Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2008/13737 E. 2009/2050 K. 10.02.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/13737
KARAR NO : 2009/2050
KARAR TARİHİ : 10.02.2009

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki KADASTRO TESPİTİNE İTİRAZ davasının yapılan yargılaması sonunda kurulan 04/02008 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davacı … vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 23/12/2008 günü için yapılan tebligat üzerine, temyiz eden davacı … vekili Avukat ….. Avukat … … ile karşı taraftan davalı HAZİNE vekili Avukat …… ile davalı ORMANYÖNETİMİ vekili Avukat … … geldi başka gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Daha sonra dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar ….. Köyü ….. mevkiindeki eylül 1318 tarih 92 sayılı tapuda kayıtlı taşınmazlarının, devlet ormanı olmadığı halde 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan orman kadastrosunda devlet ormanı sınırı içine alınma işleminin hatalı olduğunu ileri sürerek orman tahdidinin ve hazine tapusunun iptali ve davalının taşınmaza muarazasının önlenmesi istemiyle 07/03/1957 tarihinde Sarıyer Asliye hukuk mahkemesinde dava açmıştır.
Asliye hukuk mahkemesince 1957/227-426 sayılı karar ile davanın kabulüne karar verilmiş,kararın orman yönetimince temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 1. hukuk dairesinin 1963/9548-8346 sayılı kararı ile orman araştırmasının yetersiz olduğu nedeniyle bozulmuştur.Mahkemece bozmaya uyulduktan sonra 1964/212-1965/152 sayılı karar ile ,davanın kabulüne orman tahdidinin ve hazine tapusunun iptaline ve davalının el atmasının önlenmesini karar verilmiş kararın orman yönetimince temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 1. hukuk dairesinin 1965/8352-581 sayılı kararı ile (önceki bozmaya uyulduğu halde bozma gerekleri yerine getirilmeden karar verilmesinin doğru olmadığı nedeniyle bozulmuş mahkemece 1969/350-1970-80 sayılı kararla önceki kararda direnilmesi ve kararın orman yönetimince temyiz edilmesi üzerine Yargıtay hukuk genel kurulunca 1976/1-1830-2609 sayılı karar ile daire kararındaki sebeplerden dolayı bozulmuştur.Mahkemece bozma üzerine yapılan yargılama sonunda 1977/142-625 sayılı karar ile (Davanın kabuluile çekişmeli … bilirkişisinin 1/9/1962 tarihli krokisinde taşınmazın orman tahdidinin iptaline,hazine tapusunun iptaline davalının el atmasının önlenmesine karar verilmiş, kararın orman yönetimince temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 14. hukuk dairesinin 1981/4220-4383 sayılı kararı ile (deva konusu taşınmaz hakkındaki bilirkişi raporlarının çelişkili olduğu çelişki giderilmeden karar verilemeyeceği, ayrıca davada hasım olmayan Hazine aleyhine hüküm kurulamayacağı nedeniyle bozulmuştur. Mahkemece bozmaya uyulmuş, yargılama sırasında 1981/741-1988/1127 sayılı karar ile, 3402 Sayılı Yasanın 27. maddesine göre davaya bakmakta kadastro mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle dava dosyası Kadastro mahkemesine aktarılmış ve 1989/29 esas numarası verilmiştir.
Diğer yandan davacı gerçek kişiler, Eylül 1318 tarih 92 sayılı tapuda kayıtlı taşınmazlarının, devlet ormanı olmadığı halde, 45 sayılı orman kadastro komisyonunca yapılıp 28/11/1985 tarihinde ilan edilen çalışma ile devlet ormanı olarak sınırlandırılmasının hatalı olduğunun ileri sürerek orman kadastrosunun iptali istemiyle 07/03/1957 tarihinde Sarıyer Asliye hukuk mahkemesinde dava açmışlar, mahkemece 1986/135-1158 sayılı karar ile, 3402 sayılı yasanın 27. maddesine göre davaya bakmakta kadastro mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle dava dosyası Kadastro mahkemesine aktarılmış ve 1989/30-1991/10 sayılı karar ile bağlantı bulunduğundan, Kadastro mahkemesinin 1989/ 29 esas sayılı dosyası ile birleştirilmiştir.
Mahkemece davanın kabulüne, ….. Köyü 1584 parsel sayılı taşınmazın tamamının … ……ve arkadaşları adına tesciline karar verilmiş, davacı … vekili,davacılar….. mirasçıları … … …. … ve arkadaşları vekili davalı … yönetimi vekil,davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
….. Köyünde 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre 04/08/1938 tarihinde yapılarak kesinleşen orman tahdidi bulunmaktadır. Bu tahditte …-Kılıçpınar devlet ormanı olarak sınırlandırılan taşınmaz 31/01/1956 tarih 16 numarada 358 0500m2 yüzölçümü ile hazine adına tescil edilmiştir. Daha sonra 2896 sayılı yasaya göre yapılıp 29/11/1985 tarihinde ilan edilen ilk tahdidin aplikasyonu ve 2/B uygulaması vardır.
Genel arazi kadastrosu 1957 tarihinde yapılmış, …-Kılıçpınar devlet ormanı kısmen 154 3200m2 yüzölçümü ile … MAHALLESİ 933 ada 1 parsel olarak orman niteliğinde hazine adına 29/3/1957 tarihinde tescil edilmiş,bir kısmı da kadastro harici bırakılmıştır. 1996 yılında yapılan ek kadastro sırasında çekişmeli taşınmazın içinde bulunduğu yerin bir kısmına 1584 parsel numarası verilerek 3189 m2 yüzölçümü ve tarla niteliği ile mülkiyeti davalı olduğundan 26/9/1996 tarihinde … hanesi açık olarak tespit edilmiştir
1-) Davacılar tarla cinsli 16 dönüm (13785 m2) yüzölçümlü Eylül 1318 tarih 92 sayılı … … adına kayıtlı Doğusu; … tarlası, Batısı ve Kuzeyi; … … evlatları tarlası, Güneyi Kılınçpınara giden yol ile sınırlı tapu kaydına dayanılarak 6831 Sayılı Yasanın muvakkat 3. Maddesi hükmüne göre 6 aylık süre içinde 1939 yılında yapılıp kesinleşen ve Hazine adına Ocak 1956 tarih 15 numarada 358 Hektar 500 m2 yüzölçümü ile …-Kılınçpınar Devlet Ormanı olarak tapuya tescil edilen orman tapusunun bir bölümünün iptalini (01.09.1962 tarihli bilirkişi krokisine göre 115600s m2 yüzölçümündeki taşınmazdır.) istemişlerdir.
Mahkemece yapılan keşiflerde tapu kaydının halen … alanı olarak kullanılan …. 163 ve 164 numaralı parseller ile bu parsellerin batısında ve … Devlet Ormanı sınırları içinde bulunan 96068 m2 yüzölçümündeki yere ait olduğunu iddia etmişler, yapılan birçok keşifte dava edilen devlet ormanı bölümü ile geriye kalan geniş orman parçasının ayırıcı unsuru bulunmadığı çok yaşlı orman ağaçları ile kaplı olduğu, ancak dava konusu edilen bölümdeki ağaçların kısmen aşısız kestane ağacı olduğu belirlenmiştir.
Davacıların tapu kaydının cinsi tarladır ve (15 dönüm)13765 m2 yüzölçümündedir. Bu tapu kaydı 1958 yılında yapılan genel kadastro sırasında davacılar adına tespit edilen 5760 m2 yüzölçümlü 163 sayılı parsele uygulanmıştır. Dosya kapsamından163 parselin batısında bulunan 165 parselin kime ait olduğu anlaşılamamaktadır. Eski tarihli memleket haritasında 163-164-165 sayılı kadastro parselinin açık alanda kaldığı, dava konusu edilen orman bölümünün tamamının ormanlarla kaplı olduğu görülmektedir. Bilirkişi raporları da bunu doğrulamaktadır. Hal böyle olunca davacıların dayandığı tarla cinsli ve 163 parsele revizyon gören 13785 m2 yüzölçümlü Eylül 1318 tarih 92 nolu tapu kaydının kesinleşen orman sınırı içinde ve eskiden beri orman olan bir yere ait olmayacağından tapunun çekişmeli taşınmaza uyduğu kabul edilemez.Bu tapuya dayanılarak ,kesinleşen ve tapuya Hazine adına orman olarak tescil edilen tapu kaydının dolayısıyla orman kadastrosunun iptali istenemez.
2-) 22.06.1938 tarihli orman kadastro tutanaklarında, 112 numaralı orman sınır noktası “eski … araba yolundaki 108 numaradan bu yolu takiple yolların telaki (birleştiği) yerde 112 numaraya varır, yolun garbında mezru tarlalar şarkında … Köyünden Mahmure Mukaddes varisi tarafından 1340 tarih 25 numaralı orman tapusu ile Mektepli …’in işgal ettiği orman vardır. Yolların birleştiği yerdeki 112 numaradan tarla kenarından … batısındaki 113 numaraya varır. Bu sınırlar dışında mezru tarlalar içinde … Köyünden…nin Temmuz 1227 tarih 3143 numaralı, ….’nin Haziran 1927 tarih 123285 numaralı … aynı tarih ve numaralı orman tapuları vardır. 113 numaradan köy tarlalarını takiple … Köyü gazinosu başında 119 numaraya” denilmek suretiyle tanımı yapılmıştır. 112 numaralı orman sınır noktalarının konulduğu yolların birleştiği nokta 1958 tarihli kadastro haritasında 164 numaralı parselin güney sınırını oluşturan araba yolu ile 163 ve 164 numaralı parsel arasındaki yol olduğu ve bu yolların 164 numaralı kadastro parselinin güneybatı köşeşinde birleştiği, yine tutanaklarda yazılı mezru (ekili) tarlaların o tarihte kullanılan 163, 164 ve 165 numaralı parseller olduğu, bu parsellerin dışında kalan arazinin tamamen orman kabul edildiği anlaşılmaktadır.
Ne var ki; 2896 Sayılı Yasa hükümlerine göre 1985 yılında yapılan aplikasyon sırasında 112 numaralı orman sınır noktası eski yolun güneyinde bulunan ve orman içinde … açılan yol üzerinde gösterilmiş, keza 113-114 sayılı orman sınır noktaları da 1938 yılındaki orman kadastro haritasına uygun yerlerine konulmayıp, orman içine konduğundan, 163 ve 164 numaralı kadastro parsellerinin etrafındaki bir kısım orman arazisi yanlı yapılan bu aplikasyonla orman sınırı dışında gösterilmiş ve 1997 yılında yapılan ek arazi kadastrosunda aslında kesinleşmiş orman alanı içinde kalan bu bölümlere 1583, 1584 ve 1585 parsel numaraları verilerek Hazine adına tespitleri yapılmıştır.
Mahkemece yapılan çeşitli keşifler sonrası düzenlenen bilirkişi krokilerinde 1583, 1584, 1585 numaralı parsellerin de davacılar tarafından 08.03.1957 tarihinde asliye hukuk mahkemesinde açılan 1957/227 sayılı dosyanın konusu olduğu anlaşılmaktadır. Ne var ki; 1585 ve 1584 numaralı parsellerin tutanak asıllarının dosyada olduğu ve asliye hukuk mahkemesinden görevsizlik kararı ile aktarılan davanın da konusu olduğu bildirildiği halde, mahkemece sadece 1584 parsel hakkında hüküm kurulmuş, 1585 parselin hakkındaki olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiştir.
3-) Yine asliye hukuk mahkemesinden aktarılan davanın konusu olduğu dosyadaki krokilerden anlaşılan 1583 numaralı parselde asliye hukuk mahkemesinden aktarılan davanın konusu olduğu halde 26.09.1996 tarihinde düzenlenen kadastro tutanağında … Marangoz’un işgalinde olduğu ve asliye hukuk mahkemesinin 1994/450 sayılı tescil dosyasının bulunduğundan sözedilerek … hanesi açık bırakılmış, tescil davasının reddedilip kesinleşmesinden sonra 1583 numaralı parselin devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu ve sözü edilen asliye hukuk mahkemesinin 1994/450 sayılı tescil davasının reddedilip kesinleştiği sebebiyle 16.05.1997 tarihinde yeniden kadastro tutanağı düzenlenmiş ve 09.06.1997-10.07.1997 tarihlerinde ilan edilip kesinleştirilerek Hazine tarla niteliği ile tescil edilmiştir.
Aslında dosyadaki keşif krokilerinde 1583 parselin de temyize konu bu davanın konusu olduğu anlaşıldığından tespit tutanağının kesinleştirilmiş olması hukuki sonuç doğurmayacağından ,1583 sayılı tutanak aslının bulunduğu yerden getirtilip, bu parselin de kesinleşen orman sınırı içinde kalması nedeniyle, 1585 ve 1584 parseller ile birlikte orman niteliği ile Hazine adına tescili gerekirken keza davacıların 1583, 1584 ve 1585 parseller ile bu parsellerin batısında kalan ve kesinleşmiş orman sınırı içinde kalan ve kesinleşen orman sınırı içinde kalması nedeniyle kadastro tespit tutanağı düzenlenmeyen bilirkişiler Harita Mühendisi … Mermer ve … Metinli tarafından düzenlenen 24.04.2003 tarihli krokide (A) ile gösterilen 104636,26 m2 yüzölçümündeki bölüm hakkındaki orman kadastrosuna itiraz davasının da reddine karar verilmesi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı … vekili, davacılar M. …… mirasçıları … … … ve arkadaşları vekilinin ve davalı … Yönetimi vekili ile Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 10/02/2009 günü oybirliği ile karar verildi.