Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2008/13731 E. 2008/18000 K. 22.12.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/13731
KARAR NO : 2008/18000
KARAR TARİHİ : 22.12.2008

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Kadastro sırasında, Arpadere Köyü 101 ada 98 parsel sayılı 3378,89 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı adına tesbit edilmiştir. Davacı … Yönetimi, taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine ve dava konusu parselin tesbit gibi davalı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 5304 Sayılı Yasa ile değişik 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel orman alanı dışında bırakılmıştır.
Hükme dayanak alınan bilirkişi raporunda, çekişmeli taşınmazın 1964 tarihli memleket haritasında meyve bahçesi rumuzlu orman sayılmayan alanda kaldığının bildirilmesi üzerine Orman Yönetiminin davasının reddine karar verilmişse de, davalının babası … Akar’ın ormandan tarla açarak fidan dikme suçundan sanık olarak yargılandığı ve Tire Sulh Ceza Mahkemesinin 09.06.1963 gün ve 268-102 sayılı ilamında mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece hükme dayanak alınan orman yüksek mühendisi ve kadastro teknisyeninin birlikte düzenledikleri 26.06.2008 tarihli raporlarında özet olarak; “Tire Sulh Ceza Mahkemesinin 1963/268-102 sayılı Araplı Köyünden … …’ın mahkumiyeti dosyasında ve yine Tire Sulh Ceza Mahkemesinin 1950/241-338 sayılı dosyasına konu yer için açılan Tire Sulh Hukuk Mahkemesinin 1951/424 Esas ve Tire Asliye Hukuk Mahkemesinin 1956/394 Esas sayılı tazminat ve elatmanın önlenmesi davalarına konu olan taşınmazların dayanak krokilerinin, dava konusu 101 ada 98 sayılı parselin dışında kaldığı ve yörede 3402 Sayılı Yasanın 5304 Sayılı Yasayla değişik 4. maddesine göre yapılan orman kadastrosu sırasında sözü edilen mahkeme kararına konu yerlerin Hazine adına orman niteliği ile tesbit ve tescil edilen 101 ada 2 sayılı parselin sınırları içine alınmış olduklarını tesbit ettiklerini” bildirmişlerse de, ceza ve tazminat dosyalarının dayanağı krokilerin 101 ada 2 sayılı parselin hangi bölümlerine ait olduğu kadastro paftasında gösterilerek keşfi ve bilirkişi raporlarını denetleme ve izleme olanağı sağlanmamıştır. Gerek 1986 tarihli Orman Kadastro Yönetmeliğinin 23/G,
-2-
2008/13731 – 18000

gerekse 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 26/g ve 26/2 maddeleri gereğince “Devlet Ormanı olduğuna dair kesinleşmiş mahkeme kararı bulunan yerlerin Devlet Ormanı olarak sınırlandırılması gerekir. Böyle bir yerin herhangi bir şekilde komisyonlarca sınırlama dışı bırakılmış olması veya orman sayılmamış olması bu yerlerin orman olma niteliğini ortadan kaldırmaz”.
Bu nedenle; yörede 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesine göre yapılan orman kadastrosuna ilişkin işe başlama, çalışma (özellikle bilirkişilerin raporlarında infaz edildiğinden söz ettikleri Tire Sulh Ceza Mahkemesinin 09.06.1963 tarih 268-102 sayılı ilamına ilişkin çalışma tutanağı sahifesinin), işi bitirme tutanakları ile askı ilan tutanağının ve tahdit haritasının orjinalinden çekilmiş onaylı fotokopi örneği ile Tire Asliye Hukuk Mahkemesinin 1956/394 Esas sayılı ve Tire Sulh Hukuk Mahkemesinin 1951/424 sayılı tazminat ve elatmanın önlenmesi dosyalarının ve yine Tire Sulh Ceza Mahkemesinin 26.06.1950 gün ve 241-338 sayılı zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılan dava dosyası ya da bu dosya bulunamıyorsa kararı, Orman İdaresinden ve mahkemesinden varsa bilirkişi raporu ile krokiler getirtildikten sonra, önceki bilirkişiler dışında bir orman yüksek mühendisi ve kadastro teknisyeni ya da … elemanı aracılığı ile ve yerel bilirkişi yardımıyla yeniden yapılacak keşifte, ceza ve tazminat davalarına konu olan taşınmaz ya da taşınmazların yeri, suç zabıt varakası ile keşif tutanaklarındaki mevki, miktar, nitelik ve krokilerinde belirlenen hudut anlatımlarından (şahıs, …, yol, orman vs.) yararlanılarak kadastro paftası üzerinde nereye isabet ettiği duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmalı; çekişmeli taşınmaz ya da başka bir parsel içerisinde kalıp kalmadığı orman kadastro çalışma tutanaklarından da yararlanmak suretiyle belirlenmeli; orman ve … bilirkişiden keşfi ve uygulamayı gösterir krokili rapor alınmalı; ceza dosyasının halefiyet yoluyla davalı yönünden H.Y.U.Y.’nın 237. maddesine göre kesin hüküm olacağı düşünülmeli; bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 22/12/2008 günü oybirliği ile karar verildi.