YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/13589
KARAR NO : 2009/739
KARAR TARİHİ : 22.01.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVACI VE KARŞI DAVALI : HAZİNE
DAVALI VEKARŞI DAVACI : ….
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil ile tapu kaydının beyanlar hanesindeki 2/B şerhinin silinmesi davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine ve … … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
1972 yılında yapılan kullanım kadastrosu sırasında A.Dudullu Çırçır mevkiinde bulunan 89 parsel sayılı 11.250 m2 yüzölçümündeki taşınmaz Haziran 338 tarih 88, Haziran 338 tarih 93, Eylül 1970 tarih 31 sıra nolu tapu kayıtları uygulanarak tarla niteliği ile paylı olarak … … ve ortakları adlarına tespit edilmiş, kişiler tarafından açılan dava kadastro mahkemesince reddedilerek kesinleşmiştir. Çekişmeli taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesine 16.06.1995 tarihinde “6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmıştır” şerhi konulmuştur.
Davacı Hazine, çekişmeli taşınmazın 3116 tahdit haritası içinde iken 6831 Sayılı Yasanın 2/B. madde uygulaması ile Hazine adına orman rejimi dışına çıkarıldığı, bu sebeple … … adına kayıtlı 2/32 payın tapu kaydının iptal edilerek hazine adına tapuya tescili istemiyle dava açmıştır…. …; çekişmeli taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesine konulan “6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmıştır” şerhinin silinmesi istemiyle karşı dava açmıştır. Mahkemece, çekişmeli taşınmazın bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen krokili raporda A ve B ile işaretlenen toplam 1.093,58 m2 yüzölçümlü bölümünün tahdit içinde iken 1744 Sayılı Yasanın 2. maddesi uyarınca orman rejimi dışına çıkarıldığı, dayanak tapu kaydının çekişmeli taşınmazın B bölümü dışında kalan kesimini kapsadığı, tapulu yerlerin 1744 Sayılı Yasa uyarınca tapu sahiplerine iade edileceği, (B) ile işaretlenen 225,96 m2 yüzölçümlü bölümünün tapu kaydının miktar fazlası olduğu gerekçesi ile Hazinenin davasının kısmen kabulüne, karşı davacı … …’in sadece payına yönelik dava açtığı, payının zeminde nereye karşılık geldiğinin bilinememesi sebebiyle davasının reddine, dava konusu taşınmazın bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen krokili raporda (B) ile işaretlenen 225,96 m2 yüzölçümlü bölümünün 8/32 paya isabet eden 56,49 m2 yüzölçümlü kesiminin tapu kaydının iptal edilerek orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm Hazine ve … … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapu iptali tescil, tapu kaydının beyanlar hanesindeki 2/B şerhinin silinmesi niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1943 yılında 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosu, 17.04.1981 tarihinde ilanı yapılıp dava tarihinde kesinleşen orman kadastrosu ve 1744 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması vardır.
Mahkemece yapılan araştırma inceleme ve uygulama hükme yeterli değildir.Şöyle ki; hükme dayanak yapılan orman, … ve ziraat bilirkişileri tarafından ortak olarak düzenlenen raporda, 3116 Sayılı Yasaya göre yapılan tahdide ilişkin çalışma tutanağında 3800, 3801, 3802, 3803 ve 3737 OTS’lerin tarif edildiği halde tahdit haritasında 3802 ve 3803 OTS’nin arasına bir nokta konulduğunu, ancak OTS numarasının verilmediğini, 1744 Sayılı
-2-
2008/13589-2009/739
Yasaya göre yapılan aplikasyon çalışma tutanağında 3795, 3796, 3797, 3798, 3799, 3800, 3801, 3802 ve 3803 ve başlangıç noktası olan 3737 noktadan bahsedilmiş ise de aplikasyon haritasında 3796 ile 3737 noktalar arasında 4 adet noktaya (39, 38, 37 ve 3083) yer verildiğini, ayrıca ilk tahdide ilişkin çalışma tutanaklarında 3726 OTS ile 3737 OTS arasındaki mesafenin 185 m olarak ölçülüp yazıldığını ancak aynı OTS’ler arasındaki mesafenin 1744 ve 3302 Sayılı Yasalar uyarınca yapılan aplikasyon çalışma tutanaklarında 80 metre geldiğini, ilk tahdit haritası ile aplikasyon haritalarında 3800 ila 3803 OTS’lerin gidiş yönlerinin de farklı olduğunu, ilk tahdit haritası ile aplikasyon haritalarının şeklen birbirinden farklı olduğu gibi sayısallaştırma değerleri arasında da fark bulunduğunu, 3116 tahdit haritası incelendiğinde davalı taşınmazı ilgilendiren 3737 OTS noktasında lejantında belirtildiği şekilde tarla sınırı işareti konduğunu, tahdit sınırının tarla sınırı itibariyle geçirildiğine işaret edildiğini , bu sebeple çekişmeli taşınmazın 3116 tahdit haritasının dışında kaldığını, 1744 Sayılı Yasaya göre yapılan aplikasyon haritasına göre davalı taşınmazın 224,06 m2 yüzölçümlü bölümünün tahdit içinde olduğunu, 3302 Sayılı Yasaya göre yapılan aplikasyon ve 2/B haritasına göre davalı taşınmazın (A), (B) ve (C) ile işaretlenen toplam 1.156,50 m2 yüzölçümlü bölümünün 3302 Sayılı Yasanın 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman rejimi dışına çıkarılan PXXII ve PXXIII nolu poligonlar içinde kaldığını açıklamışlar ise de çekişmeli taşınmazın kadastro paftası ile 3116 tahdit haritasının ölçekleri eşitlenerek çekişmeli taşınmazın 3116 tahdit haritasındaki konumu gösterilmemiş, ayrıca ilk tahdit haritası ile çalışma tutanaklarının ve aplikasyon haritalarının birbirinden farklı olduğu açıklandığı halde 3116, 1744 ve 3302 Sayılı Yasalara göre yapılan orman tahdit, aplikasyon, 2. ve 2/B uygulamalarına ilişkin tutanaklar ve haritalar ile arazi kadastro paftası, 6831 Sayılı Yasaya göre orman kadastrosu ve aynı Yasanın 2/B madde uygulaması hakkındaki yönetmelik ve bu yönetmeliğin 54. maddesi gereğince çıkarılan teknik izahatnamede tarif edilen yöntemle uygulanmamıştır. Diğer taraftan davanın niteliği itibariyle doğru sicil oluşturulması ve tapuda infaz işlemlerinin yapılabilmesi için çekişmeli taşınmazın tapu kayıtlı tüm maliklerine husumetin yöneltilmesinde zorunluluk bulunmaktadır. Bunlardan ayrı mahkemece taşınmazın A, B ve C ile işaretlenen bölümlerinin 6831 Sayılı Yasanın 1744 Sayılı Yasa ile değişik 2. maddesi uyarına orman rejimi dışına çıkarıldığı gerekçesi ile dayanak tapu kaydına değer verilerek hüküm kurulmuş ise de hükme dayanak yapılan bilirkişi kurul raporunda çekişmeli taşınmazın (A), (B) ve (C) ile işaretlenen toplam 1.156,50m2 yüzölçümlü bölümünün 6831 Sayılı Yasanın 3302 Sayılı Yasa ile değişik 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman rejimi dışına çıkarılan PXXII ve PXXIII nolu poligonlar içinde kaldığı açıklanmıştır. 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/1. maddesi gereğince nitelik kaybı nedeniyle orman rejimi dışına çıkartılan yerler tapulu olsa dahi tapu malikine bir hak sağlamaz. Ancak, aynı maddenin ikinci fıkrasına göre orman sınırlarının düzeltilmesi halinde mülkiyeti tekrar tapu sahibine intikal eder. 3302 Sayılı Yasada ise, orman rejimi dışına çıkarılan yerlerin ancak Hazine adına çıkarılabileceğini hükme bağlamıştır. Bu durumda, artık davalı tarafın dayandığı ve çekişmeli taşınmaza revizyon gören tapu kaydının tartışılması ve değerlendirilmesi düşünülemez. Kaldı ki; 4785 Sayılı Yasa gereğince devletleştirilen ve iadeye tabi olmayan yerlerdeki eski tapu kayıtları da hukuki değerini yitirmiştir.
Bu sebeplerle öncelikle davacı Hazineye, 89 parsel sayılı taşınmazın … dışındaki tapuda kayıtlı tüm malikleri aleyhine tapu iptali ve tescil davası açması için süre verilmeli, dava açılması halinde açılan dava dosyası H.Y.U.Y.’nın 45. maddesi uyarınca temyize konu dava dosyası ile birleştirilmeli, önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek iki mühendis ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu … memurundan oluşturulacak üç kişilik bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte 2 Eylül 1986 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 6831 Sayılı Orman Yasasına Göre Orman Kadastrosu ve Aynı Yasanın 2/B Maddesinin uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 54. maddesi uyarınca hazırlanan Orman Kadastrosu Teknik İzahnamesinin 49. maddesinde yazılı “orman sınır noktası ve hatların uygulanmasında tutanaklardan, orman kadastro haritasından, … fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden, nirengi, poligon, röper noktalarından yararlanılır. Sınırlama tutanakları ile orman kadastro haritaları arasında çekişme olduğunda ölçü
-3-
2008/13589-2009/739
değerleri ve tutanaktaki ifadeler arazinin durumuna göre incelenir, hangisi daha çok uyum gösteriyorsa ve gerçek duruma uygun ise o esas alınır.” hükmü ile 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin “Teknik İşler” başlıklı Dokuzuncu Bölümde yazılı esaslar göz önünde bulundurularak uygulama yapılmalı, yerel bilirkişi beyanlarına başvurularak yerinde bulunmayan orman sınır noktaları, bulunanlardan hareketle tutanak ve haritalarda yazılı mevkii, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulama tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan … fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, anlatılan yöntemle bulunan ilk orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulaması ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeği çevrilerek, çekişmeli taşınmazın orman kadastrosu aplikasyon ve 2/B madde haritalarına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde, ayrı renkli kalemlerle gösterilip keşfi izleme olanağı sağlanmalı, aynı ya da yakın orman sınır hatlarında, dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilerek bilirkişilerden müşterek imzalı rapor ve kroki alınmalı, ilk orman kadastro harita ve tutanakları ile aplikasyon ve 2/B madde harita ve tutanaklarının uyumsuz olması halinde yukarıda yazılı Yönetmelikler ile Teknik İzahnamelerde yazılı tutanakların düzenlenmesine esas alınan … fotoğrafı ve memleket haritası ile desteklenen ve gerçek duruma uygun düşen tutanaklara değer verileceği düşünülerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı ve karşı davalı Hazinenin ve karşı davacı ve davalı …’in temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 22/01/2009 günü oybirliği ile karar verildi.