları olgusunun da tartışılması gerekmektedir..
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenler ile müdahil Hazine ile Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde Orman Yönetimine iadesine 03.04.2008 günü oybirliği ile karar verildi.