YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/13577
KARAR NO : 2008/17237
KARAR TARİHİ : 02.12.2008
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki orman şerhinin silinmesi davasının yapılan yargılaması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, 18/10/2006 tarihli dava dilekçesi ile davacının, Aşağıdereköy 850 parsel sayılı 23550 m2 yüzölçümlü taşınmazda 746/1800 oranında pay sahibi olduğunu, Orman Genel Müdürlüğünün taşınmazın tapu kaydına, 25/10/1994 tarih ve 3904 yevmiye ile “devlet ormanıdır, alınıp satılamaz, ifraz yapılamaz, devir ve temlik edilemez” şerhi koydurduğunu belirterek, bu şerhin terkini için dava açmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 26/09/2007 tarihli … bilirkişi krokisinde orman sınırı dışında kaldığı belirlenen (C) ile gösterilen 11163,42 m2 yüzölçümlü kısmının ifraz edilerek ayrı bir parsel numarası ile (kim adına kaç pay oranıyla olduğu belirtilmeden) tapuya tesciline ve bu bölüm üzerindeki “devlet ormanı” şerhinin kaldırılmasına, taşınmazın diğer kısımlarına kısmen orman sınırı içinde kısmen de 2/B madde sahasında kaldığından bu bölüme ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu kaydı üzerindeki orman şerhinin kaldırılmasına ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 15/01/1993 tarihinde kesinleşmiş orman kadastrosu bulunmaktadır.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Bir örneği dosyada yer alan tahdit haritasında 228 ile 238 nolu orman sınır noktalarını birleştiren hat ile karara dayanak alınan bilirkişi tarafından düzenlenen krokide, aynı noktaları birleştiren hat arasında açı, eğim, yön ve uzaklık bakımından benzerlik yoktur. Tahdit haritası ile kroki çelişkili olup, mahkemece bu yön üzerinde durularak çelişki giderilmemiştir. Tahdit haritası ile çelişen krokiye dayanılarak hüküm kurulamaz. Diğer taraftan; dava konusu 850 sayılı parsel davacı ile birlikte beş kişi adına paylı mülkiyet (M.Y. Md.688) olarak tapuda kayıtlıdır. Diğer paydaşların aynı konuda davaları bulunup bulunmadığı ya da Orman Yönetiminin parselin orman sınırları içinde kalan bölümünün tapu kaydının iptali konusunda tapu malikleri aleyhine dava açıp açmadığı araştırılmamış, açılmışsa usül ekonomisi yönünden davaların birleştirilerek görülmesi düşünülmemiş, tüm tapu maliklerinin parselin orman sınırı içinde kalan bölümünün iptali konusunda kabul beyanları olmadığı halde, parselin orman sınırı içinde kalan ve kalmayan bölümleri ifraz edilerek davada taraf olmayan paydaşlar aleyhine hüküm kurulmuştur. Tapuda … olarak gözüken tüm paydaşların, dava konusu parselin orman sınırı içinde kalan bölümünün ifraz edilip şerh bu bölüm üzerine taşınarak orman sınırı dışında kalan bölüm üzerindeki şerhin kaldırılmasını istemedikçe, paydaşlardan birinin açtığı dava üzerine böyle bir karar verilemez.
-2- 2008/13577 – 17237
Bu nedenle; aynı parsel hakkında aynı konuda diğer paydaşlar tarafından Orman Yönetimi aleyhine açılan davalar ya da Orman Yönetiminin tüm paydaşlar aleyhine açtığı iptal ve tescil davası varsa taraflardan sorularak bu davaların tümü birleştirilmeli, bundan sonra kesinleşen orman kadastrosuna ilişkin tüm tutanaklar ile dava konusu taşınmazın bulunduğu yeri ve tüm çevresi ile ilgili orman sınır noktalarını gösterir orjinalinden çekilmiş renkli orman tahdit haritası, dava konusu taşınmaz ile komşu parsellerin kadastro tutanakları ile kadastro paftası örneği ilgili yerlerden getirtildikten sonra önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir mühendis ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu … memurundan oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte 2 Eylül 1986 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 6831 Sayılı Orman Yasasına Göre Orman Kadastrosu ve Aynı Yasanın 2/B Maddesinin uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 54. maddesi uyarınca hazırlanan Orman Kadastrosu Teknik İzahnamesinin 49. maddesinde yazılı “orman sınır noktası ve hatların uygulanmasında tutanaklardan, orman kadastro haritasından, … fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden, nirengi, poligon, röper noktalarından yararlanılır. Sınırlama tutanakları ile orman kadastro haritaları arasında çekişme olduğunda ölçü değerleri ve tutanaktaki ifadeler arazinin durumuna göre incelenir, hangisi daha çok uyum gösteriyorsa ve gerçek duruma uygun ise o esas alınır.” hükmü ile 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin “Teknik İşler” başlıklı Dokuzuncu Bölümde yazılı esaslar göz önünde bulundurularak uygulama yapılmalı, yerel bilirkişi beyanlarına başvurularak yerinde bulunmayan orman sınır noktaları, bulunanlardan hareketle tutanak ve haritalarda yazılı mevkii, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulama tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan … fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, anlatılan yöntemle bulunan ilk orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulaması ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeği çevrilerek, çekişmeli taşınmazın orman kadastrosu aplikasyon ve 2/B madde haritalarına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde, ayrı renkli kalemlerle gösterilip keşfi izleme olanağı sağlanmalı, aynı ya da yakın orman sınır hatlarında, dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilerek bilirkişilerden müşterek imzalı rapor ve kroki alınmalı, ilk orman kadastro harita ve tutanakları ile aplikasyon ve 2/B madde harita ve tutanaklarının uyumsuz olması halinde yukarıda yazılı Yönetmelikler ile Teknik İzahnamelerde yazılı tutanakların düzenlenmesine esas alınan … fotoğrafı ve memleket haritası ile desteklenen ve gerçek duruma uygun düşen tutanaklara değer verileceği düşünülmeli, böylesine yapılacak araştırma ve uygulama sonucu;
a) Dava konusu parselin tümü kesinleşen orman kadastro sınırlarının dışında kaldığı belirlenirse, tapu kaydı üzerindeki ormanla ilgili şerhin silinmesine,
b) Parselin tamamının ya da bir kısmının orman sınırı içinde kaldığının belirlenmesi halinde, Orman Yönetiminin tüm tapu malikleri aleyhine açtığı, tapu iptal ve tescil davası varsa parselin orman sınırı içinde kalan bölümünün ifrazen iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tesciline, tapu maliklerinin şerhin silinmesi davasının reddine, kalan bölümünün şerhsiz olarak önceden olduğu gibi tapu malikleri üzerinde bırakılmasına,
c) Paydaşlardan tümünün şerhin kaldırılması konusunda davalarının bulunması ve parselin kısmen orman sınırı içinde kaldığının belirlenmesi ve tapu maliklerinin de orman sınırı içinde kalan bölümünün ifraz edilerek orman olarak Hazine adına tescilini, kalan bölüm üzerindeki şerhin silinmesini istemeleri halinde “parselin orman sınırı içinde kalan bölümünün ifrazen orman niteliğiyle Hazine adına tesciline, kalan bölümün şerhsiz olarak önceden olduğu gibi tapu malikleri üzerinde bırakılmasına,
d) Orman Yönetiminin tapu iptal davasının bulunmaması ya da tüm tapu maliklerinin orman sınırı içinde kalan bölümünün tapu kaydının iptalini istememeleri halinde, parselin
-3- 2008/13577 – 17237
kesinleşen orman sınırı içinde kalan ve kalmayan bölümlerinin yüzölçümü uzman orman ve … bilirkişi tarafından düzenlenecek röperli krokide gösterilerek, dava konusu parselin orman sınırı içinde kalan ve kalmayan bölümlerinin alanlarının kütüğün şerhler hanesine yazılmasına ve bilirkişi krokisinin de ilama eklenmesine karar verilmelidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; taraflar vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine 26/12/2008 günü oybirliği ile karar verildi.